Önceki ayet· 18:104Sonraki ayet· 18:106

Kehf Suresi 105. Ayet· 18:105

↗ Kehf suresi
Mekki
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمۡ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فَلَا نُقِيمُ لَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ وَزۡنٗا
Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz onlara değer vermeyeceğiz
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz onlara değer vermeyeceğiz
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte onlar, Rabblerinin âyetlerini ve O'nun huzuruna çıkacaklarını inkâr etmişlerdir de bu yüzden iyilik altında yaptıkları bütün amelleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na ulaşmayı inkâr etmişler de bütün amelleri boşa çıkmıştır. Bu yüzden kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız/onlara hiçbir değer vermeyiz.
Süleyman Ateş
İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden eylemleri boşa çıkan kimselerdir. (Yaptıkları işler tamamen boşa çıktığından) kıyamet günü onlar için bir terazi kurmayız (veya onlara hiçbir değer vermeyiz).
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.2%
İngilizce
Those are the ones who disbelieve in the verses of their Lord and in [their] meeting Him, so their deeds have become worthless; and We will not assign to them on the Day of Resurrection any importance
Fransızca
Ceux-là qui ont nié les signes de leur Seigneur, ainsi que Sa rencontre. Leurs actions sont donc vaines». Nous ne leur assignerons pas de poids au Jour de la Résurrection
İspanyolca
Son quienes no creen en los signos de su Señor ni que comparecerán ante Él. Sus obras habrán sido en vano y en el Día de la Resurrección no tendrán nada que pese en la balanza
Rusça
Это - те, кто не уверовал в знамения своего Господа и во встречу с Ним. Тщетны будут их деяния, и в День воскресения Мы не отпустим им никакого веса (не придадим им никакого значения; или не поместим на чашу их добрых деяний ни одного праведного поступка)»
Endonezce
Mereka itulah orang yang mengingkari ayat-ayat Tuhan mereka dan (tidak percaya) terhadap pertemuan dengan-Nya.500) Maka sia-sia amal mereka, dan Kami tidak memberikan penimbangan terhadap (amal) mereka pada hari Kiamat
Bengalce
তারাই সে লোক, যারা তাদের পালনকর্তার নিদর্শনাবলী এবং তাঁর সাথে সাক্ষাতের বিষয় অস্বীকার করে। ফলে তাদের কর্ম নিষ্ফল হয়ে যায়। সুতরাং কেয়ামতের দিন তাদের জন্য আমি কোন গুরুত্ব স্থির করব না।
Çince
这等人不信他们的主的迹象,也不信将与他相会,所以他们在今世生活中的善功变为无效的,复活日我不为他们树立权衡。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlar Rablerinin birliğine delalet eden ayetler hakkında kâfir olan, O'nunla karşılaşmayı inkâr eden, bu küfürlerinden dolayı amelleri batıl olan kimselerdir. Kıyamet günü Allah'ın katında onların bir kıymeti olmaz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
103- De ki:“Amel bakımından (ahirette) en çok ziyana uğrayanları size haber verelim mi?” 104- Ki onlar, dünya hayatındaki çalışmaları boşa gitmiş olan, buna rağmen kendilerinin iyi işler yaptıklarını zanneden kimselerdir. 105- İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve ona kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle de amelleri boşa gitmiştir. Biz de kıyamet günü onlar için tartı tutmayacağız. 106- İşte kâfir oldukları, âyetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıkları için onların cezası cehennemdir. 103. Yani ey Muhammed, uyarmak ve sakındırmak üzere insanlara de ki: İnsanlar arasında amelleri itibariyle kayıtsız şartsız en çok zarara uğrayanları size bildireyim mi? 104. “Ki onlar, dünya hayatındaki çalışmaları boşa gitmiş olan” Ne kadar amelleri varsa hepsi boşa gitmiş, yok olmuştur. Üstelik bunlar bu amelleri yaparken güzel işler yaptıklarını da sanmaktadırlar. Peki, ya batıl olduğunu, Allah’a ve peygamberlerine düşmanlık olduğunu bildikleri amellerin durumu ne olur? 105. Bu şekilde amelleri boşa çıktığı için hem kendilerini hem de ailelerini kıyamet gününde kaybederek -ki hiç şüphesiz bu apaçık bir hüsrandır- bu en hüsrana uğrayacak olan kimseler kimlerdir?:“İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve ona kavuşmayı inkar edenlerdir.” Yani Allah’ın hem Kur’ân-ı Kerim’de indirdiği âyetlerini hem de Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına ve âhiret gününe iman etmenin zorunluğuna delil teşkil eden ve gözle görünen âyet ve belgeleri reddeden kimselerdir. “Bu nedenle de amelleri boşa gitmiştir. Biz de kıyamet günü onlar için tartı tutmayacağız.” Çünkü amellerin tartılmasının amacı, iyiliklerle kötülüklerin karşılaştırılması, bunlardan hangisinin ağır hangisinin hafif geldiğinin tespit edilmesidir. Onların ise gerekli şartı taşımadığı için hiçbir iyi amelleri yoktur. Amelin iyi olmasının şartı ise imandır. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır:“Kim mü’min olduğu halde salih ameller işlerse o, zulme uğratılmaktan da korkmaz, (mükâfaatının) eksiltilmesinden de.”(Tâhâ, 20/112) Ancak bunların amelleri sayılıp dökümü yapılır, onlar da bu amellerini işlediklerini kabul ederler ve herkesin gözü önünde bu amelleri dolayısıyla rezil olurlar. Sonra da bu amellerinden ötürü azaba uğrarlar. İşte bu sebeple Allah şöyle buyurmaktadır: 106. “İşte kâfir oldukları, âyetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıkları için onların cezası cehennemdir.” Yani amellerinin boşa çıkmasının ve kıyamet gününde onlara tartı kurulmamasının sebebi, Allah’ın âyetlerini inkar etmeleri, O’nun âyetlerini ve peygamberlerini alay konusu edinmeleri, bundan ötürü de hakir ve değersiz oluşlarıdır. Oysa Allah’ın âyetlerine ve peygamberlerine karşı takınılması gereken tavır, tam anlamıyla onlara iman etmek, onları gereği gibi tazim etmek ve buyruklarının gereklerini en mükemmel şekilde yerine getirmektir. Bunlar ise tam aksini yaptılar. O bakımdan onların kıyametteki durumları da beklentilerinin tam aksi olacaktır. Kahrolacaklar ve azabın içerisine baş aşağı yıkılacaklardır. üce Allah, kâfirlerin âkıbetlerini ve amellerini beyan ettikten sonra mü’minlerin de amellerini ve âkıbetlerini beyan ederek şöyle buyurmaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanlar, davranışlarında daima bir amaç gözetip ona göre çaba harcarlar. Meselâ kişinin hedefi Allah’ın rızâsını ve âhireti kazanmak ise bu hedefe ulaşmak için çaba gösterir ve ona göre çalışır. Eğer kişi yüce değerlerle ilgilenmeyip sadece dünyevî menfaat elde etmek istiyorsa gayretini de o yönde sarfeder. Allah’a ortak koşanlar tanrılarının kendilerini Allah’a yaklaştıra­ca­ğı­nı ve Allah katında küfür sayılan bu davranışlarının Allah’a itaat olduğunu sanmaktadırlar. Oysa Allah kendisine ortak koşanların amellerinin hiçbir değeri olmadığını bildirmiştir. Bu sebeple dünyada yapıp ettikleri boşa gitmiştir; âhirette Allah tarafından hiçbir değer verilmeyecektir. Hz. Peygamber’in hadisinde de bu hususa işaret edilmiştir: “Kıyamet gününde şişman ve iri cüsseli nice adamlar gelir ki Allah katında sivri sineğin kanadı kadar ağırlığı yoktur. (İsterseniz) ‘Biz kıyamet gününde onların amellerine değer vermeyeceğiz’ âyetini okuyunuz” (Buhârî, “Tefsîr”, 18/6). Bunlar âyetlerde belirtilen kötülükleri yaptıkları için cezaları cehennem olacaktır.
Kehf Suresi 105. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlar Rablerinin birliğine delalet eden ayetler hakkında kâfir olan, O'nunla karşılaşmayı inkâr eden, bu küfürlerinden dolayı amelleri batıl olan kimselerdir. Kıyamet günü Allah'ın katında onların bir kıymeti olmaz.