Önceki ayet· 43:9Sonraki ayet· 43:11

Zuhruf Suresi 10. Ayet· 43:10

↗ Zuhruf suresi
Mekki
ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مَهۡدٗا وَجَعَلَ لَكُمۡ فِيهَا سُبُلٗا لَّعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ
O, size yeri beşik kılmış ve orada, doğru gidesiniz diye yollar var etmiştir
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
O, size yeri beşik kılmış ve orada, doğru gidesiniz diye yollar var etmiştir
Elmalılı Hamdi Yazır
O, yeryüzünü sizin için bir beşik yaptı ve doğru gidesiniz diye orada sizin için yollar meydana getirdi.
Yaşar Nuri Öztürk
O, yerküreyi size bir beşik yaptı. Ve onda sizler için yollar oluşturdu ki, varacağınız yere varabilesiniz.
Süleyman Ateş
O yeri sizin için beşik kıldı ve varacağınız yere gitmeniz için yeryüzünde size yollar yaptı.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.7%
İngilizce
[The one] who has made for you the earth a bed and made for you upon it roads that you might be guided
Fransızca
Celui qui vous a donné la terre pour berceau et vous y a tracé des sentiers afin que vous vous guidiez
İspanyolca
Él ha hecho de la Tierra una cuna, y puso en ella caminos para que pudieran encontrar la guía
Rusça
Он сделал для вас землю колыбелью и создал для вас на ней дороги, чтобы вы могли следовать прямым путем
Endonezce
Yang menjadikan bumi sebagai tempat menetap bagimu dan Dia menjadikan jalan-jalan di atas bumi untukmu agar kamu mendapat petunjuk
Bengalce
যিনি তোমাদের জন্যে পৃথিবীকে করেছেন বিছানা এবং তাতে তোমাদের জন্যে করেছেন পথ, যাতে তোমরা গন্তব্যস্থলে পৌঁছতে পার।
Çince
他以大地为你们的安息之所,他为你们在大地上开辟许多道路,以便你们达到旅行的目的地。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Sizin için yeri düzenleyip hazırlayan ve ayaklarınızla basacağınız hale getiren ve sizlerin onun üzerinde doğru yolu bulmanız için dağlarında ve vadilerinde yollar yaratan Yüce Allah'tır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
9- Andolsun ki onlara:“Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan kesinlikle: “Onları Aziz ve Alim (olan Allah) yarattı” derler. 10- (İşte O yaratıcı) yeryüzünü size döşek kılan ve maksatlarınıza ulaşasınız diye de orada sizin için yollar var edendir. 11- Gökten belli bir ölçü ile su indiren O’dur. Nitekim biz, o suyla ölü haldeki bir beldeye hayat veririz. İşte siz de bu şekilde (diriltilip kabirlerinizden) çıkarılacaksınız. 12- Bütün çiftleri yaratan ve sizin için bineceğiniz gemiler ve ehli hayvanlar var eden O’dur. 13- Ki böylece onların sırtlarına/güvertelerine çıkıp kurulasınız, sonra onların üzerine yerleşince de Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz:“Bunları bize amade kılan (Allah), her türlü eksiklikten münezzehtir. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi.” 14- “Şüphesiz biz, Rabbimize döneceğiz.” 9. Yüce Allah, müşriklerin durmunu haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki” sen “onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan kesinlikle: Onları Aziz ve Alim (olan Allah) yarattı, derler.” Onları tek başına Allah yaratmıştır, bu konuda hiçbir ortağı yoktur. O, Azizdir; bütün mahlukat O’nun izzeti ve kudreti önünde itaat ile boyun eğmiştir. Alimdir; gizli ve açık, ilki ile sonuncusu ile tüm işleri bilendir. Onlar bunu itiraf edip kabul ettiklerine göre O’nun evladı olduğunu, eşi ve ortağı bulunduğunu nasıl söylerler? Nasıl olur da O’na, hiçbir şey yaratamayan, rızık veremeyen, öldüremeyen, diriltemeyen varlıkları ortak koşarlar? 10. Daha sonra Yüce Allah, kudretinin ve nimetinin kemaline delil olarak kulları için bir döşek gibi yaydığı, onlara istedikleri her bir işi yapma imkânını verdiği bir yerleşim yeri kıldığı yeryüzünü zikretmekte ve şöyle buyurmaktadır:“(İşte O yaratıcı) yeryüzünü size döşek kılan ve maksatlarınıza ulaşasınız diye de orada sizin için yollar var edendir.” Birbirine bitişik sıra dağlar arasında dağların ötesindeki bölgelere gidebileceğiniz şekilde geçitler yaratmıştır. Tâ ki o yollarda yürüyüp kaybolmayasınız ve aynı şekilde bunlardan ibret alıp gerekli öğütleri çıkartarak doğru yolu bulasınız. 11. “Gökten belli bir ölçü ile su indiren O’dur.” Bu ölçü, değişmez; ne artar ne eksilir. Aynı şekilde o, tam kulların ihtiyacını karşılayacak kadardır. Öyle ki o, fayda sağlamayacak kadar az da değildir; kullara ve topraklara zararlı olacak kadar çok da değildir. Aksine Yüce Allah, bu su ile kullarının imdadına yetişir, beldeleri darlık ve sıkıntıdan kurtarır. Bundan dolayı:“Nitekim biz, o suyla ölü haldeki bir beldeye hayat veririz” yani ölümünden sonra diriltiriz, buyurmaktadır. “İşte siz de bu şekilde (diriltilip kabirlerinizden) çıkarılacaksınız.” O hareketsiz ve ölü araziyi su ile canlandırdığı gibi, sizi de Berzahtaki sürenizi tamamladıktan sonra, amellerinizin karşılığını vermek üzere böylece diriltecektir. 12. “Bütün çiftleri” gerek yerden bitenlerde gerek sizin kendisinizde gerekse de daha sizin bilmediğiniz nice şeylerde; gece, gündüz, sıcak, soğuk, erkek, dişi vb. tüm varlık türlerini “yaratan ve sizin için bineceğiniz gemiler” rüzgarla çalışan yelkenliler olsun, buharlı gemiler olsun denizde yol alan araçlar “ve ehli hayvanlar var eden O’dur.” 13. “Ki böylece onların sırtlarına/güvertelerine çıkıp kurulasınız.” Bu buyrukla hem hayvanların sırtları hem de gemilerin sırtı kastetmektedir. Yani onlar üzerine yerleşesiniz, “sonra onların üzerine yerleşince de Rabbinizin nimetini” bu nimetleri size ihsan edenin nimetini itiraf edip “hatırlayasınız” ve böylelikle O’na övgülerde bulunasınız “ve şöyle diyesiniz: Bunları bize amade kılan (Allah), her türlü eksiklikten münezzehtir. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi.” Yani O, bizlere gemileri ve davarları amade kılmamış olsaydı, biz bunlara güç yetiremezdik. Ancak Yüce Allah, lütuf ve keremi ile bunları bize amade kılmış, boyun eğdirmiş ve onları elde etmenin yollarını kolaylaştırmıştır. Bundan maksat, Yüce Allah’ın sözünü ettiği nimetleri kullarına ihsan etmek sıfatına sahip olan o yüce Rabbin, ibadete yegane hak sahibi olduğunu, yalnız O’na boyun bükülüp yalnızca O’na secde edilmesi gerektiğini beyan etmektir. [14. “Şüphesiz biz, Rabbimize döneceğiz.” Yine şöyle de diyesiniz: Şüphe yok ki bizler, ölümümüzden sonra Rabbimize dönecek, O’nun huzuruna varacağız.][19]
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyetten itibaren müşriklerin düşüncelerindeki çelişkilere, inançlarındaki temelsizliğe dikkat çekilmekte ve onlar dolaylı olarak tevhide davet edilmektedirler. Yerin döşek kılınmasından maksat üzerinde yürümeye, çalışmaya ve istirahat etmeye; yani yaşamaya uygun bir şekilde olmasıdır. Yolların yaratılmasına iki mâna verilmiştir: a) Dünyanın bir yerinden diğer yerine ulaşmayı mümkün kılacak vadilerin, düzlüklerin, geçitlerin yani üzerinde yürümeye ve yol açmaya müsait arazinin yaratılması. Bu yorum, “yollar” diye çevirdiğimiz sübül kelimesinin birinci mânasını esas almaktadır. b) Kelimenin ikinci (vesîle, çare) mânasına göre yaratılan yollardan maksat, insanların çeşitli ihtiyaçlarını giderecek imkânların yaratılmasıdır.
Zuhruf Suresi 10. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Sizin için yeri düzenleyip hazırlayan ve ayaklarınızla basacağınız hale getiren ve sizlerin onun üzerinde doğru yolu bulmanız için dağlarında ve vadilerinde yollar yaratan Yüce Allah'tır.