Önceki ayet· 8:27Sonraki ayet· 8:29

Enfâl Suresi 28. Ayet· 8:28

↗ Enfâl suresi
Medeni
وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَآ أَمۡوَٰلُكُمۡ وَأَوۡلَٰدُكُمۡ فِتۡنَةٞ وَأَنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥٓ أَجۡرٌ عَظِيمٞ
Mallarınızın ve çocuklarınızın, aslında bir sınama olduğunu ve büyük ecrin Allah katında bulunduğunu bilin
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Mallarınızın ve çocuklarınızın, aslında bir sınama olduğunu ve büyük ecrin Allah katında bulunduğunu bilin
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka birşey değildir. Allah katında büyük ecir vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihan aracıdır. Allah'a gelince, büyük ödül O'nun katındadır.
Süleyman Ateş
Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız birer fitne(sınav)dır. Allah'a gelince büyük mükafat, o'nun yanındadır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.8%
İngilizce
And know that your properties and your children are but a trial and that Allah has with Him a great reward
Fransızca
Et sachez que vos biens et vos enfants ne sont qu'une épreuve et qu'auprès d'Allah il y a une énorme récompense
İspanyolca
Sepan que sus posesiones y sus hijos son una prueba. Dios tiene reservada junto a Él una recompensa inmensa
Rusça
Знайте, что ваше имущество и ваши дети являются искушением и что у Аллаха - великая награда
Endonezce
Dan ketahuilah bahwa hartamu dan anak-anakmu itu hanyalah sebagai cobaan dan sesungguhnya di sisi Allah ada pahala yang besar
Bengalce
আর জেনে রাখ, তোমাদের ধন-সম্পদ ও সন্তান-সন্ততি অকল্যাণের সম্মুখীনকারী। বস্তুতঃ আল্লাহর নিকট রয়েছে মহা সওয়াব।
Çince
你们应当知道你们的财产和子孙只是一种考验,在安拉那里有重大的报酬。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Müminler biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak sizin için Allah katından sıkıntı ve imtihandır. Sizi ahiretin amellerinden alıkoyabilir ve sizi ihanete sevk eder. Ve iyi biliniz ki, Allah katında büyük mükâfat vardır. Bu sevabı mallarınızı ve çocuklarınızı himaye etme, gözetip kollama uğruna kaçırmayınız ve onlar için hıyanete de düşmeyiniz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
27- Ey iman edenler! Allah’a ve Rasûl’e hainlik etmeyin. Bile bile emanetlerinize de hainlik etmeyin. 28- Bilin ki mallarınız da evlatlarınız da ancak birer imtihandır ve Allah katında büyük bir mükâfaat vardır. 27. Yüce Allah mü’min kullarına Allah’ın kendilerine emanet olarak bırakmış olduğu emirlerini ve yasaklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerini emretmektedir. Çünkü Yüce Allah, “emaneti göklere, yere ve dağlara teklif etmiş, ancak onlar emaneti yüklenmek istememişler ve bundan çekinmişlerdir. Buna karşılık insan, o emaneti alıp yüklenmiştir. O, pek zalim ve pek cahildir.”(el-Ahzab, 33/72) İşte bu emaneti eksiksiz yerine getiren kimse, Yüce Allah’tan pek büyük bir mükâfaat almayı hak eder. Onu gereği gibi yerine getirmeyerek ona hainlik eden kimseler ise çok ağır bir azaba müstehak olurlar. Allah’a, Rasûlüne ve Allah’ın emanetine hainlik etmiş olur. Kendisini en alçak ve en çirkin sıfata sahip kılmak sureti ile değerini düşürmüş olur ki bu sıfat, hainliktir. Öte yandan o, en mükemmel ve en üstün sıfata sahip olma imkanını da kaçırmış olur ki bu sıfat da emanettir. 28. “Bilin ki mallarınız da evlatlarınız da ancak birer imtihandır.” Kul, hem malı hem de çocukları ile imtihan edilmekte olduğundan ve belki onun bunlara karşı duyduğu sevgi nefsinin arzularını, emaneti eksiksiz yerine getirmekten önde tutmaya itebileceğinden dolayı Yüce Allah, burada malların ve evlatların, Allah’ın kullarını kendileri ile sınadığı bir fitne/imtihan aracı olduklarını, bunların birer emanet olduğunu ve bu emanetin, onları emanet bırakana geri verileceğini haber vermektedir. “Ve Allah katında büyük bir mükâfaat vardır.” Bu yüzden eğer aklınız ve sağlıklı bir görüşünüz varsa Allah’ın o büyük lütfunu, geçici ve yok olmaya mahkum olan küçük zevklere tercih edin. Zira aklı başında olan kimse, mukayese yaparak tercih edilmesi gerekeni tercih eder ve öncelikli olanı önceler.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
İslâm beş değerin korunmasına büyük önem vermiş, bu maksatla Kur’an’da ve Sünnet’te birçok hüküm, tâlimat ve tavsiyeye yer verilmiştir. Bu değerler din, hayat, mal, nesil ve akıldır. Mal ve nesil bir yandan korunması dinin hedefleri arasına girmiş değerlerdir, diğer yandan da müminler için imtihan araçlarıdır; müminler bu iki değerli varlıkla ilgili ödev ve sorumlulukları, bunlarla olan ilişkilerinin kulluklarına müsbet veya menfi etkisi bakımlarından sınanacaklar ve sonunda bu nimetlerin hesabını vereceklerdir. Mal ve servetle ilgili âyetlerde bunların “dünya hayatının ziyneti” (el-Kehf 18/46) olduğu bildirilmiş, “müminleri, mal ve çocuklarının Allah’ı anmaktan alıkoymaması istenmiş” (el-Münâfikūn 63/9), “eşlerin ve çocukların bir kısmının insana düşman olabileceği” gerçeği hatırlatılmış, bunun da bir imtihan aracı olduğu tekrarlanmıştır (et-Tegābün 64/14-15). Müminler Allah sevgisi ile servet ve evlât sevgisi arasında gerekli dengeyi kurmak, bunlara yönelik istek ve menfaatler ile Allah’ın emirleri çatıştığında O’na itaat etmek durumundadırlar. İnsanın servet ve evlâda düşkünlüğü bazan ilâhî emirlere uyma konusunda onu zor duruma düşürecek, her şeye rağmen Allah’a itaatte sebat edenler imtihanı kazanmış olacaklardır.
Enfâl Suresi 28. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Müminler biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak sizin için Allah katından sıkıntı ve imtihandır. Sizi ahiretin amellerinden alıkoyabilir ve sizi ihanete sevk eder. Ve iyi biliniz ki, Allah katında büyük mükâfat vardır. Bu sevabı mallarınızı ve çocuklarınızı himaye etme, gözetip kollama uğruna kaçırmayınız ve onlar için hıyanete de düşmeyiniz.