Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de "Ona Rabbinden daha başka bir âyet indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gaybı bilmek ancak Allah'a mahsustur, bekleyiniz bakalım, ben de sizinle beraber bekleyeceğim şüphesiz."
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Gayb, Allah'ın tekelinde. Hadi bekleyin; sizinle birlikte ben de bekleyenlerdenim."
Süleyman Ateş
Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil mi? diyorlar. De ki: "Gayb Allah'ındır (görülmeyeni bilen O'dur). Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.1%
İngilizce
And they say, "Why is a sign not sent down to him from his Lord?" So say, "The unseen is only for Allah [to administer], so wait; indeed, I am with you among those who wait
Fransızca
Et ils disent: «Que ne fait-on descendre sur lui (Muhammad) un miracle de son Seigneur?» Alors, dis: «L'inconnaissable relève seulement d'Allah. Attendez donc; je serai avec vous parmi ceux qui attendent
İspanyolca
Dicen: "¿Por qué no se le ha concedido [a Mujámmad] un milagro de su Señor?" Respóndeles: "El conocimiento de lo oculto pertenece solo a Dios. Esperen, que yo también esperaré
Rusça
Неверующие говорят: «Почему ему не ниспослано знамение от его Господа?». Скажи: «Сокровенное принадлежит одному Аллаху. Ждите, и я подожду вместе с вами»
Endonezce
Dan mereka berkata, "Mengapa tidak diturunkan kepadanya (Muhammad) suatu bukti (mukjizat) dari Tuhannya?" Katakanlah, "Sungguh, segala yang gaib itu hanya milik Allah; sebab itu tunggu (sajalah) olehmu. Ketahuilah aku juga menunggu bersama kamu
Bengalce
বস্তুতঃ তারা বলে, তাঁর কাছে তাঁর পরওয়ারদেগারের পক্ষ থেকে কোন নির্দেশ এল না কেন? বলে দাও গায়েবের কথা আল্লাহই জানেন। আমি ও তোমাদের সাথে অপেক্ষায় রইলাম।
Müşrikler şöyle diyorlar: Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e O'nun doğru olduğuna dair bir mucize indirilmez mi? dediler. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Mucizeler (ayetler) gaybtır ve bunun ilmi Allah'a aittir. Sizler hissî ayetler hakkında dilediğinizi düşünerek bekleyin. Ben de sizinle birlikte onları bekleyenlerdenim.
19- İnsanlar ancak tek bir ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz olmasaydı hakkında ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilmiş olurdu. 20- Onlar:“Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. De ki:“Gayb ancak Allah’ındır. O halde bekleyedurun. Ben de sizinle birlikte beklemekteyim.”
19. “İnsanlar ancak” doğru din üzerinde ittifak halinde bulunan “tek bir ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler.” Sonradan ayrılığa düşmeleri üzerine Yüce Allah, peygamberleri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olmak üzere gönderdi ki insanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri konularda hüküm versinler. Bunun için de beraberlerinde kitap indirdi. “Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz” isyankârlara mühlet verileceğine ve günahları sebebi ile onları çabucak cezalandırmayacağına dair ilâhi bir hüküm “olmasaydı hakkında ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilmiş olurdu.” Mü’minleri kurtarma, yalanlayan kâfirleri de helâk etme ile hüküm verirdik, böylelikle onlar da kimin hak, kimin batıl üzere olduğunu bilirlerdi. Ancak Yüce Allah, kimin doğru kimin yalancı olduğunu ortaya çıkması için birbirleri ile sınayıp imtihan etmeyi murad etmiştir.
20. “Onlar” Yalanlayarak işi yokuşa sürmek isteyenler: “Ona Rabbinden bir mucize” bununla bizzat kendilerinin teklif ve tayin ettikleri bir mucizeyi kastetmektedirler. Nitekim:“Uyarıcı olmak üzere beraberinde bir melek indirilmeli değil miydi?”(el-Furkan, 25/7)“Dediler ki: Bize yeryüzünden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız...”(el-İsra, 17/90-93) buyruklarında da ne tür mucizler istedikleri bildirilmektedir. Senden böyle bir âyet ve mucize istedikleri zaman de ki:“Gayb ancak Allah’ındır.” Kulların durumlarını ilmi ile kuşatan O’dur. O, onlar hakkındaki ilminin, çok üstün ve mükemmel hikmetinin gerektirdiği şekilde işlerini idare eder. Herhangi bir kimsenin herhangi bir hüküm, delil, hedef ve gerekçe ortaya koyma yetkisi söz konusu değildir. “O halde bekleyedurun. Ben de sizinle birlikte beklemekteyim.” Herkes karşısındaki için, layık olduğu şeyin başına gelmesini bekler. Bekleyin bakalım güzel akıbetin kimin olacağını göreceksiniz!
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müşrikler Hz. Peygamber’in tevhid çağrısına karşı itirazlarına devam ederek yeni bir Kur’an talebinden sonra bu defa da yeni bir işaret (mûcize, âyet) istiyorlar. Meâlde “işaret” diye tercüme edilen âyet kelimesi, “Kur’an âyeti, mûcize, insanı Allah’a inanmaya götüren işaretler, nişanlar” gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Mûcizeler hem Allah’ın varlığını hem de Peygamber’in doğru söylediğini gösteren işaret ve delillerdir, ancak mûcizeyi yaratan, onu dilediği zaman peygamberine lutfeden Allah’tır, mûcize gayb âlemine dahildir; Allah yaratıp göstermedikçe peygamber tarafından bile bilinemez ve gösterilemez.
Müşrikler şöyle diyorlar: Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e O'nun doğru olduğuna dair bir mucize indirilmez mi? dediler. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Mucizeler (ayetler) gaybtır ve bunun ilmi Allah'a aittir. Sizler hissî ayetler hakkında dilediğinizi düşünerek bekleyin. Ben de sizinle birlikte onları bekleyenlerdenim.