Önceki ayet· 13:6Sonraki ayet· 13:8

Ra'd Suresi 7. Ayet· 13:7

↗ Ra'd suresi
Medeni
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ ءَايَةٞ مِّن رَّبِّهِۦٓۗ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٞۖ وَلِكُلِّ قَوۡمٍ هَادٍ
İnkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen ancak bir uyarıcısın. Her milletin bir yol göstereni vardır
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
İnkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen ancak bir uyarıcısın. Her milletin bir yol göstereni vardır
Elmalılı Hamdi Yazır
O kâfirler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen bir uyarıcıdan başka bir şey değilsin ve her kavim için bir hidayetçi vardır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Küfre sapmış olanlar şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" Sen sadece bir uyarıcısın ve her topluluk için doğruyu ve iyiyi gösteren bir önder vardır.
Süleyman Ateş
İnkar edenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir ayet indirmeli değil miydi?" Sen, ancak bir uyarıcısın, her toplumun bir yol göstericisi vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
And those who disbelieved say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" You are only a warner, and for every people is a guide
Fransızca
Et ceux qui ont mécru disent: «Pourquoi n'a-t-on pas fait descendre sur celui-ci (Muhammad) un miracle venant de son Seigneur?» Tu n'es qu'un avertisseur, et à chaque peuple un guide
İspanyolca
Dicen los que se niegan a creer: "¿Por qué no desciende con él un milagro de su Señor?" [Respóndeles, ¡oh, Mujámmad!,] que tú solo eres un amonestador y que para cada pueblo he enviado un [Profeta como] guía
Rusça
Неверующие говорят: «Почему ему не ниспослано знамение от его Господа?». Воистину, ты - всего лишь предостерегающий увещеватель, и у каждого народа есть наставник
Endonezce
Dan orang-orang kafir berkata, "Mengapa tidak diturunkan kepadanya (Muhammad) suatu tanda (mukjizat) dari Tuhannya?" Sesungguhnya engkau hanyalah seorang pemberi peringatan; dan bagi setiap kaum ada orang yang memberi petunjuk
Bengalce
কাফেররা বলেঃ তাঁর প্রতি তাঁর পালনকর্তার পক্ষ থেকে কোন নিদর্শন অবতীর্ণ হল না কেন? আপনার কাজ তো ভয় প্রদর্শন করাই এবং প্রত্যেক সম্প্রদায়ের জন্যে পথপ্রদর্শক হয়েছে।
Çince
不信道者说:“为什么没有一种迹象,从他的主降临他呢?”你只是一个警告者,每个民族都有一个引导者。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah'ı inkâr edenler - sürekli olarak yüz çeviren ve inatçı olanlar-: "Musa ve İsa'ya indirildiği gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem'e de Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Ancak sen -Ey Resul- Allah'ın azabından insanları korkutmakla görevlisin. Allah'ın sana verdiği mucizelerden başka mucize gösteremezsin. Her topluluk için onlara hak yolu gösteren ve ona çağıran bir peygamber vardır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
7- Küfre sapanlar:“Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için (mutlaka) bir yol gösterici vardır. 7. Yani kâfirler bizzat kendilerinin tayin ettikleri birtakım mucizelerin sana indirilmesini teklif eder ve derler ki:“Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Onlar bu sözlerini Peygamber’in çağrısını kabul etmemeye mazeret gösteriyorlardı. Halbuki Peygamber onlar için bir uyarıcıdır. Onun bu gibi işlerde herhangi bir yetkisi yoktur. Mucizeleri indiren ancak Allah’tır. Bununla birlikte Allah onu, akıl sahipleri için aşikar olan ve gerçekten maksadı hakkı bulmak olan kimselerin kendileri ile hidâyet bulabileceği apaçık delillerle desteklemiştir. Zulüm ve cehalet içerisinde Allah’tan birtakım mucizeler göstermesini isteyen kâfirler bu tür istekleri, tamamen batıl ve yalandır. Çünkü bu gibi kâfirlere hangi mucize gelirse gelsin onlar iman ve itaat etmezler. Çünkü onlar, imanın doğruluğuna dair delil bulunmadığı için iman etmekten yüz çevirmiş değildirler. Aksine onların imandan yüz çevirmeleri, nefislerinin hevası ve arzularının peşinden gitmeleri yüzündendir. “Her kavim için (mutlaka) bir yol gösterici vardır.” Onları hidâyete davet eden ya bir peygamber ya da onlar uyan kimselerden bir yol gösterici mutlaka bulunur. Bunlar ile birlikte sahip oldukları hidâyetin doğruluğuna delil olacak türden deliller ve belgeler de vardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Uyarıcı” diye tercüme ettiğimiz münzir kelimesi “korkulu haber vererek kişiyi o konuda uyaran” anlamında bir sıfattır. Bu anlamda birçok âyette peygamberlerin, özellikle Hz. Peygamber’in vasfı olarak kullanılmıştır (krş. Sâd 38/4, 65; Kaf 50/2; Nâziât 79/45). “Kılavuz” diye çevirdiğimiz hâdî kelimesi ise “yol gösteren, hayır ve mutluluk veren bir hedefe rehberlik eden” mânasına gelir. Kur’an’da birçok yerde Allah’ın ismi olarak “insana hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan akıl, muhâkeme ve zaruri bilgileri veren; ebedî mutluluğunu sağlayacak mânevî yolu ona gösteren” anlamlarında geçen kelime, bu âyette peygamberlerin vasfı olarak kullanılmıştır (bilgi için bk. Bekir Topaloğlu, “Hâdî”, DİA, XV, 9). İnkârcılar, Hz. Muhammed’in Allah tarafından görevlendirilmiş bir peygamber olduğuna dair ondan mûcize istiyorlardı; onların bu tutumu başka âyetlerde de ifade edilmiştir (bk. İsrâ 17/90-93; Furkan 25/7-8). Oysa peygamberin asıl görevi mûcize göstermek değil, insanları uyarmak, yanlışlık, haksızlık ve sapkınlıktan sakındırmaktır. Yüce Allah her topluluğa uyarıcı olarak peygamber göndermiştir (Fâtır 35/24). Allah Teâlâ peygamberlerini mûcizelerle desteklemiş olmakla beraber O izin vermedikçe hiçbir peygamber mûcize gösteremez. Âyetin son bölümü müfessirler tarafından üç şekilde yorumlanmıştır: a) Sen sadece bir uyarıcısın; her topluluğun senin gibi bir yol göstericisi yani peygamberi vardır. Bizim meâlimiz bununla örtüşmektedir. b) Sen sadece bir uyarıcı, aynı zamanda bütün insanlar için bir yol göstericisin. Bu yorum, Kur’an mesajının evrenselliğini vurgulamaktadır. c) Sen sadece sana emanet edilen mesajı tebliğ etmekle görevli bir uyarıcısın, asıl hidayete kavuşturan, yol gösteren ise yalnızca Allah’tır. Hâdî kelimesinin sözlük anlamından hareketle son cümleyi, “Her toplumun yol gösteren önderi, lideri veya davetçisi vardır” şeklinde anlayanlar da olmuştur (Taberî, XIII, 106-109).
Ra'd Suresi 7. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah'ı inkâr edenler - sürekli olarak yüz çeviren ve inatçı olanlar-: "Musa ve İsa'ya indirildiği gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem'e de Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Ancak sen -Ey Resul- Allah'ın azabından insanları korkutmakla görevlisin. Allah'ın sana verdiği mucizelerden başka mucize gösteremezsin. Her topluluk için onlara hak yolu gösteren ve ona çağıran bir peygamber vardır.