Önceki ayet· 13:17Sonraki ayet· 13:19

Ra'd Suresi 18. Ayet· 13:18

↗ Ra'd suresi
Medeni
لِلَّذِينَ ٱسۡتَجَابُواْ لِرَبِّهِمُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ وَٱلَّذِينَ لَمۡ يَسۡتَجِيبُواْ لَهُۥ لَوۡ أَنَّ لَهُم مَّا فِي ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعٗا وَمِثۡلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفۡتَدَوۡاْ بِهِۦٓۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ سُوٓءُ ٱلۡحِسَابِ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ
Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır. O'nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve daha bir katı onların olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. İşte hesapları kötü olanlar bunlardır. Varacakları yer cehennemdir; ne kötü konaktır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır. O'nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve daha bir katı onların olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. İşte hesapları kötü olanlar bunlardır. Varacakları yer cehennemdir; ne kötü konaktır
Elmalılı Hamdi Yazır
Rablerinin emirlerine uyanlar için daha güzeli vardır. O'na itaat etmeyenler ise, yeryüzünde bulunan ne varsa hepsi kendilerinin olsa da onu ve bir o kadarını bütünüyle kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte onlar, hesabın kötüsü kendileri için olanlardır. Varacakları yer de cehennemdir. Orası da ne fena yataktır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Rablerinin çağrısına olumlu cevap verenler için güzellik vardır. O'na olumlu cevap vermeyenlere gelince, yeryüzündekilerin tamamı onların olsa, bir o kadar da ilave edilse, kurtulmak için bunların tümünü fidye verirlerdi. Böylelerinin hesabı kötü olacaktır; varacakları yer de cehennemdir. Ne kötü yataktır o!
Süleyman Ateş
Rablerinin buyruğuna uyanlara, en güzel karşılık vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde bulunan her şey ve bunun bir misli daha kendilerinin olsa, (Allah'ın azabından kurtulmak için) onu fidye verirlerdi. Onların hesabı çok kötüdür. Varacakları yer de cehennemdir, ne kötü bir yataktır o!
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
For those who have responded to their Lord is the best [reward], but those who did not respond to Him - if they had all that is in the earth entirely and the like of it with it, they would [attempt to] ransom themselves thereby. Those will have the worst account, and their refuge is Hell, and wretched is the resting place
Fransızca
La meilleure [fin] est pour ceux qui répondent à [l'appel] de leur Seigneur. Et quant à ceux qui ne Lui répondent pas, s'ils avaient tout ce qui est sur la terre, et autant encore, ils l'offriraient en rançon. Ceux-là auront le détestable rendement de compte et l'Enfer sera leur refuge. Quel détestable lit de repos
İspanyolca
Quienes crean en su Señor obtendrán lo mejor, y quienes se nieguen a creer, sepan que aunque poseyeran todo cuanto existe en la Tierra, o el doble, y lo ofrecieran como rescate [para salvarse del tormento], recibirán un castigo terrible; su morada será el Infierno. ¡Qué pésima morada
Rusça
Тем, которые ответили на призыв своего Господа, уготовано Наилучшее (Рай). А расчет с теми, которые не ответили на Его призыв, будет ужасен. Завладей они всем, что есть на земле, и еще стольким же, они попытались бы откупиться этим. Их пристанищем будет Геенна. Как же скверно это ложе
Endonezce
Bagi orang-orang yang memenuhi seruan Tuhan, mereka (disediakan) balasan yang baik. Dan orang-orang yang tidak memenuhi seruan-Nya, sekiranya mereka memiliki semua yang ada di bumi dan (ditambah) sebanyak itu lagi, niscaya mereka akan menebus dirinya dengan itu. Orang-orang itu mendapat hisab (perhitungan) yang buruk dan tempat kediaman mereka Jahanam, dan itulah seburuk-buruk tempat kediaman
Bengalce
যারা পালনকর্তার আদেশ পালন করে, তাদের জন্য উত্তম প্রতিদান রয়েছে এবং যারা আদেশ পালন করে না, যদি তাদের কাছে জগতের সবকিছু থাকে এবং তার সাথে তার সমপরিমাণ আরও থাকে, তবে সবই নিজেদের মুক্তিপণ স্বরূপ দিয়ে দেবে। তাদের জন্যে রয়েছে কঠোর হিসাব। তাদের আবাস হবে জাহান্নাম। সেটা কতইনা নিকৃষ্ট অবস্থান।
Çince
已经答应安拉的人,将受极美的报酬;没有答应主的人,假若天地上的一切都归他们所有,再加上一倍,他们必定都用来做赎金。这等人将受严厉的清算,他们的归宿是火狱,那床铺真糟糕!
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Rablerinin birleyip, O'na itaat çağrısına icabet eden müminler için mükâfatın en güzeli olan cennet vardır. Kendisini birlemeye ve itaat çağrısına icabet etmeyen kâfirler yeryüzü dolusu çeşit çeşit hazineye ve bunun bir katı fazlasına sahip olsalardı ve azaptan kendilerini kurtarmak için bu malların hepsini fidye olarak verme hususunda anlaşılma yapılsaydı bunu hemen kabul ederlerdi. İşte Allah'ın bu davetine icabet etmeyen kâfirler bütün yapmış oldukları kötülüklerden dolayı hesaba çekileceklerdir. Onların varacakları yer cehennemdir. Döşekleri ve kalacakları o ateş ne kötü bir yerdir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
18- Rablerinin çağrısını kabul edenler için en güzeli vardır. O’nun çağrısını kabul etmeyenlere gelince yeryüzündeki her şey ve onunla beraber bir o kadarı daha kendilerinin olsa şüphesiz onları (azaptan kurtulmak için) fidye olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü onlar içindir. Barınakları da cehennemdir. O, ne kötü döşektir! 18. Yüce Allah hakk ile bâtılın farkını ortaya koyduktan sonra insaların iki kısım olduğunu zikretmektdir: Kimisi Rabbinin çağrısını kabul eder ki Yüce Allah, bunların mükafatını söz konusu etmektedir. Kimisi de O’nun çağrısını kabul etmez ki bunların da cezasını söz konusu etmiştir. Şöyle buyurmaktadır:“Rablerinin çağrısını kabul edenler için” yani kalpleri ilim ve imana itaatle boyun eğen, azaları da emir ve yasaklara itaat edip Rablerinin kendilerinden istediklerine uygun hareket edenlere “en güzeli vardır.” Yani onların halleri de mükâfatları da güzel olacaktır. Onlar için en güzel vasıflar ve en üstün haller söz konusudur. Dünyevi ve uhrevi mükâfaatları pek çoktur. Âhirette onlara hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği mükâfatlar verilecektir. Bunca misallerin verilmesinden ve hakkın açıklanmasından sonra “O’nun çağrısını kabul etmeyenlere gelince” onlar hakkında güzel olmayan bir durum söz konusudur: “yeryüzündeki her şey” altın, gümüş ve değerli başka her ne varsa “onunla beraber bir o kadarı daha kendilerinin olsa şüphesiz onları” Kıyamet gününün azabından kurtulmak için “fidye olarak verirlerdi.” Ki verseler bile bu, onlardan kabul olunmayacaktır. Kaldı ki nerden bulup verecekler! Aksine “hesabın kötüsü onlar içindir.” Çünkü bu hesaba çekilecekleri vakit yaptıkları bütün kötülüklerin, çiğnedikleri bütün kul haklarının ve ilahi hakların yazılı olduğunu, aleyhlerine kaydedimiş olduğunu görecekler ve:“Vay başımıza gelen! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmadan sayıp dökmüş, diyecekler.”(el-Kehf, 18/49) Bu kötü hesaptan sonra gidecekleri “barınakları da cehennemdir.” Aşırı açlık, rahatsız edecek derecedeki susuzluk, kızgın ateş, zakkum, zemherir, cehennemliklerin irini ve Yüce Allah’ın sözünü ettiği her türlü azabın bulunduğu cehennem ateşidir. “O ne kötü döşektir” karar kılınacak, kalınacak ne fena yerdir!
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Mükâfatın en güzeli” diye çevirdiğimiz el-hüsnâ kelimesini müfes­sirler, “cennet, son derece büyük ve güzel menfaat, kesintiye uğramayacak olan üstün iyilik” şeklinde yorumlamışlardır (Râzî, XIX, 37). Âyet, bir önceki âyetten bağımsız olarak ele alınırsa şöyle yorumlanır: Allah Teâlâ, çağrısına icâbet edip emrine uyanlar için bu güzel mükâfatı vaad etmektedir. Çağrısına uymayanların hakkı da cezadır. Onlar âyette bildirilen bütün imkânlarını feda etseler cezadan kurtulamazlar. Âyet bir önceki âyetin devamı olarak ele alındığı takdirde yorum şöyle olur: Allah rablerinin çağrısına güzel bir karşılık veren müminlerle, çağrısına icâbet etmeyen inkârcılar için bu misalleri getirmektedir; müminlerin durumu örneklerde tasvir edilen faydalı ve güzel şeylere, inkârcıların durumu ise faydasız şeylere benzetilmiştir.
Ra'd Suresi 18. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Rablerinin birleyip, O'na itaat çağrısına icabet eden müminler için mükâfatın en güzeli olan cennet vardır. Kendisini birlemeye ve itaat çağrısına icabet etmeyen kâfirler yeryüzü dolusu çeşit çeşit hazineye ve bunun bir katı fazlasına sahip olsalardı ve azaptan kendilerini kurtarmak için bu malların hepsini fidye olarak verme hususunda anlaşılma yapılsaydı bunu hemen kabul ederlerdi. İşte Allah'ın bu davetine icabet etmeyen kâfirler bütün yapmış oldukları kötülüklerden dolayı hesaba çekileceklerdir. Onların varacakları yer cehennemdir. Döşekleri ve kalacakları o ateş ne kötü bir yerdir.