Önceki ayet· 7:179Sonraki ayet· 7:181

A'râf Suresi 180. Ayet· 7:180

↗ A'râf suresi
Mekki
وَلِلَّهِ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰ فَٱدۡعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُواْ ٱلَّذِينَ يُلۡحِدُونَ فِيٓ أَسۡمَـٰٓئِهِۦۚ سَيُجۡزَوۡنَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
En güzel isimler Allah'ındır, O'na o isimlerle dua edin, O'nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
En güzel isimler Allah'ındır, O'na o isimlerle dua edin, O'nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Oysa en güzel isimler Allah'ındır. Bundan dolayı Allah'a onlarla dua edin. Onun isimlerinde sapıklık eden mülhidleri (inkârcıları) terkedin. Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
En güzel isimler/Esmâül Hüsna Allah'ındır; O'na onlarla dua edin. O'nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettikleinin cezasını çekeceklerdir.
Süleyman Ateş
En güzel isimler Allah'ındır. O halde O'na o (güzel isim)lerle du'a edin ve O'nun isimleri hakkında eğriliğe sapanları bırakın; onlar yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
And to Allah belong the best names, so invoke Him by them. And leave [the company of] those who practice deviation concerning His names. They will be recompensed for what they have been doing
Fransızca
C'est à Allah qu'appartiennent les noms les plus beaux. Invoquez-Le par ces noms et laissez ceux qui profanent Ses noms: ils seront rétribués pour ce qu'ils ont fait
İspanyolca
A Dios pertenecen los nombres más sublimes, invócalo a través de ellos, y apártate de quienes los niegan. Serán castigados por lo que hicieron
Rusça
У Аллаха - самые прекрасные имена. Посему взывайте к Нему посредством их и оставьте тех, которые уклоняются от истины в отношении Его имен. Они непременно получат воздаяние за то, что совершали
Endonezce
Dan Allah memiliki Asmāul Ḥusnā (nama-nama yang terbaik), maka bermohonlah kepada-Nya dengan menyebut Asmāul Ḥusnā itu dan tinggalkanlah orang-orang yang menyalahartikan nama-nama-Nya351) Mereka kelak akan mendapat balasan terhadap apa yang telah mereka kerjakan
Bengalce
আর আল্লাহর জন্য রয়েছে সব উত্তম নাম। কাজেই সে নাম ধরেই তাঁকে ডাক। আর তাদেরকে বর্জন কর, যারা তাঁর নামের ব্যাপারে বাঁকা পথে চলে। তারা নিজেদের কৃতকর্মের ফল শীঘ্রই পাবে।
Çince
安拉有许多极美的名号,故你们要用那些名号呼吁他。妄用安拉的名号者,你们可以置之不理,他们将受自己行为的报酬。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın celâline ve kemaline delalet eden güzel isimleri vardır. İstediğiniz taleplerinizi bu isimlerle Allah'a tevessül ederek isteyiniz ve bunlarla Allah'ı övüp methediniz. Bu isimleri Yüce Allah'tan başkasına sarf ederek, O'ndan nefyederek, manasını tahrif ederek veya başkasını bu isimlerle Allah'a benzeterek haktan meyledip, sapanlardan uzak dur. Bu isimlerle haktan meyledenleri yaptıklarından dolayı elem verici azapla cezalandıracağız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
180- En güzel isimler Allah’ındır, o halde O’na bunlarla dua edin. O’nun isimlerinde eğriliğe sapanları terk edin. Onlar yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir. 180. Burada, Yüce Allah’ın muazzam celali ve vasıflarının genişliği beyan edilmektedir. Şöyle ki en güzel isimler yalnız O’nundur. Yani her güzel isim O’nundur. İsmin güzelliğinin ölçüsü de şudur: Büyük bir kemâl sıfatına delalet eden her isim güzel isimdir ve bu yönüyle güzel isim olmuştur. Eğer bu isimler sıfata delalet etmez de sadece özel isim olursa güzel isimlerden olmaz. Aynı şekilde bir sıfata delalet etmekle birlikte bu, kemâl sıfatı olmazsa, aksine ya eksiklik belirten bir sıfat yahut da hem övmeye hem de yermeye müsait bir sıfat olursa o da güzel isimlerden olmaz. Yüce Allah’ın her bir ismi, o ismin türediği sıfatın tüm içeriğine delalet eder ve onun manalarını tümüyle kuşatır. Mesela Yüce Allah’ın genel ve bütün varlıkları kuşatan bir ilme sahip olduğuna delâlet eden “el-Alîm” ismi böyledir. Yerde olsun, gökte olsun, zerre ağırlığı kadar hiçbir şey O’nun bilgisi dışında değildir. Aynı şekilde büyük bir rahmete delâlet eden “er-Rahîm” ismi de böyledir. Yüce Allah’ın hiçbir şey tarafından aciz bırakılmayan kapsamlı bir kudretinin bulunduğuna delâlet eden “el-Kadir” ismi de bu şekildedir. Diğer bütün isimleri de böyledir. Bu isimlerin “güzel” olmasının tamamlayıcı bir unsuru da Yüce Allah’a ancak bunlarla dua edilmesidir. İşte bundan dolayı Yüce Allah:“O halde O’na bunlarla dua edin” buyurmaktadır. Bu dua hem ibadet olan duayı, hem de Allah’tan dilekte bulunma anlamındaki duayı kapsar. İstenen her bir şey, o şeye uygun düşen isim ile dua edilerek istenir. Mesela dua eden bir kimse, “Allah’ım bana mağfiret buyur, bana merhamet buyur, çünkü sen Ğafursun, Rahimsin. Ey tevbeleri kabul eden Tevvab, tevbemi kabul buyur; ey Rezzak olan, bana rızık ver, ey Latif olan, bana lütfet” vb. şekillerde dua etmelidir. “Onun isimlerinde eğriliğe sapanları terk edin. Onlar yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.” Yani onlar Allah’ın isimlerinde eğriliğe sapmalarına karşılık olarak ceza ve azap ile karşılaşacaklardır. “Eğriliğe sapma”nın (الإلحاد) gerçek mahiyeti, bunları asıl maksatlarından saptırıp uzaklaştırmaktır. Bu da ya bu isimlerin onlara layık olmayan kimselere ad olarak verilmesi ile olur, mesela müşriklerin bunları uydurma ilahlarına ad olarak vermesi gibi. Ya da bunların anlamları ret ve tahrif edilerek onlara Allah’ın da Rasûlü’nün de murad etmediği manalar vermek sureti ile olur. Yahut da bu isimlerin içerdiği manalara başkalarının da benzetilmesi (teşbih) suretiyle olur. O halde hem bu isimler konusunda eğriliğe sapmaktan sakınmak hem de bu isimlerde eğriliğe sapanlardan uzak durmak gerekir. Sahih bir hadiste Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu sabit olmuştur:“Yüce Allah’ın doksan dokuz ismi vardır ki her kim bunları ezberleyip bellerse Cennete girer.”[12]
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“En güzel isimler” diye çevirdiğimiz esmâ-i hüsnâ (el-esmâü’l-hüsnâ), “Allah Teâlâ’nın hepsi de en güzel ve en mükemmel olan niteliklerine, özelliklerine delâlet eden isimleri” anlamına gelir. Buna göre Allah’ın sıfatlarını ifade eden kelimeler de esmâ-i hüsnâ içine girmektedir. Bu anlamda sadece Kur’an-ı Kerîm’de Allah’ın 100’den fazla ismi yer almakta; ayrıca hadislerde O’na başka isimler de nisbet edilmektedir. Esmâ-i hüsnâ deyimi geniş anlamıyla bütün bu isimleri ve sıfatları içine almakla birlikte terim olarak daha çok –bir hadiste topluca zikredilen– doksan dokuz ismi kapsadığı kabul edilir (Buhârî, “Tevhîd”, 12; Müslim, “Zikir”, 5). Bu âyette ve “el-esmâü’l-hüsnâ” deyiminin geçtiği diğer âyetlerde (İsrâ 17/110; Tâhâ 20/8; Haşr 59/24) Allah’ın isimlerinin ve sıfatlarının güzellikle nitelendirilmesinin sebebi konusunda Ebû Bekir İbnü’l-Arabî şu görüşleri ileri sürmektedir: 1. Bu isimler, Allah hakkında yücelik ve aşkınlık ifade eder, kullarda da saygı hissi uyandırır. 2. Zikir ve dua olarak okunduğunda kabule vesile olur, sevap kazandırır. 3. Kalplere huzur verir, rahmet ümidi aşılar. 4. En yüce varlık olan Allah’ın isimlerini, anlamlarını kavrayarak okumak, okuyanın değerini de yüceltir. 5. Bu isimler Allah hakkında zorunlu, mümkün ve imkânsız olan inançları ve kanaatleri ifade ettiği için bu isimleri bilip okumak doğru inancın oluşmasına da katkıda bulunur. Kur’an-ı Kerîm’de Allah’ın zâtına –bazan ardarda sıralanarak– birçok isim nisbet edilmiştir. Ancak bu tür kelimeler ve kavramlar, hakkında kullanıldıkları varlığın kendisi değil, O’nun hatırlatıcısı ve kısmen tanıtıcısı durumundadır. İslâm bilginlerinin birçoğu “İsim müsemmânın gayrıdır” derken bunu anlatmak istemişlerdir. Bizim kullandığımız kelimeler Allah’ın yüce zâtını aynıyla ifade etmez; esasen insan zihni Allah’ı kuşatıcı bir tamlıkta kavramaktan âciz olduğu için O’nun hakkında kullandığı isimlerin ve sıfatların bize anlattıkları da sınırlıdır. Ama bütün bu kelimelerle ifade edilmek istenen de hep O’dur. Ayrıca Kur’an’da ve hadislerde yüce Allah özellikle bu isimlerle anıldığı için bunlar Allah hakkında kullanıldığında daima aşkın anlamlar içerir; onun için müminin bunları telaffuz etmesi zikir, tesbih, dua gibi kelimelerle ifade edilen bir ibadet değeri taşır. Birçok hadis mecmuasında yer alan (bk. Wensinck, Miftâhu künûzi’s-sünne, “İsm” md.) bir hadiste Hz. Peygamber, Allah’ın doksan dokuz isminin bulunduğunu, bunları ezberleyip benimseyen (anlamlarını öğrenip bu isimlerin telkin ettiği inancı özümseyen) kimselerin cennete gireceğini müjdelemiştir. Esmâ-i hüsnânın neler olduğu ve sayısı hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Ayrıca Tirmizî ve İbn Mâce’nin Sünen’lerinde (Tirmizî, “Da‘avât”, 83; İbn Mâce, “Duâ”, 10) bu açıklamadan sonra doksan dokuz ismin listesi de verilmiştir. Ancak bu rivayette geçen isimlerin bazıları Kur’an-ı Kerîm’de bulunmamaktadır, bu sebeple bazı âlimler anılan iki kaynaktaki listenin hadisin aslından olmayıp râvinin kişisel tesbiti ve eklemesi olduğunu savunmuşlardır. İbn Hacer el-Askalânî, Kur’an-ı Kerîm’deki isimlerden yeni bir doksan dokuz esmâ-i hüsnâ listesi oluşturmuştur. Konumuz olan âyette kalbini yani aklını, diğer duyu ve bilgi vasıtalarını veriliş amacına uygun ve sağlıklı kullananların ulaşacağı doğru tanrı inancının özet bir ifadesi yer almaktadır. Buna göre “En güzel isimler Allah’ındır.” Şu halde insan, bu isimlerle Allah’a yakarışta bulunmalı, yalnız Allah’a verilebilecek olan bu güzel isimleri O’ndan başkasına vermemeli, yani başka hiçbir şeyi O’na denk tutmamalı, Allah’tan başkasını tanrısal bir yücelikte görmemelidir. Fakat insanlar arasında Allah’ın isimleri hakkında inkâra sapanlar da bulunmaktadır. Burada “inkâr” kelimesiyle çevirdiğimiz ilhâd, “haktan sapmak, itidalden ayrılmak” anlamına gelir. Kelimenin bu âyetteki anlamının üç noktada yoğunlaştığı anlaşılmaktadır: a) Bu isimleri ancak Allah hakkında kullanılması gereken anlamlarıyla Allah’tan başkası için kullanmak. b) Allah’ı, baba oğul gibi sadece yaratılmışlara özgü isim ve sıfatlarla anmak. c) Allah’ın isimlerini tamamen inkâr etmek veya böyle bir sonuç doğuracak şekilde te’vil ve tahrif etmek (Taberî, IX, 133-134; Râzî, XV, 71-72. Esmâ-i hüsnâ hakkında geniş bilgi için bk. Topaloğlu, “Esmâ-i hüsnâ”, DİA, XI, 404-418). Âyette bu şekilde Allah’ın yetkinlik ve aşkınlığının, zatına mahsus en üstün niteliklerinin ifadeleri olan güzel isimlerini gerçek anlamlarından saptıranlar kınanmakta, onların bu kötü niyetli tutumlarının cezasını görecekleri uyarısında bulunulmaktadır. Bu âyet, inkârcıların ve müşriklerin ulûhiyyetle ilgili inançlarının bozukluğunu göstermesi yanında; bazı insanların riyâ, tabasbus, aşırı hayranlık, saygı, çıkar sağlama veya başka bir sebeple yönetici, lider, kahraman, şeyh gibi bazı kişileri överken iltifatın dozunu kaçırarak, övdüğü kişiyi âdeta tanrısal bir konumda gösteren ifadeler kullanmaları konusunda da önemli ve yararlı bir uyarı değeri taşımaktadır.
A'râf Suresi 180. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın celâline ve kemaline delalet eden güzel isimleri vardır. İstediğiniz taleplerinizi bu isimlerle Allah'a tevessül ederek isteyiniz ve bunlarla Allah'ı övüp methediniz. Bu isimleri Yüce Allah'tan başkasına sarf ederek, O'ndan nefyederek, manasını tahrif ederek veya başkasını bu isimlerle Allah'a benzeterek haktan meyledip, sapanlardan uzak dur. Bu isimlerle haktan meyledenleri yaptıklarından dolayı elem verici azapla cezalandıracağız.