Önceki ayet· 18:44Sonraki ayet· 18:46

Kehf Suresi 45. Ayet· 18:45

↗ Kehf suresi
Mekki
وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ فَأَصۡبَحَ هَشِيمٗا تَذۡرُوهُ ٱلرِّيَٰحُۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ مُّقۡتَدِرًا
Onlara, dünya hayatı misalinin tıpkı şöyle olduğunu anlat: Gökten indirdiğimiz su ile yeryüzünde yetişen bitkiler birbirine karışır, ama sonunda rüzgarın savuracağı çerçöpe döner. Allah her şeyin üstünde bir kudrete sahip olandır
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Onlara, dünya hayatı misalinin tıpkı şöyle olduğunu anlat: Gökten indirdiğimiz su ile yeryüzünde yetişen bitkiler birbirine karışır, ama sonunda rüzgarın savuracağı çerçöpe döner. Allah her şeyin üstünde bir kudrete sahip olandır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ey Muhammed! Sen onlara dünya hayatının misalini ver. Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedirdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Dünya hayatının şu su örneği gibi olduğunu onlara anlat: "O suyu gökten indirdik. Yerin bitkisi onunla karıştı. Derken o bitki, rüzgârların savurup döllediği parçacıklara dönüştü. Allah her şey üzerinde Muktedir'dir, gücü her şeye yeter.
Süleyman Ateş
Onlara dünya hayatının, tıpkı şöyle olduğunu anlat: Gökten bir su indirdik, Yerin bitkisi onunla karıştı ve (sonunda bitkiler), rüzgarların savurduğu çöp kırıntıları haline geliverdi. Allah, her şeye kadirdir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
And present to them the example of the life of this world, [its being] like rain which We send down from the sky, and the vegetation of the earth mingles with it and [then] it becomes dry remnants, scattered by the winds. And Allah is ever, over all things, Perfect in Ability
Fransızca
Et propose-leur l'exemple de la vie ici-bas. Elle est semblable à une eau que Nous faisons descendre du ciel; la végétation de la terre se mélange à elle. Puis elle devient de l'herbe desséchée que les vents dispersent. Allah est certes Puissant en toutes choses
İspanyolca
Exponles el ejemplo de la vida mundanal, y diles que es como el agua que envío del cielo, que riega la vegetación, pero luego ésta se seca y los vientos la dispersan. Dios tiene poder sobre todas las cosas
Rusça
Приведи им притчу о мирской жизни. Она подобна воде, которую Мы ниспосылаем с неба. Земные растения смешиваются с ней (или благодаря ней), а потом превращаются в сухие былинки, рассеиваемые ветром. Воистину, Аллах способен на всякую вещь
Endonezce
Dan buatkanlah untuk mereka (manusia) perumpamaan kehidupan dunia ini, ibarat air (hujan) yang Kami turunkan dari langit, sehingga menyuburkan tumbuh-tumbuhan di bumi, kemudian (tumbuh-tumbuhan) itu menjadi kering yang diterbangkan oleh angin. Dan Allah Mahakuasa atas segala sesuatu
Bengalce
তাদের কাছে পার্থিব জীবনের উপমা বর্ণনা করুন। তা পানির ন্যায়, যা আমি আকাশ থেকে নাযিল করি। অতঃপর এর সংমিশ্রণে শ্যামল সবুজ ভূমিজ লতা-পাতা নির্গত হয়; অতঃপর তা এমন শুস্ক চুর্ণ-বিচুর্ণ হয় যে, বাতাসে উড়ে যায়। আল্লাহ এ সবকিছুর উপর শক্তিমান।
Çince
你为他们打一个比方:今世的生活,犹如我从天上降下雨水,植物得雨,就蓬勃生长,既而零落,随风飘散。安拉对于万事是全能的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Dünya hayatına aldanmış olanlara bir örnek ver. Dünyanın benzeri çabucak yok olup kaybolma bakımından gökten indirdiğimiz yağmur suyu misalidir. Bu suyla yeryüzündeki bitkiler biter, olgunlaşır ve hasat vakti gelir. Sonra bu bitkiler kurur, parçalanmış çer çöpe döner ve rüzgârlar onu başka yerlere savurur ve böylece yer ilk haline döner. Allah, her şeye muktedirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. İstediğine hayat verir ve istediğini de helak edip yok eder.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
45- Onlara şu misali de ver: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz su gibidir ki o su ile yeryüzü bitkileri yetişip birbirine karışır. Derken bu bitkiler (kurur da) rüzgarların savurduğu çer-çöpe dönüşür. Allah her şeye kâdir olandır. 46- Mal ve oğullar, dünya hayatının (geçici) süsüdür. Kalıcı olan salih ameller ise Rabbinin nezdinde hem mükafat bakımından daha hayırlıdır, hem de ümit bağlama bakımından daha hayırlıdır. 45. Yüce Allah, Peygamberine asaleten, ondan sonra onun mirasçılığı görevini ifa edeceklere de tebean şunu emretmektedir: Sen, insanlara onu gerçek mahiyetiyle tasavvur edebilmeleri, hem görünen hem de görünmeyen yüzüyle onu tanıyabilmeleri için dünya hayatının misalini ver! Böylelikle bu dünya ile ebedi olan âhireti birbiri ile kıyaslasınlar ve tercih edilmeye değer hangisiyse onu tercih etsinler. Bu dünya hayatının misali, yere yağan ve bitkilere karışan, her göz alıcı çiftten bitkiler yeşerten yağmura benzer. Bu bitkilerin çiçekleri ve güzellikleri, bakanlara sevinç, seyredenlere ferahlık verir ve gafillerin de bütün dikkatlerini celbeder. Derken bir bakarsın ki rüzgarların savurduğu çer-çöp oluvermiş! O taze bitki, göz alıcı, müthiş görünüm ve çiçekler yok olup gitmiş! Artık yer kupkuru toprak oluvermiş, gözün dikkatini çekecek bir hali kalmamış olur. Göz ondan başkasına kayar ve bakıldığı zaman insanın kalbinde yalnızlık duygularını uyandırır. İşte bu dünya da aynen böyledir. Dünyaya sahip olan kişi, gençliği ile böbürlenip dünyalığı ile kendisine denk olanlara üstünlük sağlar, parasını pulunu elde edip zevklerine ve lezzetlerine dalar, bütün vakitlerinde her türlü arzularını gerçekleştirir, artık tüm günlerinde bu şekilde devam edeceğini sandığı bir sırada ansızın ölüm musibeti ile karşı karşıya kalır yahut da malı birden telef olur gider. O zaman da bütün sevinci yok olur, keyfi ve neşesi kaçar, rahatı sona erer. Kalbi yalnızlık duyguları içerisinde acılara gark olur, gençliğinden, gücünden ve malından ayrı düşer. İyi ya da kötü olan amelleriyle başbaşa kalıverir. İşte o vakit zalim olan kişi gerçek durumunu öğrenince pişmanlıktan ellerini ısırır. Tekrar dünyaya dönmeyi temenni eder. Ancak bu dönüşü, yarım kalmış arzu ve isteklerini tamamlamak için değil kusurlarını ve gaflet anlarını tevbe ve salih amellerle telafi etmek içindir. Aklı başında ve isabetli karar veren, hakka isabet muvaffakiyetine mazhar olan kimse, bu durumu gözünün önüne getirir ve nefsine şunları söyler: Farz et ki öldün. Zaten ölümün kaçınılmazdır. Bu iki halden hangisini tercih edeceksin? Bu dünya yurdunun süslerine aldanmayı ve bunlardan meralarda yayılan davarlar gibi faydalanmayı mı yoksa yiyecekleri daimi, gölgeleri oldukça koyu olan, içinde canların çektiği ve gözlerin zevk aldığı şeyler bulunan ebedi bir yurt için amel etmeyi mi? İşte kulun, ilâhi tevfike mazhar olup olmadığı, kârlı mı zararlı mı olduğu bu kıyas ve tercihle anlaşılır. 46. Bundan dolayıdır Yüce Allah, malın ve evlatların “dünya hayatının (geçici) süsü” olduğunu haber vermektedir. Yani bunun ötesinde bir şey değillerdir. İnsan için baki kalacak, kendisine fayda sağlayıp sevinmesine sebep teşkil edecek olan ise ancak kalıcı salih amellerdir. Bunlar ise farzıyla, müstehabıyla bütün itaatleri, gerek Allah’ın haklarını gerekse de kulların haklarını yerine getirmeyi, namazı, zekâtı, sadakayı, haccı, umreyi, tesbihi, tahmidi, tehlili, tekbiri, tilaveti, faydalı ilim öğrenmeyi, iyiliği emredip kötülükten sakındırmayı, akrabalık bağını gözetmeyi, anne-babaya iyilikte bulunmayı, eşlerin, kölelerin ve hayvanların haklarını yerine getirmeyi, bütün insanlara ve yaratılmışlara her türlü iyiliği yapmayı kapsar. İşte bütün bunlar, “kalıcı olan salih ameller” kapsamındadır. Bunların mükâfatı, Allah nezdinde daha hayırlıdır. Ümit bağlama bakımından da bunlar daha hayırlıdır. Zira bunların mükâfatları kalıcıdır ve ebediyete kadar katlanıp durur. Bunların ecirleri, iyilikleri ve faydaları da ihtiyaç vaktinde ümt bağlanmaya değerdir. O halde yarışanların kendisi için yarışmaları gereken, amelde bulunanların öne geçmek için gayret göstermeleri gereken, çabalayanların elde etmek için çabalamaları gereken işte budur. urada şunu dikkatle düşünelim: Yüce Allah, dünyanın durumunu ve geçiciliğini misal verdikten sonra onda bulunanların iki tür olduğunu zikretmektedir: Birisi, dünyanın süsü kabilindedir ve bunlarla kısa bir süre faydalanılır. Daha sonra bu süsler yok olur gider ve sahibine herhangi bir fayda sağlamaz. Hatta bunlardan zarar görmesi bile söz konusu olabilir. Bunlar, mal ve çocuklardır. Diğer tür ise sahibinin menfaatine olmak üzere devamlıdır. Bunlar ise kalıcı salih amellerdir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Mekkeli bazı zenginler, mallarının ve oğullarının çokluğu sebebiyle şımardıkları için tevhid dinine girmeye tenezzül etmiyor (Kalem 68/14-15), hayatın sadece dünyadan ibaret olduğunu iddia ediyorlardı (bk. Câsiye 45/24). Yüce Allah, onların şımarmasına sebep olan dünya hayatının durumunu; insanın içini açan bitki örtüsüne hayat vermekte olan suya benzetiyor; ama bir süre sonra su çekiliyor, bitkiler kuruyor ve toza toprağa karışıyor. Bu ibretli benzetmeye göre, insanları aldatan dünya hayatı fânidir, mal ve çocuklar da bu dünyanın süsüdür; kısa bir süre sonra fâni olan gidecek, sâlih amel kalacaktır. “İyi davranışlar” diye çevirdiğimiz ve kalıcı olduğu açıklanan sâlihât hem inanmayı hem de İslâm’ın yapılmasını emrettiği ve hoş karşıladığı, ahlâkî değerlere uygun işleri ve güzel davranışları ifade etmektedir. Allah’ı zikretmek, namaz, oruç, hac, zekât ve benzeri bütün ibadetler; cihad etmek, iyiliğe yöneltmek, kötülükten sakındırmak, ana babaya, akrabaya ve komşulara iyi davranmak, adalet, ihsan vb. Kur’an’ın öngördüğü bütün iyi işler dünyada insanlara fayda verecek ve âhirette de kurtuluşa vesile olacak sâlih amellerdir. İnsana yakışan, dünya hayatında yapacağı iyi işlerle ebedî saadetini kazanmaktır. Bununla beraber İslâm, helâl mal kazanmayı ve dünya nimetlerinden istifade etmeyi de yasaklamamıştır: “De ki: Allah’ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar dünya hayatında müminlere yaraşır; kıyamet gününde ise yalnız onlara mahsus olacaktır” (A‘râf 7/32). Ancak İslâm bu nimetlerin fakirlere karşı kibir ve gurur vesilesi edilmesini, maddî ve psikolojik baskı aracı yapılmasını hoş görmez.
Kehf Suresi 45. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul!- Dünya hayatına aldanmış olanlara bir örnek ver. Dünyanın benzeri çabucak yok olup kaybolma bakımından gökten indirdiğimiz yağmur suyu misalidir. Bu suyla yeryüzündeki bitkiler biter, olgunlaşır ve hasat vakti gelir. Sonra bu bitkiler kurur, parçalanmış çer çöpe döner ve rüzgârlar onu başka yerlere savurur ve böylece yer ilk haline döner. Allah, her şeye muktedirdir. Hiçbir şey O'nu aciz bırakamaz. İstediğine hayat verir ve istediğini de helak edip yok eder.