Önceki ayet· 9:114Sonraki ayet· 9:116

Tevbe Suresi 115. Ayet· 9:115

↗ Tevbe suresi
Medeni
وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِلَّ قَوۡمَۢا بَعۡدَ إِذۡ هَدَىٰهُمۡ حَتَّىٰ يُبَيِّنَ لَهُم مَّا يَتَّقُونَۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٌ
Allah, bir milleti doğru yola eriştirdikten sonra, sakınacakları şeyleri onlara açıklamadıkça, sapıklığa düşürmez. Allah şüphesiz her şeyi bilir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah, bir milleti doğru yola eriştirdikten sonra, sakınacakları şeyleri onlara açıklamadıkça, sapıklığa düşürmez. Allah şüphesiz her şeyi bilir
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Allah, bir kavmi hidayete erdirdikten sonra, nelerden sakınacaklarını kendilerine iyice açıklamadıkça dalalete düşürmez. Gerçek şu ki, Allah her şeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah bir topluluğa kılavuzluk ettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine ayan-beyan bildirinceye kadar, onların sapıklığına hükmetmez. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Süleyman Ateş
Allah, bir kavmi doğru yola ilettikten sonra, sakınmaları gereken şeyleri kendilerine açıklamadıkça onları saptıracak değildir. Allah herşeyi bilendir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.2%
İngilizce
And Allah would not let a people stray after He has guided them until He makes clear to them what they should avoid. Indeed, Allah is Knowing of all things
Fransızca
Allah n'est point tel à égarer un peuple après qu'Il les a guidés, jusqu'à ce qu'Il leur ait montré clairement ce qu'ils doivent éviter. Certes, Allah est Omniscient
İspanyolca
Dios no desviaría a un pueblo luego de haberlo guiado, sin antes haberles transmitido Sus preceptos. Dios es Conocedor de todas las cosas
Rusça
Аллах не вводит в заблуждение людей, которым Он указал прямой путь, пока Он не разъяснит им, чего они должны опасаться. Воистину, Аллах знает о всякой вещи
Endonezce
(Dan Allah sekali-kali tidak akan menyesatkan suatu kaum, setelah mereka diberi-Nya petunjuk, sehingga dapat dijelaskan kepada mereka apa yang harus mereka jauhi.381) Sungguh, Allah Maha Mengetahui segala sesuatu
Bengalce
আর আল্লাহ কোন জাতিকে হেদায়েত করার পর পথভ্রষ্ট করেন না যতক্ষণ না তাদের জন্য পরিষ্কারভাবে বলে দেন সেসব বিষয় যা থেকে তাদের বেঁচে থাকা দরকার। নিঃসন্দেহে আল্লাহ সব বিষয়ে ওয়াকেফহাল।
Çince
安拉既引导了一些民众,就不至于使他们迷误,直到为他们说明他们所应当戒备的行为。安拉确是全知万物的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah, bir topluma hidayet verdikten sonra, sakınmaları gereken haramları açıklamadan, onlar üzerine sapıklık hükmü vermez. Onlar, haram olduğu belli olduktan sonra günah işleyecek olurlarsa; işte o zaman Allah, onlar üzerine sapmaları için hükmünü verir. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. O, bilmediğiniz şeyleri size öğretmiştir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
115- Allah'ın, bir topluma hidâyet verdikten sonra sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe onları saptırması olacak şey değildir. Şüphesiz Allah, her şeyi çok iyi bilendir. 116- Şüphesiz ki göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır. 115. Yani Yüce Allah bir kavme hidâyet lütfedip onlara dosdoğru yolu izlemelerini emretmişse onlar üzerindeki ihsanını mutlaka tamamlar. Onlara gerek duyacakları her şeyi, kendileri için zorunlu olan her hususu beyan eder. Onları sapmış bir halde ve dinleri konusunda cehalet içerisinde bırakmaz. İşte bu buyruk, Yüce Allah’ın rahmetinin mükemmel olduğuna, şeriatının da kulların -gerek dinin temel esasları ile ilgili olsun gerek fer’i hükümleri ile ilgili olsun- gerek duyacakları her şeyi açıklamış olduğuna delildir. Yüce Allah’ın:“Allah'ın, bir topluma hidâyet verdikten sonra sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe onları saptırması olacak şey değildir” buyruğu ile şu mananın kastedilmiş olma ihtimali de vardır: Yüce Allah, onlara sakınacakları şeyleri beyan eder de onlar, bunlara riâyet etmeyecek olurlarsa apaçık hakkı reddetmelerinin bir cezası olarak O, onları haktan saptırmakla cezalandırır. Ancak birinci tefsir, daha uygundur. “Şüphesiz Allah, her şeyi çok iyi bilendir.” O’nun ilminin kamil ve her şeyi kapsayıcı olması dolayısı iledir O, size daha önceden bilmediğiniz şeyleri öğretmiş ve kendisi ile yararlanacağınız şeyleri açıkça bildirmiştir. 116. Yani bütün bunların mutlak sahibi O’dur. Canlarını almak, hayat vermek ve türlü ilâhi tedbirlerle kulların işlerini çekip çeviren de O’dur. O’nun kevnî-kaderî idaresi hiçbir şekilde düzensizlik arzetmediğine göre, uluhiyetini ilgilendiren dinî idaresi ve hükümleri nasıl düzensizlik ve tutarsızlık arz edebilir?! Nasıl kullarını başıboş bırakır ve onları ihmal eder?! Yahut da o kullarını en ileri derecede dost edinmekle birlikte nasıl onları sapkın ve cahil bir halde bırakır?! Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmuştur:“Sizin için Allah’tan başka ne” size faydaları olan şeyleri sağlamak sureti ile işlerinizi üstlenecek gerçek “bir dost, ne de” size zarar verecek şeyleri sizden uzaklaştıracak “bir yardımcı vardır.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Yüce Allah 115. âyette İslâmiyet’in temel ilkelerinden birini hatırlatmakta, sakınacakları hususlarda yeterli bir bildirim gerçekleşmeden insanların sorumlu tutulmayacaklarını belirtmektedir. Ayrıca, gerek bu gerekse müteakip âyette, hidayete erdirenin Allah olduğuna ve O’ndan başka tam mânasıyla güvenilip dayanılacak dost bulunmadığına dikkat çekilmektedir. Şu var ki, Kur’an’ın başka âyetleri ışığında, Allah Teâlâ’nın bu hidayeti nasip etmesinin kulun niyet ve irade sınavındaki başarısıyla irtibatlı olduğu göz ardı edilmemelidir.
Tevbe Suresi 115. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah, bir topluma hidayet verdikten sonra, sakınmaları gereken haramları açıklamadan, onlar üzerine sapıklık hükmü vermez. Onlar, haram olduğu belli olduktan sonra günah işleyecek olurlarsa; işte o zaman Allah, onlar üzerine sapmaları için hükmünü verir. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. O, bilmediğiniz şeyleri size öğretmiştir.