Ey inananlar! Allah'tan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırdedecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Ey inananlar! Allah'tan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırdedecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size bir furkan (hakkı batıldan ayırdedecek bir anlayış) verir ve günahlarınızı örtbas eder, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ey iman sahipleri! Eğer Allah'tan korkarsanız, Allah size hakla bâtılı/iyiyle kötüyü ayırma gücü verir, kötülüklerinizi örter. Allah, o büyük lütfun sahibidir.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lutuf sahibidir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.8%
İngilizce
O you who have believed, if you fear Allah, He will grant you a criterion and will remove from you your misdeeds and forgive you. And Allah is the possessor of great bounty
Fransızca
O vous qui croyez! Si vous craignez Allah, Il vous accordera la faculté de discerner (entre le bien et le mal), vous effacera vos méfaits et vous pardonnera. Et Allah est le Détenteur de l'énorme grâce
İspanyolca
¡Oh, creyentes! Si tienen temor de Dios, Él les concederá el criterio, perdonará sus faltas y aceptará su arrepentimiento. Dios es el dueño de un favor inmenso
Rusça
О те, которые уверовали! Если вы будете бояться Аллаха, то Он одарит вас способностью различать истину и ложь, отпустит вам ваши прегрешения и простит вас. Воистину, Аллах обладает великой милостью
Endonezce
Wahai orang-orang yang beriman! Jika kamu bertakwa kepada Allah, niscaya Dia akan memberikan furqān (kemampuan membedakan antara yang hak dan batil) kepadamu dan menghapus segala kesalahanmu dan mengampuni (dosa-dosa)mu. Allah memiliki karunia yang besar
Bengalce
হে ঈমানদারগণ তোমরা যদি আল্লাহকে ভয় করতে থাক, তবে তোমাদের মধ্যে ফয়সালা করে দেবেন এবং তোমাদের থেকে তোমাদের পাপকে সরিয়ে দেবেন এবং তোমাদের ক্ষমা করবেন। বস্তুতঃ আল্লাহর অনুগ্রহ অত্যন্ত মহান।
Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Şunu iyi bilin ki, eğer emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkarsanız; size hakkı batıldan ayırt edecek bir anlayış verir, hak ve batıl hakkında kafanız karışmaz. İşlemiş olduğunuz günahları affeder ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, çok büyük lütuf ve kerem sahibidir. Bu büyük olan lütfu ve kereminin birisi de kendisinden sakınan kullarına ikram olarak hazırlamış olduğu cennetidir.
29- Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkup sakınırsanız O, size iyi ile kötüyü ayırt edecek bir anlayış (Furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
29. Kulun Rabbinden korkup sakınmayı ilke edinmesi, mutluluğun yolu ve kurtuluşun alametidir. Yüce Allah dünya ve âhiretin pek büyük hayırlarına nail olabilmeyi Allah’tan korkup sakınmaya yani takvâya bağlamıştır. İşte burada Yüce Allah, takvâlı olan kimselerin dört şeyi elde edeceklerini söz konusu etmektedir ki bunların her birisi başlıbaşına dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır: Birincisi “Furkan”dır. Furkan, sahibinin kendisi vasıtası ile hidâyeti sapıklıktan, hakkı batıldan, helâli haramdan, mutluları bedbaht olanlardan ayırt edebildiği ilim ve hidâyet demektir. İkinci ve üçüncü kazanç ise kötülüklerin örtülmesi ve günahların bağışlanmasıdır. Bunların her biri, tek başına mutlak olarak zikredildikleri takdirde biri diğerini de içine alır. Bir arada söz konusu edilecek olurlarsa kötülüklerin örtülmesi, küçük günahların bağışlanması anlamına; günahların bağışlanması ise büyük günahların affedilmesi anlamına gelir. Dördüncü kazanç da Allah’tan korkup sakınanlara ve Allah’ın rızasını nefsinin hevasına tercih edenlere verilecek olan büyük ecir ve sonsuz mükâfatlardır: “Allah büyük lütuf sahibidir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Takvâ Allah’ı saymak, O’nun rızâsına aykırı davranmaktan korunmak ve sakınmaktır. Bakara sûresinin ikinci âyetinde açıkça ifade edildiğine göre Kur’an-ı Kerîm, takvâ ahlâkına bağlı olarak yaşamak isteyenlere yol göstermek için gönderilmiştir. Bu âyette takvânın üç meyvesinden söz edilmektedir: İnsanda iyi, güzel ve doğruyu kötü, çirkin ve yanlıştan ayırmasını sağlayan bir temyiz yeteneği, sezgi gücü ve vicdan ölçütü hâsıl etmesi (furkan), Allah Teâlâ’nın takvâ sahibi kullarının günahlarını örtmesi ve onları bağışlaması.
İnsanın yaşama tarzının; aldığı gıdaların miktar, cins ve kalitesinin, psikolojik temrinlerin (alıştırmalar) ve ibadetlerle yapılan eğitimin bilgi kaynaklarını etkilediği, ilham, keşif ve sezgi kapılarını açtığı konusunda tecrübeye dayalı bir genel kabul vardır. İbadet ve bilginin imanı arttırması da, amelle zihin ve kalp arasında bir etkileşimin bulunduğunu göstermektedir. Kur’an-ı Kerîm’in başka âyetlerinde de takvânın, insana problemlerden çıkış yolu sunduğu, hayat yolunda yürürken önünü aydınlatan bir nur oluşturduğu ifade buyurulmuştur (et-Talâk 65/2; el-Hadîd 57/28). İnsanın akıl ve vicdanının işlevini amaca uygun bir şekilde yerine getirmesini engelleyen maddî ve özellikle mânevî faktörlere karşı takvâ ilâcının tavsiye edilmiş bulunması müminler için eşi bulunmaz bir fırsat ve imkân teşkil etmektedir.
Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Şunu iyi bilin ki, eğer emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkarsanız; size hakkı batıldan ayırt edecek bir anlayış verir, hak ve batıl hakkında kafanız karışmaz. İşlemiş olduğunuz günahları affeder ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, çok büyük lütuf ve kerem sahibidir. Bu büyük olan lütfu ve kereminin birisi de kendisinden sakınan kullarına ikram olarak hazırlamış olduğu cennetidir.