Önceki ayet· 47:9Sonraki ayet· 47:11

Muhammed Suresi 10. Ayet· 47:10

↗ Muhammed suresi
Medeni
۞أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَيَنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ دَمَّرَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡۖ وَلِلۡكَٰفِرِينَ أَمۡثَٰلُهَا
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları yere geçirmiştir; inkarcılara da onların başına gelenin benzerleri vardır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları yere geçirmiştir; inkarcılara da onların başına gelenin benzerleri vardır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden öncekilerin sonları nasıl olmuş? Allah onların üzerlerine helak yağdırmıştır. Bu kâfirlere de onların başına gelenlerin benzerleri yaraşır.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakmıyorlar mı? Allah onları yerle bir etmiştir. Şu inkâr edenlere de onlara yapılanın aynısı yapılacaktır.
Süleyman Ateşen ayrışan
(Onlar) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Allah onları(n evlerini, barklarını) yıkıp başlarına geçirmiştir. Bu kafirlere de, onun benzeri sonuçlar vardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.3%
İngilizce
Have they not traveled through the land and seen how was the end of those before them? Allah destroyed [everything] over them, and for the disbelievers is something comparable
Fransızca
N'ont-il pas parcouru la terre pour voir ce qu'il est advenu de leurs prédécesseurs? Allah les a détruits. Pareilles fins sont réservées aux mécréants
İspanyolca
¿Por qué no viajan por el mundo y observan cómo terminaron sus antecesores? Dios los destruyó; y sepan que todos los que se niegan a creer tienen un destino similar
Rusça
Неужели они не странствовали по земле и не видели, каким был конец их предшественников? Аллах уничтожил их, и неверующих ожидает подобное этому
Endonezce
Maka apakah mereka tidak pernah mengadakan perjalanan di bumi, sehingga dapat memperhatikan bagaimana kesudahan orang-orang yang sebelum mereka. Allah telah membinasakan mereka, dan bagi orang-orang kafir akan menerima (nasib) yang serupa
Bengalce
তারা কি পৃথিবীতে ভ্রমণ করেনি অতঃপর দেখেনি যে, তাদের পূর্ববর্তীদের পরিণাম কি হয়েছে? আল্লাহ তাদেরকে ধ্বংস করে দিয়েছেন এবং কাফেরদের অবস্থা এরূপই হবে।
Çince
难道他们没有在大地上旅行,以观察前人的结局是怎样的吗?安拉已毁灭了他们。不信道的人们,将有同样的结局。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yalanlayan o kimseler, yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakıp, düşünmezler mi? Onların sonları gerçekten çok acı oldu. Allah, onların evlerini kendi üzerlerine yıkıp yerle bir etti. Onları ve onların evlatlarını ve mallarını da helak etti. Kâfirler için her zaman ve her mekânda bu cezaların benzerleri vardır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
10- Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. Kâfirleri de (onlarınkine) benzer akıbetler beklemektedir. 11- Bu böyledir. Çünkü Allah iman edenlerin dostudur; kâfirlerin ise hiçbir dostu yoktur. 10. Peygamberi yalanlayan bu kimseler “Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı?” Onlar, böylelerinin âkıbetlerinin ancak en kötü âkıbet olduğunu göreceklerdir. Onlar sağlarına ve sollarına bakacak olurlarsa mutlaka kendilerinden öncekilerin helâk edildiklerini, yalanlama ve küfür dolayısı ile kökten imha edildiklerini göreceklerdir. Öyle ki artık onların ses ve sedaları çıkmamaktadır. Allah mallarını da yurtlarını da hatta onların amellerini, hile ve tuzaklarını bile başlarına geçirmiştir. Her zaman ve her mekânda kâfirler için bu gibi vahim âkıbetler ve kötü cezalar vardır. Mü’minlere gelince, Allah onları azaptan kurtarır ve onlara pek büyük mükâfatlar verir. 11. “Bu böyledir. Çünkü Allah iman edenlerin dostudur.” O, rahmeti ile onların dostu olmuştur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkartmıştır. Amellerinin karşılığını vermeyi ve onlara yardım etmeyi üstlenmiştir. Allah’ı inkâr eden “kâfirlerin ise” bu şekilde Allah’ın dostluğunu ve yardım bağını kesip kopardıklarından, O’nun rahmet kapılarını yüzlerine kendileri kapattıklarından dolayı onların, kendilerini esenlik yollarına iletecek ve Allah’ın azap ve cezasından kurtaracak “hiçbir dostu yoktur.” Aksine “kâfirlerin dostları tâğûttur. Onları nurdan karanlıklara çıkartırlar. İşte onlar cehennemliklerdir ve onlar orada ebediyen kalacaklardır.”(el-Bakara, 2/257)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Nefsânî arzularına göre yaşamak isteyen, özgürlüklerinin din ve ahlâk tarafından da olsa kısıtlanmasına rıza göstermeyenler, bu sınırları getiren, insanı disiplin altına almayı, eğitmeyi ve kâmil kılmayı hedefleyen dine ve dini anlatan ilâhî kitaba, peygambere karşı nefret duyarlar. Bu nefret onların hidayet kaynağından yararlanmalarını engeller; sonuç ise boşa geçirilmiş, fâniye harcanmış, ebedî mutluluk kazancı bakımından iflas ile bitmiş bir hayattır.
Muhammed Suresi 10. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yalanlayan o kimseler, yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakıp, düşünmezler mi? Onların sonları gerçekten çok acı oldu. Allah, onların evlerini kendi üzerlerine yıkıp yerle bir etti. Onları ve onların evlatlarını ve mallarını da helak etti. Kâfirler için her zaman ve her mekânda bu cezaların benzerleri vardır.