Kehf, Arapçada mağara demektir; sure adını, inançlarını korumak için bir mağaraya sığınan ve orada uzun bir uykuya yatırılan gençlerin anlatısından alır. Mekke döneminde inmiştir, 110 ayettir ve nüzul sırasında 69. sıradadır.
Sure birbirini izleyen anlatıları arka arkaya dizer: mağaradaki gençler, bahçe sahiplerinin karşılaştırıldığı örnek, Musa ile kendisine katından ilim verilen kulun yolculuğu ve Zülkarneyn'in seferleri. Bu anlatılar birbirinden bağımsız görünse de aynı soru etrafında toplanır; görünenin ardındaki hikmetin ne olduğu ve insanın bilmediği bir düzen karşısında nasıl durduğu sorusu metnin ortak zeminidir. Sabır surede en çok tekrar eden tutumdur ve yolculuk anlatısında doğrudan sınanan şeyin kendisi haline gelir. Tevekkül, ilahi hikmet, rahmet ve kader konuları bu anlatıların yorumu olarak metne yerleşir. Aralarda hesap gününe dair sahneler yer alır; amel defterinin ortaya konması ve hiçbir küçük ayrıntının kayda geçmeden kalmaması bunların en belirgin olanıdır.
Dokusu bakımından Kehf, kıssa ile öğüt arasında düzenli biçimde gidip gelir. Her anlatının ardından kısa bir değerlendirme pasajı gelir; dünya hayatının, yağmurla yeşerip sonra rüzgârın savurduğu bitkiye benzetilmesi bu pasajların tipik örneğidir. Ayetler ne çok kısa ne de hukuk metinlerindeki gibi uzundur; anlatı temposunu koruyan orta uzunlukta bir ritim hâkimdir. Sure, Allah'ın sözlerinin tükenmezliğini anlatan bir benzetme ve peygamberin de bir insan olduğunu bildiren bir beyanla kapanır.
Kehf suresi 110 ayetten oluşur ve Mekki bir suredir (nüzul/iniş sırası: 69).
Bu sayfada Kehf suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.