Önceki ayet· 77:35Sonraki ayet· 77:37

Mürselât Suresi 36. Ayet· 77:36

↗ Mürselât suresi
Mekki
وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler.
Yaşar Nuri Öztürk
İzin verilmez ki onlara özür dilesinler.
Süleyman Ateş
Kendilerine izin de verilmez ki özür dilesinler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.4%
İngilizce
Nor will it be permitted for them to make an excuse
Fransızca
et point ne leur sera donné permission de s'excuser
İspanyolca
ni se les permitirá excusarse
Rusça
и не будет им дозволено оправдываться
Endonezce
dan tidak diizinkan kepada mereka mengemukakan alasan agar mereka dimaafkan
Bengalce
এবং কাউকে তওবা করার অনুমতি দেয়া হবে না।
Çince
他们不蒙许可,故不能道歉。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onların küfürleri ve kötülüklerinden ötürü Rablerinden özür dilemelerine dahi izin verilmez ki, O'ndan özür dileyebilsinler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
35- Bu, onların konuşamayacakları gündür. 36- Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler. 37- O gün yalanlayanların vay haline! 38- İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de topladık. 39- Eğer (azaptan kurtulmak için) bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa haydi durmayın kurun. 40- O gün yalanlayanların vay haline! 35. Yani yalanlayanlara çok çetin gelecek bu pek büyük günde yalanlayıcılar, korku ve aşırı dehşetlerinden dolayı konuşamayacaklardır. 36-37. “Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.” Yani özür dileyecek olsalar dahi özürleri kabul olunmayacaktır: “O zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmez.”(er-Rûm, 30/57) 38. “İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de” aranızda ayırt edici hükmü verelim, bütün mahlukat arasında hükmedelim diye “topladık.” 39-40. “Eğer bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa” benim mülkümün dışına çıkabiliyor ve azabımdan kurtulabiliyor iseniz “haydi durmayın kurun.” Yani sizin buna gücünüz yok, buna imkân bulamazsınız. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerle yerin bucaklarından kaçmaya gücünüz yetiyor ise kaçın. Ama güç ve imkânınız olmadıkça kaçamazsınız!”(er-Rahmân, 55/33) İşte o gün zalimlerin bütün hileleri, çareleri tükenir. Onların kurabilecekleri bütün tuzaklarda, gidebilecekleri bütün yollarda çaresizlikleri ortaya çıkar. Allah’ın azabına teslimiyet göstermekten başka yolları kalmaz ve o gün yalanlayışlarında yanlış yaptıkları açıkça ortaya çıkar. “O gün yalanlayanların vay haline”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyetlerde kıyamet ve mahşer gününde suçluların konuşmalarına ve mazeret göstermelerine izin verilmeyeceği bildirilirken başka âyetlerde onların konuşacakları ve tartışacakları belirtilmiştir (meselâ bk. En‘âm 6/23; Zümer 39/31; Fussılet 41/21). Ancak bunu, âyetler arasında çelişki bulunduğu şeklinde yorumlamamak gerekir. Zira bu farklı âyetlerde âhiretin farklı sahneleri tasvir edilmektedir.
Mürselât Suresi 36. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onların küfürleri ve kötülüklerinden ötürü Rablerinden özür dilemelerine dahi izin verilmez ki, O'ndan özür dileyebilsinler.