Önceki ayet· 43:66Sonraki ayet· 43:68

Zuhruf Suresi 67. Ayet· 43:67

↗ Zuhruf suresi
Mekki
ٱلۡأَخِلَّآءُ يَوۡمَئِذِۭ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلۡمُتَّقِينَ
O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
O gün Allah'tan korkanlar hariç dost olanlar birbirlerine düşmandırlar.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Dostlar o gün birbirine düşman kesilirler. Ancak takvaya sarılanlar böyle değildir.
Süleyman Ateş
O gün, korunanlar dışında, dostlar birbirine düşmandır. (Onlara alemlerin Rabbi şöyle hitabeder):
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.8%
İngilizce
Close friends, that Day, will be enemies to each other, except for the righteous
Fransızca
Les amis, ce jour-là, seront ennemis les uns des autres; excepté les pieux
İspanyolca
Ese día los amigos serán enemigos unos de otros, excepto los que hayan tenido temor de Dios
Rusça
В тот день врагами станут все любящие друзья, кроме богобоязненных
Endonezce
Teman-teman karib pada hari itu saling bermusuhan satu sama lain, kecuali mereka yang bertakwa
Bengalce
বন্ধুবর্গ সেদিন একে অপরের শত্রু হবে, তবে খোদাভীরুরা নয়।
Çince
在那日,一般朋友将互相仇视,惟敬畏者则不然。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Küfür ve sapıklık üzerine dost olup samimi olanlar kıyamet gününde birbirlerine düşman olurlar. Ancak Allah'ın emirlerine uyan ve yasaklarından sakınanların dostluğu ise hiç kesintiye uğramaz, daimîdir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
66- Onlar ille de kıyametin hiç farkında değillerken kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? 67- O gün dostlar birbirlerine düşmandır. Ancak takvâ sahipleri müstesnâ. 68- “Ey kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.” 69- “(Ne mutlu size ki) âyetlerimize iman eden ve (Allah'a) teslim olmuş kimseler (idiniz). 70- “Siz de eşleriniz de sevinç içerisinde girin cennete!” 71- Altın tepsiler ve kadehler (onlara ikram edilmek üzere) etraflarında dolaştırılır. Orada canların çektiği ve gözlerin zevk aldığı her şey vardır. Hem sizler orada ebedi kalacaksınız. 72- İşte bu cennet, yaptığınız ameller sebebiyle size miras verilmiştir. 73- Sizin için orada pek çok meyveler vardır. Siz onlardan yersiniz. 66. “Onlar” yani yalanlayanlar “ille de kıyametin hiç farkında değillerken kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?” O geleceği vakit, onu ve onun gerçekleşeceğine dair haber getirenleri yalanlayanların hallerini hiç sorma! 67. “O gün” Kıyamet günü “dostlar” küfür, yalanlamak ve Allah’a isyan üzere birbirleri ile dostluk edenler “birbirlerine düşmandır.” Çünkü dünyadaki dostluk ve sevgileri Allah için değildi, o nedenle Kıyamet gününde dostlukları düşmanlığa dönüşecektir. “Ancak takvâ sahipleri” şirkten ve masiyetlerden sakınanlar “müstesnâ.” Onlar, kendi rızası için birbirlerini sevdikleri zatın varlığı devam edeceğinden sevgileri de devam edecektir, kesintiye uğramayacaktır. 68. Yüce Allah, takvâ sahiplerinin mükâfatını, Kendisinin kıyamet gününde onlara kalplerini sevince boğacak, kendilerinden her türlü afet ve kötülüğü uzaklaştıracak bir mahiyette sesleneceğini söz konusu ederek şöyle buyuracaktır:“Ey kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de” Bundan sonra karşılaşacağınız hususlarda size herhangi bir korku ve endişe erişmeyecektir. Daha önce geçmişler dolayısı ile de bir üzüntünüz olmayacaktır. Hoşlanılmayan şeyler hiçbir şekilde söz konusu olmayacağına göre bu, sevilen ve arzulanan her şey gerçekleşecek demektir. 69. “(Ne mutlu size ki) âyetlerimize iman eden ve (Allah'a) teslim olmuş kimseler (idiniz).” Yüce Allah, onları Allah’ın âyetlerine iman etmekle nitelendirmektedir. Bu da hem onları tasdik etmeyi, hem de anlamlarını bilmek, gereklerince de amel etmek gibi kendileri olmaksızın tasdikin tamamlanması söz konusu olmayan hususları kapsamaktadır. Yine onlar Allah’a teslim olmuş, bütün hallerinde O’nun buyruklarına itaat etmiş kimselerdir. Böylelikle onlar hem zahiri, hem de Batıni amelleri işleme vasfını bir arada taşımış olmaktadırlar. 70. “Siz de eşleriniz de sevinç içerisinde girin cennete!” Yani sizin gibi amelde bulunan eşleriniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız vb. gibi sizinle amel yönünden birlikte bulunanların hepsi, ebediyen kalacağınız yer olan cennete girin. Orada sizler, nimetler içerisinde ikramlara mazhar olacaksınız. Rabbinizin lütfundan sizlere pek çok hayırlar, sevinçler ve lezzetler verilecektir ki dillerin bunları anlatabilmesine imkân yoktur. 71. “Altın tepsiler ve kadehler (onlara ikram edilmek üzere) etraflarında dolaştırılır.” Ebedi kılınmış Vildân hizmetçileri, onların yemeklerini en güzel ve en değerli kaplar olan altın tepsilerde, içeceklerini de en güzel kaplar olan ve camların şeffaflığından daha şeffaf, gümüşten, kulpsuz bardaklar ile onlara sunulacaktır. “Orada” yani cennette “canların çektiği ve gözlerin zevk aldığı her şey vardır.” Bu öyle kapsamlı bir ifadedir ki her türlü nimeti, sevinci, göz aydınlığını ve kalbî neşeyi kapsar. Canların çektiği her türlü yiyecekler, içecekler, giyecekler, eşler, gözlerin zevk alacağı güzel manzaralar, çiçek açmış ağaçlar, mükemmel nimetler, süslü yapılar vb. görüntüler orada vardır. Oradakiler için en mükemmel ve en üstün şekilde bunlar hazırlanmıştır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onlar için orada meyveler ve istedikleri her şey vardır.”(Yâsîn, 36/57)“Hem sizler orada ebedi kalacaksınız.” Bu da cennetliklerin nimetlerinin mükemmelliğini ortaya koymaktadır. Orada ebedi kalmak söz konusudur. Bu ise nimetlerinin devamını, sürekli artmasını ve hiç bir şekilde kesintiye uğramamasını ifade eder. 72. “İşte” en mükemmel niteliklere sahip olduğu bildirilen “bu cennet, yaptığınız ameller sebebiyle size miras verilmiştir.” Yani amellerinizden dolayı Allah burayı size miras vermiş, lütfu ile onu amellerinizin mükâfatı kılmış ve rahmeti ile orada bunca nimetleri hazırlamıştır. 73. “Sizin için orada pek çok meyveler vardır.” Nitekim bir başka âyet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:“İkisinde de her meyveden çifter çifter vardır.”(er-Rahman, 55/52)“Siz onlardan yersiniz.” Canların çektiği bu lezzetli meyvelerden istediğinizi seçersiniz, dilediğinizi yersiniz. Yüce Allah, cennetteki nimetleri söz konusu ettikten sonra cehennem azabını da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İnsana, ebedî hayatta mutlu olma imkânını hazırlamayan bir dünya hayatı amacına ulaşmamıştır. Bu hayatta yaşanan güzellikler fânidir, dünya hayatı ile birlikte sona erer; dostluklar da hayatın amacına hizmet etmemişse, ömrün zayi edilmesine katkıda bulunmuş olur. İşte böyle bir dostluk ilişkisi yaşayanlar âhirette birbirlerini gördükleri, hatırladıkları zaman düşmanca duygular yaşayacak, birbirlerinden nefret edecekler. Çünkü orada karşılaşılan korkunç sonuçta bu dostlukların da etkisi ve katkısı olduğu ortaya çıkmıştır.
Zuhruf Suresi 67. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Küfür ve sapıklık üzerine dost olup samimi olanlar kıyamet gününde birbirlerine düşman olurlar. Ancak Allah'ın emirlerine uyan ve yasaklarından sakınanların dostluğu ise hiç kesintiye uğramaz, daimîdir.