Diyanet İşlerien ayrışan
Oysa Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum. Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı da edinmedim
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ben, onları (İblis ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışında, ne de kendilerinin yaratılışında şahit tutmadım ve hiçbir zaman doğru yoldan çıkanları yardımcı edinmiş değilim.
Yaşar Nuri Öztürk
Ben onları ne göklerle yerin yaratılmasına, hatta ne kendilerinin yaratılmasına tanık tuttum. Ben, sapıp gitmişleri yardımcı edinecek değilim.
Süleyman Ateş
Ben onları ne göklerin, yerin, yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum; yoldan şaşırtanları (kendime) yardımcı tutmuş da değilim.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Benden başka dost edindikleriniz, onlar sizin gibi kullardır. Oysa ben, gökleri ve yeri yarattığım zaman onları şahit tutmadım. Bilakis onlar hiç mevcut değillerdi. Ben yaratırken hiçbir yaratılmışı diğerine şahit tutmadan yarattım. Yaratmada ve tasarruf etme hususunda ben tekim. Sapıklığa götüren insan ve cin şeytanlarından yardımcı edinecek değilim. Ben yardımcılara da muhtaç değilim.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
51- Ben, onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim. 52- O gün buyuracak ki:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir. Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.
51. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Ben ne şeytanları, ne de bu saptırıcıları göklerin ve yerin yaratılışında da kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım. Yani onları bu işte hazır bulundurmadığım gibi bu konuda onların fikirlerini de almadım. O halde onlar, bunlardan herhangi bir şeyi nasıl yaratmış olabilirler? Aksine tek başına yaratan ve kainatı idare eden, hikmet ve takdir sahibi olan yalnızca Allah’tır. Her şeyi yaratan ve her şeyde hikmeti gereğince tasarrufta bulunan O’dur. O halde nasıl olur da birtakım şeytanlar O’na ortak koşulur, dost edinilir ve Allah’a itaat edili gibi onlara itaat olunur? Halbuki hiçbir şey yaratmış değillerdir. Hiçbir yaratmada da hazır bulunmamışlardır. Yüce Allah’a hiçbir şekilde yardım etmiş de değillerdir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Haktan saptıranları yardımcı da edinmedim.” buyurmaktadır. Yani bunlardan herhangi bir varlık hiçbir hususta Allah’a yardımcı olmuş ve O’na destek vermiş değildir. Allah’ın, varlıkların işlerinin idaresinin bir bölümünü onlara havale etmesi Allah’a yakışmaz. Çünkü bunlar, insanları saptırmaya ve Rablerine düşmanlık etmeye gayret ederler. O halde uygun olan, Allah’ın onları kendinden uzaklaştırmasıdır, yakınlaştırması değil.
52. Allah, dünyada kendisine şirk koşanları söz konusu edip şirki en ileri derecede çürüttükten, şirk koşanın bilgisiz ve kıt akıllı olduğuna hüküm verdikten sonra kıyamet gününde müşriklerin, ortak koştukları varlıkları ile başlarından geçecekleri ve Allah’ın kendilerine ne şekilde sesleneceğini şöylece haber vermektedir:“Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Kendi kanaatinize, o bozuk ve tutarsız iddianıza göre bana ortak diye ileri sürdüklerinizi çağırın! Bu, onların kanaatleridir. Çünkü gerçekte Allah’ın ne göklerde, ne de yerde hiçbir ortağı yoktur. Yani haydi size faydalı olmaları ve sizleri bu zorlu ve sıkıntılı hallerden kurtarmaları için onlara seslenip çağırın. “Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap vermeyeceklerdir.” Çünkü o gün hüküm, idare ve egemenlik yalnız Allah’ın olacaktır. Hiçbir kimse ne kendisine ne de başkasına zerre ağırlığınca bile fayda sağlayamayacaktır. “Biz de aralarına bir helak uçurumu koyacağız.” Onları birbirinden ayırıp uzaklaştıracak helak uçurumunu ortak koşanlar ve ortak koştukları varlıklar arasına koyacağız. İşte o vakit ortak koşulanların, kendilerini ortak koşanlara olan düşmanlıkları, onların ortak koşmalarını inkâr etmeleri ve onlardan uzak olduklarını bildirmeleri açıkça ortaya çıkar. Nitekim Allah:“İnsanlar bir araya toplandığında onlar, onlara düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkar ederler.”(el-Ahkâf, 46/6) buyurmaktadır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Ben onlara ne göklerin ... ne de kendilerinin yaratılışını gösterdim” cümlesindeki zamirlerden kimin kastedildiğine göre âyete iki türlü mâna verilmektedir: a) Zamirler, İblîs’i ve neslini ifade ettiği takdirde meâlde verilen mâna çıkar. Buna göre âyette göklerin, yerin ve insanların yaratılışında –hazır bulundurulmadıkları için– hiçbir katkıları olmayan, hatta kendileri dahi sonradan yaratılmış bulunan, dolayısıyla ilâh olmaları imkânsız olan şeytanların ibadet ve itaate lâyık olmadıkları bildirilmekte ve Allah’ın, insanları yanlış yola saptıranları kendisine yardımcı edinmeyeceği vurgulanmaktadır. b) Zamirler, İblîs’i ve neslini dost edinen insanları ifade ettiği takdirde mâna şöyle olur: Ben onlara (müşrikler) ne göklerin ne yerin ne de bizzat kendilerinin yaratılışını gösterdim. Ben yoldan çıkaranları yardımcı edinecek değilim. Onlar, bana ortak koştukları şeylerin, kâinatı yaratırken bana yardım ettiklerini görmediler. O halde onların benim ortaklarım olduğunu nasıl iddia ediyorlar?