Önceki ayet· 47:16Sonraki ayet· 47:18

Muhammed Suresi 17. Ayet· 47:17

↗ Muhammed suresi
Medeni
وَٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ زَادَهُمۡ هُدٗى وَءَاتَىٰهُمۡ تَقۡوَىٰهُمۡ
Doğru yolu bulanların ise Allah doğruluklarını artırır, onların karşı gelmekten sakınmalarını sağlar
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Doğru yolu bulanların ise Allah doğruluklarını artırır, onların karşı gelmekten sakınmalarını sağlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğru yola girenlere gelince, Allah onların hidayetlerini artırmış ve onlara kötülükten sakınma çarelerini ilham etmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkânlarını kendilerine vermiştir.
Süleyman Ateşen ayrışan
Hidayet bulanlara gelince, Allah onların hidayetlerini artırmış ve onlara korunmalarını (kendilerini kötü sonuçtan koruma çareleri) vermiştir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.2%
İngilizce
And those who are guided - He increases them in guidance and gives them their righteousness
Fransızca
Quant à ceux qui se mirent sur la bonne voie, Il les guida encore plus et leur inspira leur piété
İspanyolca
Pero a quienes siguen la guía, Él les incrementará su fe y su piedad
Rusça
Тем, кто следует прямым путем, Он увеличивает их приверженность прямому пути и дарует их богобоязненность
Endonezce
Dan orang-orang yang mendapat petunjuk, Allah akan menambah petunjuk kepada mereka dan menganugerahi ketakwaan pada mereka
Bengalce
যারা সৎপথপ্রাপ্ত হয়েছে, তাদের সৎপথপ্রাপ্তি আরও বেড়ে যায় এবং আল্লাহ তাদেরকে তাকওয়া দান করেন।
Çince
遵循正道者,安拉要更加引导他们,并将敬畏的报酬赏赐他们。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Hak yola hidayet edilenlere ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olanlara gelince Rableri, kendilerini hayırda muvaffak kılarak onların hidayetini artırmış ve onlara, kendilerini ateşten koruyacak amelleri ilham etmiştir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
16- O (münafıklardan) seni dinleyenler vardır. Ama yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara:“O, az önce ne söyledi?” derler. İşte onlar, Allah’ın kalplerine mühür vurduğu, hevâlarına uymuş kimselerdir. 17- Hidâyeti kabul edenlere gelince Allah, onların hidâyetini artırır ve onları takvâlı olmaya muvaffak kılar. 16. Allah, münafıklar hakkında şöyle buyurmaktadır:“Onlardan seni dinleyenler vardır” Senin söylediklerini kabul etmek ve sana itaat etmek için değil de kalpleri onlardan yüz çevirmiş bir halde dinlerler. İşte bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:“yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara” senin neler söylediğini ve işittikleri içinden pek hoşlanmadıkları sözleri soruşturarak: “O, az önce ne söyledi?” derler.” Bu sözlerle onlar, çok ileri bir derecede yerilmektedirler. Çünkü onlar, gerçekten hayır elde etmek isteyen kimseler olsalardı, onu dikkatle dinler, sözlerini beller ve onun dediklerine itaat ederlerdi. Ancak onlar tam aksini yaptılar. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:“İşte onlar Allah’ın” batıldan başka bir şeyi arzu etmeyen hevâlarına uymaları sebebi ile “kalplerine mühür vurduğu” kendilerini hayra ulaştıracak bütün kapıları kapattığı “hevâlarına uymuş kimselerdir.” 17. Yüce Allah, hidâyet bulanların durumlarını açıklayarak şöyle buyurmaktadır: İmanla, emirlere itaatle, Allah’ı razı edecek şeylere uymak suretiyle “hidâyeti kabul edenlere gelince Allah onların hidâyetini” bu amellerini mükâfatlandırmak üzere “artırır ve onları takvâlı olmaya muvaffak kılar.” Onları hayırlar işlemeye muvaffak kılar ve kötülüklerden korur. Böylelikle hidâyet bulanlar için iki mükâfat vardır: faydalı ilim ve salih amel.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Burada mukayese münafıklar ile müminler arasındadır. Müna­fıklar Hz. Peygamber’in yanında ve yakınında bulunuyor ve onu dinliyorlardı, ama kalplerinde iman bulunmadığı için bu beraberlik ve ondan duydukları şeyler kendilerini rahatsız ediyor, yeri geldikçe alay ederek, olmadık sorular sorarak, problemler çıkararak rahatlamaya çalışıyorlardı. Hem dinleyip hem de başkalarına “O şimdi ne dedi!” diye soru sormak, bir yandan dinlediklerini alaya almak, bir yandan da söyleyeni önemsememektir. Bu tavır ve davranışın sonu kalbin kararması, zihnin şartlanması, doğruyu arama ve bulma kabiliyetinin körleşmesidir. Müminler ise peygamberlerini dinleyerek onun açıklamalarından yararlanmakta, akıllarını düzgün çalıştırmakta, doğru yolda ilerlemeye devam ederken davranışlarında Allah’a itaati merkeze almaktadırlar.
Muhammed Suresi 17. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Hak yola hidayet edilenlere ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olanlara gelince Rableri, kendilerini hayırda muvaffak kılarak onların hidayetini artırmış ve onlara, kendilerini ateşten koruyacak amelleri ilham etmiştir.