Önceki ayet· 18:22Sonraki ayet· 18:24

Kehf Suresi 23. Ayet· 18:23

↗ Kehf suresi
Mekki
وَلَا تَقُولَنَّ لِشَاْيۡءٍ إِنِّي فَاعِلٞ ذَٰلِكَ غَدًا
Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme.
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hiçbir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım deme"
Yaşar Nuri Öztürk
Hiçbir şey için, "Ben bunu yarın kesinlikle yapacağım." deme.
Süleyman Ateş
Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.4%
İngilizce
And never say of anything, "Indeed, I will do that tomorrow
Fransızca
Et ne dis jamais, à propos d'une chose: «Je la ferai sûrement demain»
İspanyolca
No digas acerca de algo: "¡Haré tal cosa
Rusça
И никогда не говори: «Я сделаю это завтра»
Endonezce
Dan jangan sekali-kali engkau mengatakan terhadap sesuatu, "Aku pasti melakukan itu besok pagi
Bengalce
আপনি কোন কাজের বিষয়ে বলবেন না যে, সেটি আমি আগামী কাল করব।
Çince
你不要为某事而说:“明天我一定做那件事。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Yarın yapacağın bir şey için "Ben bu şeyi yarın muhakkak yapacağım." deme! Çünkü sen yarın onu yapabilecek misin yoksa senin ile yapmak istediğin şeyin arasında bir engel çıkar mı? bunu tam olarak bilemezsin. Bu ayet her Müslüman için bir talimat/direktiftir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
23- Hiçbir şey hakkında sakın:“Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” deme! 24- Ancak Allah dilerse (yapacağım de!) Unuttuğun zaman da Rabbini an ve: “Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” de. 23. Her ne kadar buradaki yasağın özel bir sebebi var ve bu, Allah Rasûlüne yönelik ise de buradaki yasak, diğerleri gibi umumî olup bütün mükellefleri kapsar. Yüce Allah, kulun geleceğe dair hususlar hakkında “Ben yarın mutlaka şunu yapacağım” ifadesini “Allah dilerse (İnşaallah)” ile birlikte söz konusu etmedikçe söylemesini yasaklamaktadır. Çünkü bu, sakıncalı bir husustur. Zira bu, kişinin yapıp yapamayacağını, olup olmayacağını bilemeyeceği, geleceğe dönük ve gayba ait bir sözdür. Ayrıca böyle bir ifadede söz konusu fiili bağımsız olarak kulun kendi meşîetine/dilemesine bağlaması anlamı da çıkar ki bu da sakıncalı ve yasaktır. Zira bütün meşîet ve irade yalnız Allah’ındır:“Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(et-Tekvîr, 81/29) Diğer taraftan Yüce Allah’ın meşîeti/dilemesini söz konusu etmek (inşaallah demek), işleri kolaylaştırır, o işlerde bereketin hasıl olmasına ve kulun da Rabbinin yardımına mazhar olmasına vesile olur. 24. Kul, bir beşer olduğundan dolayı “inşaallah” demeyi unutması kaçınılmaz bir şeydir. O bakımdan Yüce Allah, arzulananın gerçekleşmesi ve sakıncalı durumun bertaraf edilmesi için hatırlandığı vakit adının anılmasını ve “inşaallah” denmesini emretmektedir. “Unuttuğun zaman da Rabbini an” buyruğunun umum ifadesinden unutma anında Allah'ın anılması gerektiği de anlaşılmaktadır. Çünkü Allah’ın adını anmak, unutmayı ortadan kaldırır ve kulun yanıldığı şeyi hatırlamasına vesile olur. Aynı şekilde Yüce Allah’ın adını anmayı unutup gaflete düşen kimseye de Rabbini anması ve gafillerden olmaması emredilir. ul, hem hakka isabet ettirmek hem de söz ve fiillerinde unutmamak için Yüce Allah’a muhtaç olduğundan dolayı ona:“Umulur ki Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana erdirir” demesi emredilmektedir. Bu buyruğuyla Allah, dua etmeyi, O’nun rahmetini ummayı, doğruya ulaştıran en kestirme yola iletmesi hususunda O’na güvenmeyi emretmektedir. Bu hale ulaşan, hidâyeti ve doğruyu bulmak yolunda bütün gayretini ortaya koyan bir kul, bu gayesinde muvaffak kılınmaya ve Rabbi tarafından yardıma mazhar olmaya layık olur.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Ashâb-ı Kehf kıssası Hz. Peygamber’e sorulduğunda “Allah izin verirse” demeden, “Yarın size cevap vereceğim” dedi. Bu sebeple bir süre vahiy kesildi. Bu bir uyarıydı. Nitekim on beş gün sonra vahiy geldiğinde yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarıyordu: “Allah izin verirse demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” Hiç kimse yarın ne yapacağını bilemez (bk. Lokmân 31/34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın iradesi yeterli değildir, Allah’ın da onun olmasını dilemesi gerekir. Bu irşad ve uyarılar sebebiyle gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken işi Allah’ın iradesine bağlamak yani “Allah izin verirse” demek güzel görülmüştür. Türkçe’de yaygın olarak kullanılan ve âyet metnindeki lafza uygun bir dilek ifadesi olan “inşallah” deyiminin anlamı da budur (başka bazı âyetlerde de bu ifade aynı lafızla yer alır, meselâ bk. Kehf 18/69; Kasas 28/27; Sâffât 37/102).
Kehf Suresi 23. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Yarın yapacağın bir şey için "Ben bu şeyi yarın muhakkak yapacağım." deme! Çünkü sen yarın onu yapabilecek misin yoksa senin ile yapmak istediğin şeyin arasında bir engel çıkar mı? bunu tam olarak bilemezsin. Bu ayet her Müslüman için bir talimat/direktiftir.