Diyanet İşleri
Allah her dişinin rahminde taşıdığını, rahimlerin düşürdüğünü ve alıkoyduğunu bilir. O'nun katında her şey bir ölçüye göredir
Elmalılı Hamdi Yazır
Her dişinin neye gebe olduğunu Allah bilir. Ve rahimler ne eksiltir, ne arttırır, onu da bilir. O'nun katında her şeyin bir ölçüsü vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin neyi eksiltip neyi artıracağı bilir. O'nun katında her şey bir ölçüye bağlıdır.
Süleyman Ateşen ayrışan
Allah, her dişinin neyi yüklendiğini ve Rahimlerin neyi eksiltip artırdığını bilir. Onun yanında her şey, bir miktar iledir.
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yüce Allah her dişinin karnında neyi taşıdığını ve onun hakkındaki her şeyi bilir. Rahimlerde meydana gelen eksikliği, fazlalığı, sağlıklı olanı ve hasta olanı da bilir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın katında her şey bir ölçü iledir, ne artar ne de eksilir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
8- Allah, her dişinin (karnında) ne taşıdığını ve rahimlerin neyi eksiltip neyi artırdığını bilir. Her şey O’nun katında bir ölçü iledir. 9- O, görünmeyeni de görüneni de bilendir, çok büyüktür, yüceler yücesidir. 10- İçinizden sözü gizleyenle açıktan söyleyen, geceleyin gizlenenle gündüzün yolda yürüyen (O’nun için) birdir. 11- O (insanın) önünde ve arkasında onu Allah’ın emri ile nöbetleşe koruyan takipçi (melekler) vardır. Gerçek şu ki bir toplum, kendinde olanı değiştirmedikçe Allah onların halini değiştirmez. Allah, bir topluma kötülük diledi mi artık onun geri çevrilmesine imkân yoktur. (O zaman) onlar için O’ndan başka bir yardımcı da olmaz.
8. Yüce Allah, ilminin kapsamını, her şeyden haberdar oluşunu ve her şeyi bilgisiyle kuşattığını haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Allah” Âdemoğullarından olsun diğer varlıklardan olsun “her dişinin (karnında) ne taşıdığını ve rahimlerin neyi eksiltip” yani ya gebe kalınan yavrunun ölmesi ile yahut zayıf düşmesi ile veya telef olması ile meydana gelecek eksikliği “neyi artırdığını” rahimlerde yer alan ceninlerin büyümesini “bilir. Her şey O’nun katında bir ölçü iledir.” Hepsi de bu ölçünün ne önüne geçer, ne gerisinde kalır. Ne artar, ne eksilir. Ne olursa ancak O’nun hikmet ve ilminin gereği ile olur. 9. Çünkü “O, görünmeyeni de görüneni de bilendir”; Zatı, isimleri ve sıfatları ile “çok büyüktür,” yine zatı, kudreti ve kahr-u galebesi ile bütün mahlukatın üstündedir “yüceler yücesidir.”
10. “İçinizden sözü gizleyenle açıktan söyleyen, geceleyin gizlenenle” yani gece bir yerde saklanan kimse “gündüzün yolda yürüyen (O’nun için) birdir.” Yani gündüzün gizlenip saklanabileceği serabına giren aynıdır. Serab (سرب) ise insanın, ya evinin içi ya da mağara gibi içinde gizlendiği yer demektir.[35]
11. “O” insanın “önünde ve arkasında” gece ve gündüz “nöbetleşe koruyan takipçi (melekler) vardır.” Bunlar, onun bedenini ve ruhunu, ona kötülük yapmak isteyen herkese karşı korudukları gibi, onun amellerini de kayıt altına alırlar. Bu melekler, devamlı onunla birlikte bulunurlar. Böylece Yüce Allah’ın ilmi onu kuşattığı gibi ayrıca O, kullar üzerine işte bu koruyucu melekleri de göndermiştir. Artık o insanların halleri ve amelleri asla gizli-saklı kalmaz ve onlardan hiçbir şey de unutulmaz. “Gerçek şu ki, bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe” imandan küfüre, itaatten masiyete geçmedikçe yahut Allah’ın nimetlerine şükretmeyi bırakıp o nimetlerle azmadıkça “Allah onların halini” için bulundukları nimet, ihsan, rahat ve bol geçimi “değiştirmez.” Onlar hallerini değiştirecek olursa Allah da onları bu iyi hallerinden mahrum bırakır. Aynı şekilde kullar, içlerindeki masiyeti değiştirerek Allah’a itaate dönecek olurlarsa, Allah da onların içinde bulundukları sıkıntıları değiştirip hayır, sevinç, nimet ve rahmete çevirir. “Allah bir topluma kötülük” azap, sıkıntı ve hoşlanmayacakları bir iş “diledi mi” şüphesiz O’nun, o toplum hakkındaki iradesi gerçekleşir ve “artık onun geri çevrilmesine imkân yoktur.” Hiçbir kimse, onları buna karşı savunamaz. “(O zaman) onlar için O’ndan başka bir yardımcı” işlerini üstlenecek ve böylelikle sevdikleri şeyleri kendilerine sağlayacak, hoşlanmadıkları şeyleri de kendilerinden uzaklaştıracak kimseleri “olmaz.” Öyleyse günahkârlar topluluğu, asla geri çevrilmesi mümkün olmayan bir cezanın gelip kendilerini bulması korkusu ile Allah’ın hoşlanmadığı şeyleri sürdürmekten sakınmalıdırlar.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsanların bilgisi sınırlı, eksik ve değişmeye açıktır. Allah’ın ilmi ise sonsuz, tam ve kesindir. İnsanın ana rahmine düşmesinden son nefesine kadar geçireceği hayat safhalarına ait bilgi bakımından da insan bilgisi, ilâhî bilgi ile kıyaslanamayacak kadar eksiktir. “Rahimlerin neyi eksiltip neyi artıracağı” ifadesini müfessirler, “Rahimdeki ceninin yaratılışındaki eksikliği, fazlalığı; sayısını ve kalma süresini yani rahimdeki yavrunun vaktinden önce mi, sonra mı yoksa normal zamanında mı dünyaya geleceğini Allah bilir” şeklinde yorumlamışlardır (Şevkânî, III, 78). Allah katında her şeyin bir ölçüye bağlı olmasından maksat da her şeyin yaratıldığı özel amaca, var olmasının gerektirdiği şartlara ve Allah’ın yaratma planında oynaması öngörülen role uygun olarak yaratılmış olmasıdır (Esed, II, 486; gayb ve şehâdet hakkında bilgi için bk. Bakara 2/3).