Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder
Elmalılı Hamdi Yazır
Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz. Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.
Süleyman Ateş
Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında (tam) adalet yapamazsınız. Öyle ise (birine) tamamen yönelip ötekini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.0%
İngilizce
And you will never be able to be equal [in feeling] between wives, even if you should strive [to do so]. So do not incline completely [toward one] and leave another hanging. And if you amend [your affairs] and fear Allah - then indeed, Allah is ever Forgiving and Merciful
Fransızca
Vous ne pourrez jamais être équitables entre vos femmes, même si vous en êtes soucieux. Ne vous penchez pas tout à fait vers l'une d'elles, au point de laisser l'autre comme en suspens. Mais si vous vous réconciliez et vous êtes pieux... donc Allah est, certes, Pardonneur et Miséricordieux
İspanyolca
No podrán ser [completamente] equitativos con sus esposas por mucho que lo intenten. Pero no por eso vulneren los derechos [de una de ellas] dejándola como abandonada. Si se rectifican y tienen temor de Dios, Dios es Perdonador, Misericordioso
Rusça
Вы не сможете относиться к женам одинаково справедливо даже при сильном желании. Не наклоняйтесь же полностью к одной, оставляя другую словно висящей (не уделяйте все внимание только одной жене, оставляя другую в таком положении, когда она, выйдя замуж, чувствует себя незамужней). Но если вы исправите положение и будете богобоязненны, то ведь Аллах - Прощающий, Милосердный
Endonezce
Dan kamu tidak akan dapat berlaku adil di antara istri-istri(mu), walaupun kamu sangat ingin berbuat demikian, karena itu janganlah kamu terlalu cenderung (kepada yang kamu cintai), sehingga kamu biarkan yang lain terkatung-katung. Dan jika kamu mengadakan perbaikan dan memelihara diri (dari kecurangan), maka sungguh, Allah Maha Pengampun, Maha Penyayang
Bengalce
তোমরা কখনও নারীদেরকে সমান রাখতে পারবে না, যদিও এর আকাঙ্ক্ষী হও। অতএব, সম্পূর্ণ ঝুঁকেও পড়ো না যে, একজনকে ফেলে রাখ দোদুল্যমান অবস্থায়। যদি সংশোধন কর এবং খোদাভীরু হও, তবে আল্লাহ ক্ষমাশীল, করুণাময়।
-Ey kocalar!- Ne kadar gayret etseniz de eşlerinize karşı kalbinizin meyletmesinde, sizin kontrolünüzün dışında olan sebeplerden ötürü tam bir şekilde adil davranarak adaletli olmayı başaramazsınız. Öyleyse sevmediğiniz hanımınızı tamamıyla bırakıp ondan uzaklaşmayın. Onu, ne ihtiyaçlarını yerine getirecek bir kocası olan, ne de kocası olmayıp evlenmeyi bekleyen bir kadın gibi askıda kalmış olarak bırakmayın. Hanımınızın hakkı olup sizin yapmak istemediğiniz şeyler için kendinizi zorlayarak aranızı düzeltir, hanımınız hakkında Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Yüce Allah sizi bağışlayandır ve merhamet edendir.
129- Ne kadar isteseniz bile kadınlar arasında adaleti gerçekleştiremezsiniz. Bari (birine) büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.
129. Yüce Allah kocaların kadınlar arasında tam bir adalet gösteremeyecekleri ve esasen bunun güçleri çerçevesinde de olmadığını haber vermektedir. Çünkü adalet, kadınlara karşı eşit sevgiyi, eşit ilgiyi ve onlara olan kalbi meylin de eşit olmasını sonra da buna uygun amelde bulunmayı gerektirmektedir. Bu ise imkânsız bir şeydir. O bakımdan Yüce Allah güç yetirilemeyen adaletsizlikleri bağışlamış, imkan dâhilinde olanlarını şu buyruğu ile yasaklamıştır:“Bari (birine) büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın” yani farz olan haklarını yerine getirmeyecek şekilde adaletten sapmayın. Aksine adalet hususunda güç ve imkânınız çerçevesinde olan işleri yapın. Nafaka, giyim, günlerin paylaştırılması ve benzeri hususlarda kadınlar arasında adalet sağlamakla görevlisiniz. Sevgi, ilişki ve benzeri hususlar ise böyle değildir. Koca, hanımının hak ettiğini yerine getirmeyi terk edecek olursa, bu sefer kadın askıdaymış gibi iki arada bir derede kalır. Kocası yok değildir ki rahata erip evlenmeye hazırlansın, kocası haklarını yerine getirmez ki evli bir kadın gibi olsun. “Eğer arayı düzeltir” yani eşlerinizle aranızı düzeltirseniz, demektir. Bu da ecrini bekleyerek ve zevcenin haklarını yerine getirmek arzusu ile nefislerinizi hoşlanmadıkları şeyleri yapmaya mecbur etmek sureti ile olur. Aynı şekilde kendiniz ile sair insanlar arasındaki ilişkileri de düzeltir, yine anlaşmazlığa düştükleri konularda diğer insanların arasını düzeltecek olursanız... demektir. Bu da önceden de geçtiği gibi mutlak olarak barış yoluna götüren her bir şeyin teşvikini içermektedir. “ve sakınırsanız” emrolunduğunuz şeyleri yapmak, yasak kılınmış şeyleri de terketmek sureti ile takvâ sahibi olur ve gücünüz çerçevesinde olan şeylere de sabredecek olursanız “şüphe yok ki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir” sizden sadır olan günahları ve yerine getirmeniz gereken haklar hususundaki kusurlarınızı bağışlar. Eşlerinize şefkat ve merhamet gösterdiğiniz gibi o da size rahmet buyurur.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sûrenin başında (3. âyet), eşler arasında âdil davranamamaktan korkan kimselere bir kadınla yetinmeleri tavsiye edilmişti. Burada ne kadar istense, üzerine düşülse, gayret edilse de birden fazla eş arasında her yönden âdil davranmanın mümkün olmadığı açık ve kesin bir ifadeyle dile getirilmiştir. Bu gerçek karşısında beklenirdi ki birden fazla kadınla evlenmek yasaklansın. Ancak Allah Teâlâ zaruretleri, mübrem ihtiyaçları, fevkalâde halleri bildiği için bunu yasaklamadı; kullarının uygulamada zorlanacakları bir yasak hükmü koymak yerine, iki alternatifli bir tavsiye ile yetindi: a) Tek hanımla evli olanlar –bir zaruret bulunmadıkça– bununla yetinmelidirler. Çünkü Allah ilgili âyetlerde adalet ve hakkaniyete vurgu yapmaktadır. Oysa erkekler birden fazla kadınla evlenmeleri halinde haksızlıklar olacak ve bundan dolayı günaha girebileceklerdir.
b) 3. âyetin tefsirinde açıklanan zaruretler neticesinde birden fazla kadınla evli bulunan erkekler ise gönül ilişkisi, sevgi ve bağlılık gibi insanın elinde olmayan durum ve farklılıklar dışında, kadınlarına maddî konularda objektif, ölçülebilir hak ve menfaatlerde eşit davranacak, biriyle evlilik hayatını fiilen yaşarken diğerini askıda (yalnız bırakılmış, ilgi ve ilişkiden dışlanmış, ihtiyaç içinde veya maddî bakımdan diğerlerinden aşağı durumda) bırakmayacaklardır.
-Ey kocalar!- Ne kadar gayret etseniz de eşlerinize karşı kalbinizin meyletmesinde, sizin kontrolünüzün dışında olan sebeplerden ötürü tam bir şekilde adil davranarak adaletli olmayı başaramazsınız. Öyleyse sevmediğiniz hanımınızı tamamıyla bırakıp ondan uzaklaşmayın. Onu, ne ihtiyaçlarını yerine getirecek bir kocası olan, ne de kocası olmayıp evlenmeyi bekleyen bir kadın gibi askıda kalmış olarak bırakmayın. Hanımınızın hakkı olup sizin yapmak istemediğiniz şeyler için kendinizi zorlayarak aranızı düzeltir, hanımınız hakkında Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Yüce Allah sizi bağışlayandır ve merhamet edendir.