Önceki ayet· 12:101Sonraki ayet· 12:103

Yûsuf Suresi 102. Ayet· 12:102

↗ Yûsuf suresi
Mekki
ذَٰلِكَ مِنۡ أَنۢبَآءِ ٱلۡغَيۡبِ نُوحِيهِ إِلَيۡكَۖ وَمَا كُنتَ لَدَيۡهِمۡ إِذۡ أَجۡمَعُوٓاْ أَمۡرَهُمۡ وَهُمۡ يَمۡكُرُونَ
(Ey Muhammed) bu (anlatılanlar), sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar kararlarnı verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.
Meal ihtilafı: 5% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed) bu (anlatılanlar), sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar kararlarnı verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
İşte bu, sana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar birlikte karar verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.
Süleyman Ateş
(Ey Muhammed) bu (anlatılanlar), sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar kararlarnı verip tuzak kurarlarken sen yanlarında değildin.
Diller arası (7 dil)ıraksama 14.6%
İngilizce
That is from the news of the unseen which We reveal, [O Muhammad], to you. And you were not with them when they put together their plan while they conspired
Fransızca
Ce sont là des récits inconnus que Nous te révélons. Et tu n'étais pas auprès d'eux quand ils se mirent d'accord pour comploter
İspanyolca
[¡Oh, Mujámmad!] Esta historia que te he revelado había permanecido oculta hasta ahora. Tú no estabas presente cuando [los hermanos de José] planearon [eliminarlo] y se complotaron
Rusça
Все это - часть повествований о сокровенном, которые Мы ниспосылаем тебе в откровении. Ты не был с ними, когда они вместе принимали решение и строили козни
Endonezce
Itulah sebagian berita gaib yang Kami wahyukan kepadamu (Muhammad); padahal engkau tidak berada di samping mereka, ketika mereka bersepakat mengatur tipu muslihat (untuk memasukan Yusuf ke dalam sumur)
Bengalce
এগুলো অদৃশ্যের খবর, আমি আপনার কাছে প্রেরণ করি। আপনি তাদের কাছে ছিলেন না, যখন তারা স্বীয় কাজ সাব্যস্ত করছিল এবং চক্রান্ত করছিল।
Çince
这是一部分幽玄的消息,我把它启示给你。当他们用计谋决策的时候,你不在他们的面前,
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul- Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını sana vahyediyoruz. Senin bu kıssa hakkında hiç bir ilmin yoktu. Yusuf'un kardeşleri onu kuyunun dibine atmak için karar aldıklarında ve bunun için hileler kurduklarında sen orda değildin. Ancak biz bunları sana vahyettik.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
102- İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar, tuzak kurup işlerini kararlaştırdıkları zaman sen onların yanlarında değildin. 102. Yüce Allah, bu kıssayı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e anlattıktan sonra ona şöyle hitap etmektedir:“İşte bu” sana bildirdiğimiz haber “sana vahy ettiğimiz gayb haberlerindendir.” Eğer bizim sana vahyimiz olmasaydı bu, oldukça üstün haber sana ulaşmazdı. “Yoksa onlar” Yusuf’un kardeşleri ona “tuzak kurup işlerini kararlaştırdıkları zaman sen onların yanlarında değildin.” Orada hazır bulunmuyordun. Onlar, Yusuf’u babasından ayırmak üzere karar verdiklerinde buna Yüce Allah’tan başka hiç kimse muttali değildi. Allah, buna dair bilgiyi öğretmedikçe hiçbir kimsenin bunu bilmesine imkân yoktur. Nitekim Yüce Allah Musa’nın kıssasını ve onun başından geçenleri de anlattıktan sonra O’nun vahyi olmaksızın insanların bilmeleri imkân dahilinde olmayan bu durumu söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Biz Musa’ya o buyruğu vahyettiğimizde sen batı tarafında değildin. Sen (orada) bulunanlardan da değildin.”(el-Kasas, 28/44) İşte bu, Allah Rasûlünün getirdiklerinin doğru ve gerçek olduğunun en açık delilidir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. Peygamber, bu kıssayı yaşayanlarla beraber yaşamadığı ve kitaptan okumadığı gibi herhangi bir kimseden de öğrenmiş değildi. Çünkü Mekke’de yahudilerle temasta bulunan bazı kimseler bulunsa bile, yahudi din âlimi yoktu. Bütün bunlar, bu kıssanın gayb haberlerinden ve bir mûcize olduğunun delilidir (gayb hakkında bilgi için bk. Bakara 2/3).
Yûsuf Suresi 102. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul- Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını sana vahyediyoruz. Senin bu kıssa hakkında hiç bir ilmin yoktu. Yusuf'un kardeşleri onu kuyunun dibine atmak için karar aldıklarında ve bunun için hileler kurduklarında sen orda değildin. Ancak biz bunları sana vahyettik.