İblis de şöyle dedi: " Âdem'e secde etme emrini yerine getirmediğim için beni saptırmana karşılık, âdemoğlu için senin dosdoğru yolunun üzerine oturup, babaları Âdem'e secde etmekten saptığım gibi onları da o yoldan saptıracağım ve çevireceğim.”
16- Dedi ki:“Beni azgınlığa ittiğin için ben de andolsun senin doğru yolunda otur(up onlara engel ol)acağım.” 17- Sonra andolsun önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım. Böylece onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.
16. İblis de Allah’ın rahmetinden ümidini kesince şöyle dedi:“Beni azgınlığa ittiğin için, ben de andolsun senin doğru yolunda oturup onlara” yani insanlara “engel olacağım.” Ben o yoldan ayrılmayacak ve bütün gücümle insanları senin doğru yolundan alıkoymak için çalışacak, o yolu izlememeleri için gayret göstereceğim.
17. “Sonra andolsun önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım.” Yani bütün yönlerden, dört bir yandan, imkân bulacağım her bir taraftan onlara yaklaşacağım. Onlar hakkında gözettiğim maksadımı -kısmen de olsa- gerçekleştireceğim. İblis, Âdemoğullarının zayıf kimseler olduklarını, bazen onların pek çoğunun gafletin etkisi altında kalacağını bildiğinden ve onları azdırmak için bütün gücünü ortaya koymakta kararlı olduğundan haklı bir zanda bulunarak:“Böylece çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın” dedi. Çünkü Allah’a şükretmek, O’nun dosdoğru yolunu izlemenin bir parçasıdır. O da onları o yoldan alıkoymak ve şükretmemelerini istemektedir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin arkadaşları olsunlar diye çağırır.”(Fatır, 35/6) Yüce Allah da şeytanın söylediklerine ve yapmaya azmettiği işe dikkatimizi çekmektedir ki biz bu konuda tedbirimizi alalım, düşmanımıza karşı hazırlığımızı yapalım, karşımıza çıkacağı yolları ve içerisinden gireceği delikleri bilmek sureti ile kendimizi ona karşı koruyalım. Yüce Allah’ın üzerimizdeki bu nimeti, pek yüce ve pek büyüktür.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Şeytan insanları, dinî ve dünyevî bakımdan en doğru ve en güzel yaşayış tarzı demek olan “sırât-ı müstakîm”den saptıracağına ant içmiş; Allah ise bu şekilde kötü niyet taşıyan ve kötü planlar peşinde olan şeytanı “yerilmiş ve kovulmuş” bir mahlûk sayarak bulunduğu makamdan uzaklaştırmıştır. Bu durum, İblîs’in Allah’a isyan etmesinin bir sonucu olduğu kadar, insanları kıskanıp onlar hakkında kötü emeller beslemesinin de bir cezasıdır. Nitekim buradaki âyetlerde şeytanın kovulduğuna ilişkin buyruk da iki defa zikredilmiştir. Şu halde insanları kıskanıp onlar hakkında zararlı fikirler taşımak, huzur ve mutluluklarını bozacak planlar peşinde olmak şeytanî bir niyet ve davranış olup Allah katında çok ağır cezaî sonuçlar doğuracaktır.
İblis de şöyle dedi: " Âdem'e secde etme emrini yerine getirmediğim için beni saptırmana karşılık, âdemoğlu için senin dosdoğru yolunun üzerine oturup, babaları Âdem'e secde etmekten saptığım gibi onları da o yoldan saptıracağım ve çevireceğim.”