Önceki ayet· 13:40Sonraki ayet· 13:42

Ra'd Suresi 41. Ayet· 13:41

↗ Ra'd suresi
Medeni
أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّا نَأۡتِي ٱلۡأَرۡضَ نَنقُصُهَا مِنۡ أَطۡرَافِهَاۚ وَٱللَّهُ يَحۡكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكۡمِهِۦۚ وَهُوَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ
Görmüyorlar mı ki, Biz yeryüzünü etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Hüküm Allah'ındır, O'nun hükmünü takip edip bozacak yoktur. O, hesabı çabuk görür
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Görmüyorlar mı ki, Biz yeryüzünü etrafından gitgide eksiltmekteyiz. Hüküm Allah'ındır, O'nun hükmünü takip edip bozacak yoktur. O, hesabı çabuk görür
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Görmüyorlar mı ki, biz yeri etrafından eksiltip duruyoruz. Allah öyle hükmeder ki, O'nun hükmünü engelleyecek kimse yoktur. O çok hızlı hesap görür.
Yaşar Nuri Öztürk
Görmüyorlar mı ki biz o yerküreye geliyor, onu uçlarından eksiltiyoruz. Allah hükmeder; O'nun hükmünü denetleyecek de yoktur. Hesabı çok çabuk görür O.
Süleyman Ateşen ayrışan
Bizim o toprağa gelip nasıl onu, uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? Hüküm veren Allah'tır. O'nun hükmünün ardına düşüp onu iptal edecek yoktur. O, hesabı çabuk görendir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
Have they not seen that We set upon the land, reducing it from its borders? And Allah decides; there is no adjuster of His decision. And He is swift in account
Fransızca
Ne voient-ils pas que Nous frappons la terre et que Nous la réduisons de tous côtés? C'est Allah qui juge et personne ne peut s'opposer à Son jugement, et Il est prompt à régler les comptes
İspanyolca
¿Acaso no vieron que Yo decreté que fueran perdiendo territorio a manos de los creyentes? Cuando Dios decide algo nadie lo puede impedir. Él es rápido en ajustar cuentas
Rusça
Разве они (неверующие) не видят, как Мы постепенно уменьшаем землю по краям (отдаем ее во владение верующим)? Аллах принимает решения, и никто не отменит Его решения. Он скор в расчете
Endonezce
Dan apakah mereka tidak melihat bahwa Kami mendatangi daerah-daerah (orang yang ingkar kepada Allah), lalu Kami kurangi (daerah-daerah) itu (sedikit demi sedikit) dari tepi-tepinya? Dan Allah menetapkan hukum (menurut kehendak-Nya), tidak ada yang dapat menolak ketetapan-Nya; Dia Mahacepat perhitungan-Nya
Bengalce
তারা কি দেখে না যে, আমি তাদের দেশকে চতুর্দিক থেকে সমানে সঙ্কুচিত করে আসছি? আল্লাহ নির্দেশ দেন। তাঁর নির্দেশকে পশ্চাতে নিক্ষেপকারী কেউ নেই। তিনি দ্রুত হিসাব গ্রহণ করেন।
Çince
难道他们不知道吗?我到他们的地方来缩小他们的边境。安拉自由判决,任何人不能反抗其判决。他是清算神速的主。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu kâfirler küfür diyarına gelip Müslümanların oraları fethetmesi ve İslam'ın yayılması ile onu etrafından eksiltip, küçülttüğümüzü görmediler mi? Yüce Allah kulları arasında dilediği gibi hükmeder ve takdir eder. O'nun arkasından hiç kimse O'nun hükmünü iptal edemez, değiştiremez ve tebdil edemez. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- hesabı çabuk görendir. Bir günde öncekilerin ve sonrakilerin hesabını görür.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
40- Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de yahut (bundan önce) senin ruhunu alsak da sana düşen ancak tebliğdir. Hesap görmek ise yalnız Bize aittir. 41- Görmediler mi ki Biz yeryüzüne geliyoruz da onu etrafından eksiltiyoruz. Allah hükmeder, O’nun hükmünü kovuşturup bozacak hiç kimse yoktur. O, hesabı pek çabuk görendir. 40. Yüce Allah peygamberi Muhammed’e sallallahu aleyhi ve sellem hitaben şöyle buyurmaktadır: Onlara vaad olunan azabın gelip çatması hususunda onlar hakkında acele etme. Çünkü onlar eğer bu azgınlık ve tutumlarını sürdürecek olurlarsa tehdit olundukları azabın onları gelip bulması kaçınılmaz bir şeydir. “Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını” dünyada “sana göstersek de” böylelikle senin gözün de aydın olsa “yahut (bundan önce) senin ruhunu” onlara bu azap isabet etmeden önce “alsak da sana düşen ancak tebliğdir.” İnsanlara vahyi açıklamaktır. Azap konusu senin işin değildir. “Hesap görmek ise yalnız Bize aittir.” İnsanların üzerlerindeki sorumluluklarından neler yaptıkları yahut neyi yapmadıkları konusunda onları hesaba çekip mükâfat vermek yahut cezalandırmak bizim işimizdir. 41. Daha sonra Yüce Allah yalanlayanları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:“Görmediler mi ki Biz arza geliyoruz da onu etrafından eksiltip duruyoruz.” Bir görüşe göre bu, yalanlayanların helak edilmesi ve zalimlerin kökten imha edilmesi ile olmaktadır. Bir görüşe göre de müşriklerin ülkelerinin (Müslümanlar tarafından) fethedilmesi, mal ve sayılarının azaltılması ile olur. Bunun dışında başka görüşler de ileri sürülmüştür. Allah daha iyi bilir ama kuvvetli olan görüş, bundan kastın şu olduğudur: Bu yalanlayıcıların ülkelerinin fethedilip ele geçirilmesini Yüce Allah müyesser kılar. Oranın çeşitli yerlerine türlü musibetler yağdırır. Bundaki amaç da bu eksiltme onları tamamı ile ortadan kaldırmadan ve Allah, hiçbir kimsenin geri çeviremeyeceği azabı başlarına getirmeden önce onları uyarmaktır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Allah hükmeder, O’nun hükmünü kovuşturup bozacak hiç kimse yoktur.” Bunun kapsamına Yüce Allah’ın hem şer’î hükmü, hem kaderî hükmü, hem de cezaî hükmü girer. Yüce Allah’ın vermiş olduğu bütün bu hükümler, son derece hikmetli ve sağlamdır. Bunlarda herhangi bir tutarsızlık, bir eksiklik bulunmaz. Aksine bunlar, adalet esasına dayalıdır ve övgüye layıktır. Hiç kimse bunları bozamaz. Bunların tenkit edilebilecek bir yönü de yoktur. Başkalarının hükmü ise böyle değildir. Çünkü başka hükümler, doğruya isabet ettirebilir de ettiremeyebilir de. “O, hesabı pek çabuk görendir.” Yani azabı çabuk istemesinler. Çünkü gelecek olan her şey, yakın demektir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Yerin etrafının eksiltilmesi” ifadesini müfessirler hakikat ve mecaz olmak üzere başlıca iki şekilde yorumlamışlardır: ☼a) Hakikat anlamına göre yerin etrafından eksiltilmesi, “yağmur, sel, rüzgâr, deprem ve benzeri tabiat güçlerinin etkisiyle toprağın yerinden kayması, dağ ve tepelerin aşınması”dır (erozyon). ☼b) Mecazi anlamda ise “inkârcıların ülkelerinin fethi ile onların topraklarının azalması”dır. Bunların dışında âyeti, imar edilmiş ülkelerin harap olması, ülke halkının helâk olması, ileri gelenlerin, önderlerin ve ilim adamlarının yok olması, toprağın ürünlerinin eksilmesi gibi başka anlamlarda yorumlayanlar da olmuştur (Şevkânî, III, 102). Râzî’ye göre bundan maksat, yeryüzünde tâlihin değişmesidir yani başarı ve yükselişin çöküşe, hayatın ölüme, gurur ve ihtişamın aşağılanmaya, kemalin acze ve eksikliğe dönmesi, birinin diğeri ile yer değiştirmesidir (XIX, 67). İşte bunların hepsi Allah’ın hükmü olup evrende O’ndan başka hiç kimsenin hükmü geçerli değildir.
Ra'd Suresi 41. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Bu kâfirler küfür diyarına gelip Müslümanların oraları fethetmesi ve İslam'ın yayılması ile onu etrafından eksiltip, küçülttüğümüzü görmediler mi? Yüce Allah kulları arasında dilediği gibi hükmeder ve takdir eder. O'nun arkasından hiç kimse O'nun hükmünü iptal edemez, değiştiremez ve tebdil edemez. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- hesabı çabuk görendir. Bir günde öncekilerin ve sonrakilerin hesabını görür.