Önceki ayet· 59:23Sonraki ayet· 60:1

Haşr Suresi 24. Ayet· 59:24

↗ Haşr suresi
Medeni
هُوَ ٱللَّهُ ٱلۡخَٰلِقُ ٱلۡبَارِئُ ٱلۡمُصَوِّرُۖ لَهُ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
O, vareden, güzel yaratan, yarattıklarına şekil veren, en güzel adlar kendisinin olan Allah'tır. Göklerde ve yerde olanlar O'nu tesbih ederler. O güçlüdür, Hakim'dir
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
O, vareden, güzel yaratan, yarattıklarına şekil veren, en güzel adlar kendisinin olan Allah'tır. Göklerde ve yerde olanlar O'nu tesbih ederler. O güçlüdür, Hakim'dir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şânını yüceltmektedirler. O, gâlib olan, her şeyi hikmeti uyarınca yapandır.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah'tır O! Haalik, Bâri', Musavvir'dir O! En güzel isimler/Esmâül Hüsna O'nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa O'nu tespih eder. Azîz'dir O, Hakîm'dir.
Süleyman Ateş
O, yaratan, var eden, (varlığa getirdiklerine) biçim veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde bulunanların hepsi O'nun ululuğunu anarlar. O, aziz (mutlak galip), hakim(hükümdar, herşeyi hikmetle yapan)dır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 10.3%
İngilizce
He is Allah, the Creator, the Inventor, the Fashioner; to Him belong the best names. Whatever is in the heavens and earth is exalting Him. And He is the Exalted in Might, the Wise
Fransızca
C'est Lui Allah, le Créateur, Celui qui donne un commencement à toute chose, le Formateur. A Lui les plus beaux noms. Tout ce qui est dans les cieux et la terre Le glorifie. Et c'est Lui le Puissant, le Sage
İspanyolca
Él es Al-lah, el Creador, el Iniciador y el Formador. Suyos son los nombres más sublimes. Todo cuanto existe en los cielos y en la Tierra Lo glorifica. Él es el Poderoso, el Sabio
Rusça
Он - Аллах, Творец, Создатель, Дарующий облик. У Него - самые прекрасные имена. Славит Его то, что на небесах и на земле. Он - Могущественный, Мудрый
Endonezce
Dialah Allah Yang Menciptakan, Yang Mengadakan, Yang Membentuk Rupa, Dia memiliki nama-nama yang indah. Apa yang di langit dan di bumi bertasbih kepada-Nya. Dan Dialah Yang Mahaperkasa, Mahabijaksana
Bengalce
তিনিই আল্লাহ তা’আলা, স্রষ্টা, উদ্ভাবক, রূপদাতা, উত্তম নাম সমূহ তাঁরই। নভোমন্ডলে ও ভূমন্ডলে যা কিছু আছে, সবই তাঁর পবিত্রতা ঘোষণা করে। তিনি পরাক্রান্ত প্রজ্ঞাময়।
Çince
他是安拉,是创造者,是造化者,是赋形者,他有许多极美的称号,凡在天地间的,都赞颂他,他是万能的,是至睿的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O Allah, her şeyi yaratan, yoktan var eden ve yarattıklarına dilediği gibi şekil verendir. En yüce sıfatları ihtiva eden en güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu her türlü eksiklikten tenzih eder. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
22- O, kendisinden başka hiçbir (hak) ilâh olmayan Allah'tır. Gaybı/görünmeyeni de görüneni de bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir. 23- O, kendisinden başka hiçbir (hak) ilâh olmayan Allah'tır. Meliktir, Kuddûstür, Selâmdır, Mü’mindir, Müheymindir, Azizdir, Cebbardır, Mütekebbirdir. Allah, onların ortak koşmalarından/koştuklarından münezzehtir. 24- O, Hâlık, Bâri ve Musavvir olan Allah’tır. En güzel isimler yalnız O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar hep O’nu tesbih eder. O Azîzdir, Hakîmdir. 22. Bu âyet-i kerimeler, Allah’ın güzel isimlerinden ve üstün sıfatlarından şânları büyük, delil olma özellikleri harikulade olan pek çoğunu içermektedir. Yüce Allah, bize kendisinden başka hiçbir hak ilâh bulunmadığını, yegane ma’bud ve gönülden sevilmesi gereken zatın kendisi olduğunu haber vermektedir. Bunun sebebi, O’nun kemâlinin büyüklüğü, ihsanının kapsayıcılığı ve her şeyi kendisinin çekip çevirmesidir. O’nun dışındaki her bir ilâh batıldır, sahtedir. Zerre ağırlığı kadar dahi ibadete layık değildir. Çünkü muhtaçtır, âcizdir, eksiktir. Ne kendisine, ne de başkasına en ufak bir fayda sağlayamaz. Daha sonra Yüce Allah, zatını insanların gördüğü ve göremediği her şeyi kuşatan ve her şeyi kapsayan büyük bir bilgiye sahip olmakla nitelendirmektedir. Sonra da her şeyi kuşatan ve her bir canlıya ulaşan rahmetinin genelliğini dile getirmektedir. 23. Sonra Yüce Allah, yine ulûhiyetinin her şeyi kapsadığını ve yegane ilâhın kendisi olduğunu tekrarlamakta, Melik olduğunu, yani bütün her şeye mutlak olarak kendisinin mâlik ve egemen olduğunu bildirmektedir. Ulvi ve süfli âleme, onlarda bulunan bütün varlıklara sadece O sahiptir. Hepsi Yüce Allah’ın mülküdürler, O’na muhtaçtırlar, O’nun tarafından idare olunmaktadırlar. “Kuddûstür, Selâmdır.” Yani her türlü kusurdan ve eksiklikten uzak, tazim olunan, şanı yüceltilen, takdîs edilendir. Çünkü “Kuddûs”, her türlü eksiklikten münezzeh olduğuna, sıfat ve celalinde ta’zime layık olduğuna delildir. "Mü’mindir.” Rasûllerini ve peygamberlerini getirdikleri apaçık âyetlerle, kesin belgelerle, açık ve seçik delillerle doğrulayandır, tasdik edendir. [Müheymindir; bütün yaratılmışları ve yaptıkları amelleri gören ve gözetendir.]“Azîzdir.” Kimse O’nu yenik düşüremez, kimse O’na karşı koyamaz. Aksine her şeyi emrinin altına alan O’dur. Her şey O’na boyun eğmiştir. “Cebbârdır.” Bütün kulları emri altına almıştır. Bütün mahlukat, O’na boyun eğip itaat etmiştir. Kırık kalplilerin kalbini onaran, kalbini zengin kılan O’dur. "Mütekebbirdir.” Büyüklük ve azamet yalnız O’nundur. Her türlü kusurdan, zulüm ve haksızlıktan münezzehtir. "Allah, onların ortak koşmalarından/koştuklarından münezzehtir.” Bu ise Allah’a ortak koşan, O’na karşı çıkan herkesin Allah’ı nitelendirdiği her türlü sıfattan genel olarak O’nun tenzih edilmesini ifade eder. 24. “O, Hâlık” her şeyi yaratan “Bâri”, bütün varlıklrı yoktan var eden “Musavvir” suret ve şekli olan bütün varlıklara suret veren “Allah’tır” Bütün bu isimler, yaratma, idare ve takdir etmekle alakalıdır. Bütün bunlar, yalnız Yüce Allah’a aittir ve bunlarda hiçbir kimse O’na ortak değildir. "En güzel isimler yalnız O’nundur.” Kendisinden başka hiçbir kimsenin bilemediği ve sayamadığı kadar çok isimleri vardır. Bütün bu isimlerin hepsi de en güzel isimlerdir, yani kemâl sıfatlara hatta sıfatların en mükemmellerine ve en yücelerine delildirler. Bunların hiçbirisinde hiçbir bakımdan eksiklik yoktur. Bunların bir güzelliği de şudur: Yüce Allah, bu isimleri sever, bunları sevenleri de sever. O, kullarının bu isimlerle kendisine dua etmelerini ve bunları anarak kendisinden dilekte bulunmalarını da sever. Kemâlinin, güzel isimlerin ve yüce sıfatların yalnız kendisine ait olmasının bir tecellisi de şudur: Göklerde ve yerde bulunanların hepsi sürekli olarak O’na muhtaçtırlar. Hamd ile O’nu tesbih ederler. İhtiyaçlarını O’ndan isterler. O da lütuf ve keremi ile rahmet ve hikmetinin gerektirdiklerini onlara verir. "O Azîzdir, Hakîmdir.” Ne isterse o olur, hikmet ve maslahatı olmayan hiçbir şey de yaratmaz. Haşr Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd, yalnız Allah’adır. ***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Cenâb-ı Hak, “Allah” ismini en başa koyarak kendisinin bazı isim ve sıfatlarını özellikle anmakta, ardından en güzel isimlerin kendisine ait olduğunu hatırlatmaktadır. Kulluk bilincine erişmiş olanların taşıması gereken Allah korkusuna değinen 21. âyetin açıklaması mahiyetindeki bu âyetlerde bile önce Allah Teâlâ’nın birliğine, sonra ilminin sınırsızlığına, hemen bunların ardından da rahmet ve şefkatinin enginliğine yer verilmesi, Yüce Rabbimizi diğer isim ve sıfatlarını da unutmadan, ama her şeyden önce sevgi, şefkat ve bağışlayıcılık nitelikleriyle düşünmemiz ve bizim de bütün yaratılmışlara karşı bu tavrı öncelememiz gerektiğini gösterme açısından dikkat çekicidir. “En güzel isimler” diye çevirdiğimiz 24. âyetteki esmâ-i hüsnâ terimi, “Allah Teâlâ’nın en güzel niteliklerine ve en mükemmel anlamlara delâlet eden isimleri” demektir (bilgi için bk. A‘râf 7/180; “Allah” hakkında bk. Bakara 2/255; “Rahmân” ve “rahîm” hakkında bk. Fâtiha 1/1). Genellikle birden fazla mâna ile açıklanan esmâ-i hüsnâdan 23-24. âyetlerde geçenler için verilen başlıca anlamlar şöyledir: a) Melik: Egemenliğin mutlak sahibi, görünen ve görünmeyen âlemlerin yegâne mâliki, b) Kuddûs: Her türlü eksiklikten uzak, mutlak kemal sahibi, yaratılmışların tasavvur ve tasvirine sığmaz, kutsî, c) Selâm: Esenlik kaynağı, esenlik veren, selâmete çıkaran, d) Mü’min: Güven sağlayan, kendisine güvenilen, vaadine itimat edilen, gönlünü imana açanlara iman veren, kendisine güvenenleri korkudan emin kılan, e) Müheymin: Görüp gözeten, yöneten ve denetleyen, evrenin mutlak hâkim ve yöneticisi, f) Azîz: Üstün, yenilmeyen, mutlak güç sahibi, yegâne galip, izzet ve şanın asıl sahibi ve kaynağı, g) Cebbâr: İradesine sınır olmayan, murat ettiğini her durumda icra edebilen, hükmüne ve etkisine karşı direnilemeyen, yaratılmışların halini iyileştiren, yaraları saran, dertlere derman olan, erişilemez, yüceler yücesi, güç ve azamet sahibi, h) Mütekebbir: Büyüklüğü apaçık olan, azametini ortaya koyan, büyüklük ancak kendisine yaraşan, büyüklükte eşi olmayan, ı) Hâlik: Takdir ettiği gibi yaratan, i) Bâri’: Örneği olmadan yaratan, yaratmanın bütün evrelerindeki inceliklerin asıl kaynağı, j) Musavvir: Biçim ve özellik veren, yarattıklarının maddî ve mânevî, duyularla algılanan ve algılanamayan bütün şekil ve hususiyetlerini belirleyen, k) Hakîm: Bütün işleri ve buyrukları yerli yerince olan, hüküm ve hikmet sahibi. Sûre –ilk âyetinde olduğu gibi– göklerde ve yerde bulunanların hepsinin Allah’ı tesbih ettiği, O’nun azîz ve hakîm olduğu belirtilerek sona ermektedir.
Haşr Suresi 24. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O Allah, her şeyi yaratan, yoktan var eden ve yarattıklarına dilediği gibi şekil verendir. En yüce sıfatları ihtiva eden en güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu her türlü eksiklikten tenzih eder. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.