O gün Allah: "Bana ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin" der. Onları çağırırlar, fakat hiçbirisi onların çağrılarına gelmez. Aralarına bir cehennem deresi koyarız
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
O gün Allah: "Bana ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin" der. Onları çağırırlar, fakat hiçbirisi onların çağrılarına gelmez. Aralarına bir cehennem deresi koyarız
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ve o (kıyamet) günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: "Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın." Müşrikler onları çağırırlar, fakat kendilerine cevap vermezler. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir engel koymuşuzdur.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Bir gün Allah şöyle diyecektir: "O bir şey zannettiğiniz ortaklarımı çağırın!" Hemen çağırdılar ama onlar kendilerine cevap vermedi. Biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum/yıkıcı bir düşmanlık koyduk.
Süleyman Ateş
O gün (Allah, kafirlere) der ki: "Benim ortaklarım zannettiğiniz şeyleri çağırın (da sizi azabımdan kurtarsınlar)! İşte çağırdılar ama (çağırdıkları), kendilerine cevap vermediler. Ve biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum koyduk.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
And [warn of] the Day when He will say, "Call 'My partners' whom you claimed," and they will invoke them, but they will not respond to them. And We will put between them [a valley of] destruction
Fransızca
Et le jour où Il dira: «Appelez ceux que vous prétendiez être Mes associés». Ils les invoqueront; mais eux ne leur répondront pas, Nous aurons placé entre eux une vallée de perdition
İspanyolca
El día que se les diga [a los idólatras]: "Invoquen a aquellos que pretendían que eran Mis socios". Los invocarán, pero no obtendrán respuesta. Pondremos entre ellos un abismo que los separe
Rusça
В тот день Он скажет: «Призовите Моих сотоварищей, о существовании которых вы предполагали». Они воззовут к ним, но те не ответят им. Мы воздвигнем между ними губительное место (преграду)
Endonezce
Dan (ingatlah) pada hari (ketika) Dia berfirman, "Panggillah olehmu sekutu-sekutu-Ku yang kamu klaim itu!" Mereka lalu memanggilnya, tetapi mereka (sekutu-sekutu) tidak membalas (seruan) mereka dan Kami adakan untuk mereka tempat kebinasaan (neraka)
Bengalce
যেদিন তিনি বলবেনঃ তোমরা যাদেরকে আমার শরীক মনে করতে তাদেরকে ডাক। তারা তখন তাদেরকে ডাকবে, কিন্তু তারা এ আহবানে সাড়া দেবে না। আমি তাদের মধ্যস্থলে রেখে দেব একটি মৃত্যু গহবর।
-Ey Resul!- Kıyamet gününde Yüce Allah kendisine dünyada ortakları olduğunu iddia edenlere der ki: "(Ey kâfirler!) Ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi belki size yardımcı olurlar, onları çağırın." Fakat onların çağrısına cevap veremezler ve onlara yardım da edemezler. Biz ibadet edenler ile ibadet edilenlerin arasında beraberce içinde helak olacakları bir çukur koyarız. O da cehennem ateşidir.
51- Ben, onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim. 52- O gün buyuracak ki:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir. Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.
51. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Ben ne şeytanları, ne de bu saptırıcıları göklerin ve yerin yaratılışında da kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım. Yani onları bu işte hazır bulundurmadığım gibi bu konuda onların fikirlerini de almadım. O halde onlar, bunlardan herhangi bir şeyi nasıl yaratmış olabilirler? Aksine tek başına yaratan ve kainatı idare eden, hikmet ve takdir sahibi olan yalnızca Allah’tır. Her şeyi yaratan ve her şeyde hikmeti gereğince tasarrufta bulunan O’dur. O halde nasıl olur da birtakım şeytanlar O’na ortak koşulur, dost edinilir ve Allah’a itaat edili gibi onlara itaat olunur? Halbuki hiçbir şey yaratmış değillerdir. Hiçbir yaratmada da hazır bulunmamışlardır. Yüce Allah’a hiçbir şekilde yardım etmiş de değillerdir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim.” buyurmaktadır. Yani bunlardan herhangi bir varlık hiçbir hususta Allah’a yardımcı olmuş ve O’na destek vermiş değildir. Allah’ın, varlıkların işlerinin idaresinin bir bölümünü onlara havale etmesi Allah’a yakışmaz. Çünkü bunlar, insanları saptırmaya ve Rablerine düşmanlık etmeye gayret ederler. O halde uygun olan, Allah’ın onları kendinden uzaklaştırmasıdır, yakınlaştırması değil.
52. Allah, dünyada kendisine şirk koşanları söz konusu edip şirki en ileri derecede çürüttükten, şirk koşanın bilgisiz ve kıt akıllı olduğuna hüküm verdikten sonra kıyamet gününde müşriklerin, ortak koştukları varlıkları ile başlarından geçecekleri ve Allah’ın kendilerine ne şekilde sesleneceğini şöylece haber vermektedir:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Kendi kanaatinize, o bozuk ve tutarsız iddianıza göre bana ortak diye ileri sürdüklerinizi çağırın! Bu, onların kanaatleridir. Çünkü gerçekte Allah’ın ne göklerde, ne de yerde hiçbir ortağı yoktur. Yani haydi size faydalı olmaları ve sizleri bu zorlu ve sıkıntılı hallerden kurtarmaları için onlara seslenip çağırın. “Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir.” Çünkü o gün hüküm, idare ve egemenlik yalnız Allah’ın olacaktır. Hiçbir kimse ne kendisine ne de başkasına zerre ağırlığınca bile fayda sağlayamayacaktır. “Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.” Onları birbirinden ayırıp uzaklaştıracak helak uçurumunu ortak koşanlar ve ortak koştukları varlıklar arasına koyacağız. İşte o vakit ortak koşulanların, kendilerini ortak koşanlara olan düşmanlıkları, onların ortak koşmalarını inkâr etmeleri ve onlardan uzak olduklarını bildirmeleri açıkça ortaya çıkar. Nitekim Allah:“İnsanlar bir araya toplandığında onlar, onlara düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkar ederler.”(el-Ahkâf, 46/6) buyurmaktadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yüce Allah kıyamet gününde hesaba çekmek üzere bütün mahlûkatı huzurunda topladığı zaman, dünyada kendisine ortak koşmuş olanlara şöyle seslenecek: Haydi, benim ortaklarım olduğunu ileri sürdüğünüz şeyleri çağırın da size yardım etsinler! Bunun üzerine müşrikler tanrılarını çağıracaklar. Fakat o sözde tanrılar cevap veremeyecek. Zira Allah Teâlâ müşriklerle tanrı edindikleri şeyler arasına tabii bir engel koymuştur. Onların hilkat ve tabiatları tapınmaya lâyık ve yardım etmeye müsait değildir. Bu husus orada açıkça ortaya çıkacak, artık tapanlarla tapılanlar birbirlerini göremeyeceklerdir. Bâtıl tanrıların dünyada faydaları olmadığı gibi âhirette de faydaları olmayacağı ortaya çıkacaktır. İşte o zaman suçlular cehennemi görecekler, oraya gireceklerini ve oradan çıkmak için bir kurtuluş yolu bulamayacaklarını anlayacaklardır.
-Ey Resul!- Kıyamet gününde Yüce Allah kendisine dünyada ortakları olduğunu iddia edenlere der ki: "(Ey kâfirler!) Ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi belki size yardımcı olurlar, onları çağırın." Fakat onların çağrısına cevap veremezler ve onlara yardım da edemezler. Biz ibadet edenler ile ibadet edilenlerin arasında beraberce içinde helak olacakları bir çukur koyarız. O da cehennem ateşidir.