Kırk üç ayetlik Ra'd suresi, gözlemlenebilir doğa düzeninden yola çıkarak yaratıcının kudretini ve ilmini anlatmayı temel yöntem hâline getirir. Medine dönemine yerleştirilir, nüzul sıralamasında doksan altıncı sıradadır ve kesik harflerle, indirilenin hak olduğu bildirimiyle açılır. Adı gök gürültüsü anlamındadır ve gök gürlemesinin Allah'ı hamd ile tesbih ettiğini bildiren ayetten gelir.
Metin boyunca kudret ile ilim iç içe yürür. Göklerin görünür bir direk olmaksızın yükseltilmesi, güneş ile ayın belli bir süreye bağlanması, yerin döşenmesi, dağlar ve nehirler, aynı suyla sulandığı hâlde tadı ve şekli birbirinden ayrı ürünler veren toprak parçaları gibi gözleme dayalı örnekler art arda sıralanır. Aynı kudret, rahimlerde taşınanı bilmeye ve her şeyi bir ölçüye bağlamaya kadar uzatılır; böylece takdir ve hesap konuları doğa tasvirlerinin doğal devamı hâline gelir. Gizliyi söyleyen ile açığı söyleyenin O'nun katında bir tutulduğu bildirimi, insanın söz ve fiillerinin kayıt altında olduğu düşüncesini aynı çerçeveye yerleştirir.
Surenin ayırt edici yanı benzetmeleri yoğun kullanmasıdır. Suya avucunu uzatıp bir türlü ulaşamayan kişi, sel üstünde biriken köpüğün savrulup gitmesine karşılık insana yarayan şeyin yerde kalması, körle görenin ya da karanlıkla aydınlığın bir tutulamaması gibi görüntüler, hak ile bâtıl ayrımını soyut bir tartışma yerine somut sahneler üzerinden kurar. Ahde vefa gösteren, sabreden, gizli ve açık harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerin nitelendiği bölüm ise bu ayrımın ahlâkî karşılığını verir.
Ra'd suresi 43 ayetten oluşur ve Medeni bir suredir (nüzul/iniş sırası: 96).
Bu sayfada Ra'd suresinin her ayetini Arapça metni, Türkçe meali ve tefsiriyle okuyabilir; ayete tıklayıp dört Türkçe meal karşılaştırması, kelime kelime anlam ve ilişkili ayetlere geçebilirsiniz.
Evet. Sure içindeki her ayetin yanındaki dinle düğmesiyle Arapça tilavetini sesli dinleyebilirsiniz.