Önceki ayet· 58:8Sonraki ayet· 58:10

Mücâdele Suresi 9. Ayet· 58:9

↗ Mücâdele suresi
Medeni
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا تَنَٰجَيۡتُمۡ فَلَا تَتَنَٰجَوۡاْ بِٱلۡإِثۡمِ وَٱلۡعُدۡوَٰنِ وَمَعۡصِيَتِ ٱلرَّسُولِ وَتَنَٰجَوۡاْ بِٱلۡبِرِّ وَٱلتَّقۡوَىٰۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِيٓ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ
Ey inananlar! Gizli konuştuğunuz zaman, günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın; iyilik yapmak ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı konuşun; kıyamet günü huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Ey inananlar! Gizli konuştuğunuz zaman, günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın; iyilik yapmak ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı konuşun; kıyamet günü huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ey iman edenler! Aranızda fısıldaştığınız zaman, günah, düşmanlık ve resule isyan hususlarında fısıldaşmayın; hayırda erginlik/dürüstlük ve takva konusunda fısıldaşın. Huzurunda haşredileceğiniz Allah'tan sakının!
Süleyman Ateş
Ey inananlar, aranızda gizli konuştuğunuz zaman günah, düşmanlık ve Elçiye karşı gelme üzerinde konuşmayın; iyilik ve takva üzerinde konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.0%
İngilizce
O you who have believed, when you converse privately, do not converse about sin and aggression and disobedience to the Messenger but converse about righteousness and piety. And fear Allah, to whom you will be gathered
Fransızca
O vous qui avez cru! Quand vous tenez des conversations secrètes, ne vous concertez pas pour pécher, transgresser et désobéir au Messager, mais concertez-vous dans la bonté et la piété. Et craignez Allah vers qui vous serez rassemblés
İspanyolca
¡Oh, creyentes! Cuando hablen en secreto no lo hagan para cometer una maldad, crear una enemistad o desobedecer al Mensajero, sino que hablen en secreto para acordar actos de benevolencia y piedad. Tengan temor de Dios, que ante Él comparecerán
Rusça
О те, которые уверовали! Если уж вы тайно переговариваетесь, то не говорите о грехах, посягательстве и неповиновении Посланнику, а говорите о благочестии и богобоязненности и бойтесь Аллаха, к Которому вы будете собраны
Endonezce
Wahai orang-orang yang beriman! Apabila kamu mengadakan pembicaraan rahasia, janganlah kamu membicarakan perbuatan dosa, permusuhan dan durhaka kepada Rasul. Tetapi bicarakanlah tentang perbuatan kebajikan dan takwa. Dan bertakwalah kepada Allah yang kepada-Nya kamu akan dikumpulkan kembali
Bengalce
মুমিনগণ, তোমরা যখন কানাকানি কর, তখন পাপাচার, সীমালংঘন ও রসূলের অবাধ্যতার বিষয়ে কানাকানি করো না বরং অনুগ্রহ ও খোদাভীতির ব্যাপারে কানাকানি করো। আল্লাহকে ভয় কর, যাঁর কাছে তোমরা একত্রিত হবে।
Çince
信道的人们啊!当你们密谈的时侯,不要密谈关于罪恶、侵害和违抗使者的事,你们应当密谈关於正义和敬畏的事,你们应当敬畏安拉,你们将被集合到他那里。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Yahudiler gibi olmamak için aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın. Allah'a taatte bulunmak ve günahlardan geri durmak hususunda fısıldaşın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
8- Kendilerine fısıldaşma yasaklandıktan sonra kendilerine yasaklanan şeye dönen ve günah, düşmanlık ve Peygambere isyan olan hususlarda fısıldaşan kimseleri gördün mü? Üstelik onlar yanına geldiklerinde seni, Allah’ın seni selâmlamadığı şekilde selâmlarlar ve kendi aralarında da:“Hani, söylediklerimiz sebebiyle Allah bize azap etse ya!” derler. Cehennem onlara yeter! Oraya girip yanacaklar. O, ne kötü bir dönüş yeridir! 9- Ey iman edenler! Birbirinizle fısıldaştığınız zaman günah, düşmanlık ve Peygambere isyan olan hususlarda fısıldaşmayın. İyilik ve takvâ olan hususlarda fısıldaşın ve huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkup sakının. 8-9. Fısıldaşma, iki ya da daha çok kişinin kendi aralarında gizlice konuşmalarıdır. Bu hayır için de olabilir, şer için de olabilir. Yüce Allah, mü’minlere iyilik hususunda fısıldaşmalarını emretmektedir. İyilik (البر); her türlü hayır ve itaati ifade eden, Allah’ın ve kulların haklarını yerine getirme anlamına gelen kapsamlı bir isimdir. Takvâ ise burada bütün haram ve günahları terk etmeyi ifade eden kapsamlı bir isimdir. Mü’min ilâhî emre uyar. Bu yüzden onun ancak kendisini Allah’a yakınlaştıracak ve gazabından uzaklaştıracak şeyleri fısıldaştığını ve konuştuğunu görmek mümkündür. Günahkâr ise Allah’ın emrini önemsemez. Günah, düşmanlık ve peygambere isyan olan şeyleri fısıldaşır. Nitekim münafıkların Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e karşı takınageldikleri tavırları ve durumları da işte böyledir. "Onlar yanına geldiklerinde seni, Allah’ın seni selâmlamadığı şekilde selâmlarlar” Yani onlar, sana selâm verdiklerinde edebe aykırı hareket ederler. "Ve kendi aralarında da:“Hani, söylediklerimiz sebebiyle Allah bize azap etse ya!” derler.” Onlar bu fısıldaşmaları esnasında gizliyi ve açığı bilenin, onların söylediklerini naklettiği bu sözü gizlice söylerler. Bunun anlamı da şudur: Onlar bu işi önemsememektedirler. Kendilerine cezanın çabucak verilmeyişini, söyledikleri sözlerin sakıncalı olmadığına delil görürler. Yüce Allah ise mühlet vermekle birlikte, ihmal etmediğini açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır:“Cehennem onlara yeter! Oraya girip yanacaklar.” Yani her türlü azap ve bedbahtlığı kendisinde toplamış olan cehennem onlara yeter. O, onları kuşatacak, onlar da cehennemde azap göreceklerdir. “O” cehennem “ne kötü bir dönüş yeridir!” Ne kötü bir sondur! Bu buyruklarda sözü edilen kimseler ya iman ettiklerini açıklamakla birlikte Allah Rasûlü’ne bu şekilde hitap eden ve hayır murad ettikleri izlenimi verip bu hususta yalan söyleyen bir grup münafıktır yahut da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e selâm verdiklerinde: “es-Sâmu aleyke ya Muhammed/Ölüm sana olsun, ey Muhammed” diye selam veren Kitap ehlinden birtakım kimselerdir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyetten ve konuya ilişkin diğer âyet ve hadislerden, gizli görüşme ve konuşma yapmanın, özündeki kötülük sebebiyle değil, konuşulan konuların kötü olmasına veya bu tür gizliliklerin çevredeki insanlarda kuşku ve tedirginlik uyandırmasına bağlı olarak yasaklanmış bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu âyette ve Nisâ sûresinin 114. âyetinde konuşulan konuların iyi olması veya iyilik amacı taşıması halinde günah teşkil etmediği açıkça ifade edildiği gibi, bir hadiste “Üç kişi olduğunuzda, iki kişi üçüncüden ayrı olarak fısıldaşmasın; çünkü bu onu üzer” (İbn Mâce, “Edeb”, 50) buyurularak gizli konuşmaların yasaklanmasının, başkaları üzerinde olumsuz etkiler meydana getirebileceği gerekçesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Hatta bu noktadan hareketle İslâm âlimleri, iki kişinin yanlarındaki üçüncü kişinin bildiği bir dille konuşabilecekleri halde onu bırakıp başka bir dille konuşmalarını da kıyas yoluyla bu yasak kapsamında düşünmüşlerdir. “Günah işleme, düşmanlık etme ve peygambere karşı gelme hususunda fısıldaşmak” zaten müminlere yaraşmayan bir davranış olduğu için âyetteki hitabın bu kısmıyla münafıkların tutumuna işaret edildiği, “iyilik ve takvâ hakkında konuşun” kısmıyla da müminlere doğru davranışın öğretildiği yorumu yapılmıştır. Bu izah, “Ey iman edenler!” hitabının samimi müminlere yönelik olduğu anlayışına göredir. Bazı müfessirler ise bu hitabın iman etmiş göründükleri için mümin statüsünde kabul edilen münafıklara yönelik olduğu kanaatindedir (Zemahşerî, IV, 74-75; İbn Âşûr, XXVIII, 32-33). Öte yandan, 7. âyette vurgulanan “hiçbir şeyin Allah’ın bilgisi dışında kalamayacağına inanma” ilkesi, burada başka bir iman esası olan “bütün insanların öldükten sonra diriltilip yüce Allah’ın huzurunda toplanacaklarına inanma” ilkesiyle pekiştirilmekte ve herkesin o gün verilecek hesabın sorumluluğu içinde hareket etmesi istenmektedir.
Mücâdele Suresi 9. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Yahudiler gibi olmamak için aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın. Allah'a taatte bulunmak ve günahlardan geri durmak hususunda fısıldaşın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.