Önceki ayet· 16:58Sonraki ayet· 16:60

Nahl Suresi 59. Ayet· 16:59

↗ Nahl suresi
Mekki
يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓۚ أَيُمۡسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمۡ يَدُسُّهُۥ فِي ٱلتُّرَابِۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ
Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalışır; onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü hükmediyorlar
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendisine verilen müjdenin kötülüğü, dolayısıyla kavminden gizlenir. Şimdi acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat edin verdikleri hüküm ne kötüdür!
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Kendisine muştulananın utancından ötürü toplumdan gizlenir. Hakaret/eziklik üzere tutsun mu onu yoksa toprağın bağrına mı gömsün onu. Bakın ne kötü hüküm veriyorlar!
Süleyman Ateş
Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. (Şimdi ne yapsın) onu, hakaretle tutsun mu yoksa onu toprağa mı gömsün! Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.1%
İngilizce
He hides himself from the people because of the ill of which he has been informed. Should he keep it in humiliation or bury it in the ground? Unquestionably, evil is what they decide
Fransızca
Il se cache des gens, à cause du malheur qu'on lui a annoncé. Doit-il la garder malgré la honte ou l'enfouira-t-il dans la terre? Combien est mauvais leur jugement
İspanyolca
por lo que se le ha anunciado, se esconde de la gente avergonzado y duda si la dejará vivir a pesar de su deshonra o la enterrará viva. ¡Qué pésimo es lo que hacen
Rusça
Он прячется от людей из-за дурной вести. Оставит ли он себе ребенка с позором или же закопает ее в землю? Воистину, скверны их решения
Endonezce
Dia bersembunyi dari orang banyak, disebabkan kabar buruk yang disampaikan kepadanya. Apakah dia akan memeliharanya dengan (menanggung) kehinaan atau akan membenamkannya ke dalam tanah (hidup-hidup)? Ingatlah alangkah buruknya (putusan) yang mereka tetapkan itu
Bengalce
তাকে শোনানো সুসংবাদের দুঃখে সে লোকদের কাছ থেকে মুখ লুকিয়ে থাকে। সে ভাবে, অপমান সহ্য করে তাকে থাকতে দেবে, না তাকে মাটির নীচে পুতে ফেলবে। শুনে রাখ, তাদের ফয়সালা খুবই নিকৃষ্ট।
Çince
他为这个噩耗而不与宗族会面,他多方考虑:究竟是忍辱保留她呢?还是把她活埋在土里呢?真的,他们的判断真恶劣。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendisine kız çocuğunun doğduğu haberi verilince bu haberin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir ve saklanır. Kendi kendine şöyle söylenir: "Utanç ve kırgınlıkla bu kızı yanımda mı tutayım, yoksa onu diri diri gömerek toprağın altına mı saklayayım?" Müşriklerin verdikleri hüküm ne kadar da kötüdür. Öyle ki, kendi nefisleri için hoş görmedikleri hükmü Rableri için vermişlerdir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
56- Bir de bizim kendilerine verdiğimiz rızıklardan tutuyorlar o bilmezlere bir pay ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki uydurup iftira ettiklerinizden elbette sorguya çekileceksiniz. 57- Allah’a (kendilerinin hoşlanmadığı) kızları isnad ediyorlar. O, (çocuk edinmekten) münezzehtir. Arzuladıkları (erkekleri ise) kendilerine ayırıyorlar. 58- Halbuki onlardan birine kız çocuğu müjdesi verilince öfke ve üzüntüsünden yüzü simsiyah kesilir. 59- Verilen kötü müjdeden ötürü kavminden gizlenir. (Ne yapacağını şaşırır:) Aşağılanmayı göze alarak onu yanında mı tutsun yoksa diri diri toprağa mı gömsün? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar! 60- Kötü örnek yalnızca ahirete iman etmeyenlerindir. En yüce örnek ise ancak Allah’ındır. O, Azîzdir, Hakîmdir. 56. Yüce Allah, müşriklerin bilgisizliklerini, zulümlerini, Allah’a karşı yalan uydurduklarını, hiçbir şey bilmeyen, hiçbir fayda ve zararı bulunmayan putlarına Allah’ın kendilerine rızık ve nimet olarak ihsan ettiklerinden bir pay ayırdıklarını haber vermektedir. Böylelikle müşrikler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı O’na şirk koşmak uğrunda kullandılar. Bu rızık ile yonttukları putlara yakınlaşmaya kalkıştılar. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır:“Onlar, Allah’a yarattığı ekin ve davarlardan bir pay ayırdılar da zanlarınca: Bu Allah’ın, bu da ortaklarımızındır, dediler. Ortaklarına ait olan Allah’a ulaşmaz, ama Allah’a ait olanlar ortaklarına ulaşır...”(el-En’âm, 6/136)“Allah’a andolsun ki uydurup iftira ettiklerinizden elbette sorguya çekileceksiniz.” Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “Allah mı size izin verdi yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz? Allah hakkında yalan uyduranlar, kıyamet gününü ne zannederler?”(Yunus, 10/59-60) Yüce Allah onları bu yaptıkları sebebi ile en ağır bir şekilde cezalandıracaktır. 57-59. “Allah’a (kendilerinin hoşlanmadığı) kızları isnad ediyorlar.” Çünkü onlar, Allah’ın yakınlaştırılmış kulları olan melekler hakkında: Onlar, Allah’ın kızlarıdır, demişlerdi. “Arzuladıkları (erkekleri ise) kendilerine ayırıyorlar.” Yani onlar, kız çocuklarından hiç hoşlanmazlardı, kendileri için erkek çocukları arzu ederlerdi. Bu nedenle de onlardan herhangi birisine “kız çocuğu müjdesi verilince öfke ve” karşı karşıya kaldığı aşırı “üzüntüsünden yüzü simsiyah kesilir.” Ona kız çocuğu müjdesi verildi mi gam, keder ve üzüntüsünü gizlemeye kalkışır, hatta o kavmi arasında mahcup olur ve kendisine verilen bu kötü müjdeden dolayı gizlenip saklanmaya kalkışır. Daha sonra da kendisine müjdesi verilen bu kız çocuğuna ne yapacağı konusunda düşünmeye ve bozuk görüşü ile birtakım kararlara varmaya çalışır:“Aşağılanmayı göze alarak” hakir ve zelil olarak, öldürmeksizin onu “yanında mı tutsun yoksa diri diri toprağa mı gömsün?” ki Yüce Allah’ın kendisi sebebi ile müşrikleri yerdiği ve’d (kız çocukların diri diri gömülmesi) budur. “Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!” Yani Allah’a çocuk nispet ederek, O’nun celal ve azametine yakışmayan bir isnadda bulunuyorlar. Bununla da yetinmeyip kendi kanaatlerince en kötü olan, kendilerine yakıştıramadıkları ve hiç hoşlanmadıkları kız çocuklarını O’na nispet ediyorlar. Kendi hoşlanmadıkları varlıkları nasıl olur da Allah’a nispet ederler? Onların verdikleri bu hüküm, ne kadar da kötüdür! 60. Allah’ın düşmanı olan müşriklerin Allah’a nispet ettikleri bu husus, kötü örnekler türünden olduğundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kötü örnek” yani en ileri derecede kusur ve ayıp “yalnızca ahirete iman etmeyenlerindir. En yüce örnek” bütün kemal sıfatları “ise ancak Allah’ındır.” Varlıktaki her türlü kemal, hiçbir şekilde eksiklik söz konusu olmaksızın yalnızca Allah’a yakışır. Gerçek dostlarının kalbinde de en üstün örnek, yalnız O’nundur. Bu da O’nun tazim edilmesi, celal ve azametinin bilinmesi, O’na muhabbet duyulması, O’na dönülmesi ve O’nun tanınmasıdır. “O” her şeyi egemenliği ve hükmü altına almış, bütün mahlukatın kendisine itaat ettiği olan “Azîzdir,” Her şeyi yerli yerince koyan, ne emreder ve ne yaparsa bundan dolayı övülmeye layık olan ve bu husustaki kemali dolasıyı ile övülen “Hakîmdir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Câhiliye Arapları kız çocuklarını iki sebeple istemezlerdi: İlki geçim sıkıntısı, ikincisi de namus anlayışları (Râzî, XX, 56). Erkek çocuklar ileride kabilenin silâhşoru olacakları için onları istememek şöyle dursun, 57. âyetin sonunda da ima edildiği üzere, erkek çocuklara sahip olmaktan özellikle hoşlanırlar, sayılarının çokluğu ile övünürlerdi; fakat kız çocukları, Türkçe’deki meşhur deyimiyle “kaşık düşmanı” olarak telakki edilirdi. İkinci ve daha önemli sebebe gelince, ardı arkası kesilmeyen kabileler arası savaşlarda kız ve kadınların esir düşmeleri ve câriye olarak tutulmaları, alınıp satılmaları, namusuna çok düşkün olan Câhiliye Arabı için son derece onur kırıcı bir durumdu ve bu yüzden toplumda kız çocuğuna sahip olmak bir utanç sebebi olarak algılanıyordu; aslında sevinmek gerektiği için 59. âyette “müjde” kelimesiyle ifade edilen böyle bir doğum haberi alan baba, tam tersine üzüntüye boğuluyordu. Âyet, bu son derece cahilce telakkinin, acımasız törenin baskısı altında kalan, ama fıtratındaki babalık duygusunun etkisinden de kurtulamayan Câhiliye Arabı’nın bunalımını, kısa fakat oldukça etkileyici bir ifadeyle özetlemektedir: “Böyle bir alçaltıcı duruma rağmen onu yanında mı tutsun yoksa toprağa mı gömsün!” Âyet, onları böylesine korkunç bir ikilemle karşı karşıya bırakan zihniyeti, “Görün işte, ne kötü yargıda bulunuyorlar!” diyerek mahkûm etmektedir (kız çocuklarının öldürülmesi hususunda ayrıca bk. İsrâ 17/31; Tekvîr 81/8-9).
Nahl Suresi 59. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Kendisine kız çocuğunun doğduğu haberi verilince bu haberin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir ve saklanır. Kendi kendine şöyle söylenir: "Utanç ve kırgınlıkla bu kızı yanımda mı tutayım, yoksa onu diri diri gömerek toprağın altına mı saklayayım?" Müşriklerin verdikleri hüküm ne kadar da kötüdür. Öyle ki, kendi nefisleri için hoş görmedikleri hükmü Rableri için vermişlerdir.