Önceki ayet· 77:33Sonraki ayet· 77:35

Mürselât Suresi 34. Ayet· 77:34

↗ Mürselât suresi
Mekki
وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Yalanlamış olanların o gün vay haline
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Yalanlamış olanların o gün vay haline
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün yalanlayanların vay haline!
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Vay haline o gün, yalanlayanların!
Süleyman Ateş
Yalanlayanların vay haline o gün!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
Woe, that Day, to the deniers
Fransızca
Malheur, ce jour-là, à ceux qui criaient au mensonge
İspanyolca
¡Cuán desdichados serán ese día los que negaron la verdad
Rusça
Горе в тот день тем, кто считает истину ложью
Endonezce
Celakalah pada hari itu, bagi mereka yang mendustakan (kebenaran)
Bengalce
সেদিন মিথ্যারোপকারীদের দুর্ভোগ হবে।
Çince
在那日,伤哉否认真理的人们!
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün helak, azap ve hüsran Allah’ın azabını yalanlayanların üzerine olsun!
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
29- Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin! 30- Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin. 31- O, ne gölgelendirir ne de alevlere karşı fayda sağlar. 32- O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar. 33- Ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır. 34- O gün yalanlayanların vay haline! 29. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara:“vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır: 30-31. “Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.”(ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”(el-Araf, 7/41) 32-33. Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir: "O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
O gün hesaplar görülüp herkesin gideceği yer belli olduktan sonra görevliler inkârcılara, dünyada yalan saymış oldukları cehenneme doğru yürümeleri için âyetlerde geçtiği gibi hitap edeceklerdir. Müfessirler “üç parçalı gölge”den maksadın cehennem yakıtlarının çıkardığı, üçe ayrılmış yoğun duman olduğunu söylemişlerdir (Taberî, XXIX, 146). Âyetlerde cehennemin fırlattığı kıvılcımların benzetildiği “kasr” kelimesinin farklı anlamları bulunmakla birlikte (bk. Râzî, XXX, 277; Şevkânî, V, 415-416) bunlar içinde cehennem tasvirine en uygun olanı “hurma kütüğü” olduğu için meâlde bu anlam tercih edilmiştir. Kıraat farkları dikkate alınarak 32 ve 33. âyetlere şöyle de mâna verilmiştir: “Cehennem, kütükler gibi kocaman kıvılcımlar fırlatır. Her bir kıvılcım birer sarı (kızgın) deve gibidir” (Şevkânî, V, 416).
Mürselât Suresi 34. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün helak, azap ve hüsran Allah’ın azabını yalanlayanların üzerine olsun!