Önceki ayet· 77:34Sonraki ayet· 77:36

Mürselât Suresi 35. Ayet· 77:35

↗ Mürselât suresi
Mekki
هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ
Bu, onların konuşamayacakları gündür
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Bu, onların konuşamayacakları gündür
Elmalılı Hamdi Yazır
Bugün, konuşamıyacakları gündür.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Konuşamayacakları gündür bu!
Süleyman Ateş
Bu, konuşamayacakları gündür.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.5%
İngilizce
This is a Day they will not speak
Fransızca
Ce sera le jour où ils ne [peuvent] pas parler
İspanyolca
Ese día no hablarán
Rusça
В тот день они будут безмолвствовать
Endonezce
Inilah hari, saat mereka tidak dapat berbicara
Bengalce
এটা এমন দিন, যেদিন কেউ কথা বলবে না।
Çince
这是他们不得发言之日。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendilerine izin de verilmez ki özür bildirsinler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
35- Bu, onların konuşamayacakları gündür. 36- Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler. 37- O gün yalanlayanların vay haline! 38- İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de topladık. 39- Eğer (azaptan kurtulmak için) bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa haydi durmayın kurun. 40- O gün yalanlayanların vay haline! 35. Yani yalanlayanlara çok çetin gelecek bu pek büyük günde yalanlayıcılar, korku ve aşırı dehşetlerinden dolayı konuşamayacaklardır. 36-37. “Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.” Yani özür dileyecek olsalar dahi özürleri kabul olunmayacaktır: “O zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmez.”(er-Rûm, 30/57) 38. “İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de” aranızda ayırt edici hükmü verelim, bütün mahlukat arasında hükmedelim diye “topladık.” 39-40. “Eğer bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa” benim mülkümün dışına çıkabiliyor ve azabımdan kurtulabiliyor iseniz “haydi durmayın kurun.” Yani sizin buna gücünüz yok, buna imkân bulamazsınız. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerle yerin bucaklarından kaçmaya gücünüz yetiyor ise kaçın. Ama güç ve imkânınız olmadıkça kaçamazsınız!”(er-Rahmân, 55/33) İşte o gün zalimlerin bütün hileleri, çareleri tükenir. Onların kurabilecekleri bütün tuzaklarda, gidebilecekleri bütün yollarda çaresizlikleri ortaya çıkar. Allah’ın azabına teslimiyet göstermekten başka yolları kalmaz ve o gün yalanlayışlarında yanlış yaptıkları açıkça ortaya çıkar. “O gün yalanlayanların vay haline”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyetlerde kıyamet ve mahşer gününde suçluların konuşmalarına ve mazeret göstermelerine izin verilmeyeceği bildirilirken başka âyetlerde onların konuşacakları ve tartışacakları belirtilmiştir (meselâ bk. En‘âm 6/23; Zümer 39/31; Fussılet 41/21). Ancak bunu, âyetler arasında çelişki bulunduğu şeklinde yorumlamamak gerekir. Zira bu farklı âyetlerde âhiretin farklı sahneleri tasvir edilmektedir.
Mürselât Suresi 35. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendilerine izin de verilmez ki özür bildirsinler.