Önceki ayet· 40:57Sonraki ayet· 40:59

Mü'min Suresi 58. Ayet· 40:58

↗ Mü'min suresi
Mekki
وَمَا يَسۡتَوِي ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِيرُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَلَا ٱلۡمُسِيٓءُۚ قَلِيلٗا مَّا تَتَذَكَّرُونَ
Körle gören, inanıp yararlı iş işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Körle gören, inanıp yararlı iş işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz
Elmalılı Hamdi Yazır
Kör ile gören bir olmaz, iman edip salih ameller işleyen kimseler ile kötülük yapan da bir değildir. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!
Yaşar Nuri Öztürk
Körle gören, iman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlarla kötülük üretenler bir olmaz. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!
Süleyman Ateş
Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.1%
İngilizce
And not equal are the blind and the seeing, nor are those who believe and do righteous deeds and the evildoer. Little do you remember
Fransızca
L'aveugle et le voyant ne sont pas égaux, et ceux qui croient et accomplissent les bonnes œuvres ne peuvent être comparés à celui qui fait le mal. C'est rare que vous vous rappeliez
İspanyolca
No es propio comparar al que puede ver [la verdad] con quien no puede verla, ni comparar al creyente que obra rectamente con el perverso [que obra el mal]. ¡Qué poco reflexionan
Rusça
Не равны слепой и зрячий, а также те, которые уверовали и совершали праведные деяния, и творящие зло. Как же мало вы поминаете назидания
Endonezce
Dan tidak sama orang yang buta dengan orang yang melihat, dan tidak (sama) pula orang-orang yang beriman dan mengerjakan kebajikan dengan orang-orang yang berbuat kejahatan. Hanya sedikit sekali yang kamu ambil pelajaran
Bengalce
অন্ধ ও চক্ষুষ্মান সমান নয়, আর যারা বিশ্বাস স্থাপন করে ও সৎকর্ম করে এবং কুকর্মী। তোমরা অল্পই অনুধাবন করে থাক।
Çince
无眼者与有眼者是不相等的;信道而且行善者与作恶者也是不相等的,但你们很少觉悟。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Gören ile görmeyen hiçbir zaman eşit değildir. Yüce Allah'a iman edip resullerini tasdik eden ve güzel (salih) amel işleyenler, fasit bir itikatla ve günahlarla amellerini kötüleştiren kimselerle denk değildir. Çok az düşünüyorsunuz. Eğer düşünseydiniz, iki grup arasındaki farkı bilir ve Yüce Allah'ın rızasını umarak iman edip salih ameller işleyenlerden olmak için çaba sarf ederdiniz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
57- Göklerin ve yerin yaratılması andolsun insanların yaratılmasından daha büyük bir iştir. Fakat insanların çoğu bilmezler. 58- Kör ile gören bir olmaz, iman edip salih ameller işleyenlerle kötülük işleyenler de bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz! 59- Kıyamet mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Ama insanların çoğu iman etmezler. 57. Yüce Allah, akıllarda yer etmiş bir gerçeği haber vererek şöyle buyurmaktadır: Genişlik ve büyüklükleri göz önünde bulundurulduğunda göklerle yerin yaratılması, elbette ki insanların yaratılmasından daha büyük, daha muazzam bir iştir. İnsanlar göklerle yerin yaratılmasına nispetle çok küçük kalırlar. Bunca büyük cisimleri yaratan ve onları son derece sağlam yapan, elbette ki ölümlerinden sonra insanları diriltmeye öncelikle kadirdir. İşte bu, öldükten sonra dirilişe kat’i olarak delil teşkil eden aklî delillerden birisidir. Aklı başında bir kimse, bunun üzerine sadece düşünmekle bile onun en ufak bir şüphe ve tereddüdü kabil olmayacak şekilde peygamberlerin bildirdikleri öldükten sonra dirilişin muhakkak gerçekleşeceğine delil olduğunu görür. Ancak herkes bu hususta düşünmez ve bu konu üzerinde aklını kullanmaya yönelmez. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Fakat insanların çoğu bilmezler.” Bundan dolayı gerçekten ibret almazlar, bunu hatırlarına dahi getirmezler. 58. Daha sonra şöyle buyurmaktadır:“Kör ile gören bir olmaz, iman edip salih ameller işleyenlerle kötülük işleyenler de bir olmaz.” Yani kör ile gören bir olmadığı gibi Allah’a iman edip salih amel işleyenle Rabbine ibadeti kibrine yediremeyerek, O’na isyana yönelip O’nu gazaplandıran hususlarda koşturan kimse de bir olmazlar. “Ne kadar az düşünüyorsunuz!” Sizin düşünmeniz ne azdır! Aksi takdirde işlerin mertebelerini, hayrın ve şerrin yerlerini, iyilerle kötüler arasındaki farkı düşünecek olursanız ve himmetiniz de yüksek kimseler olsanız, hiç şüphesiz faydalıyı zararlıya, hidâyeti sapıklığa ve ebedi mutluluğu da geçici dünyaya tercih ederdiniz. 59. “Kıyamet mutlaka gelecektir” Çünkü bunu insanların en doğru sözlüleri olan peygamberler haber vermiştir. Bütün haberleri doğruluğun en üst mertebesinde bulunan semavî kitaplar da bunu böyle söylemiştir. Buna dair görülen deliller ile dış alemdeki belgeler de apaçık ortadadır. “Ama” tam anlamı ile bir tasdik ve itaatle boyun eğmeyi gerektiren bunca gerçeğe rağmen “insanların çoğu iman etmezler.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
“Kör”den maksat, kibir, kıskançlık gibi kötü duygulara, sübjektif sebeplere veya taklide dayanarak hükümler veren; “gören”den maksat da akıl ve bilgiye, doğru kanıtlara dayanarak hükümler verendir (Râzî, XXVII, 79). Râzî, “Ne de kıt düşünüyorsunuz!” meâlindeki eleştiri cümlesini özetle şöyle açıklar: Aslında onlar, bilginin bilgisizlikten, erdemli işin erdemsiz işten daha iyi olduğunu bilirler; fakat bir inanç ilkesinin doğru bilgiye mi dayandığı, yoksa asılsız mı olduğu; bir işin erdemli mi erdemsiz mi olduğu hususunda yeterince düşünmezlerdi. Kıskançlık kalplerini kör eder; bu yüzden bilgisizlik ve taklidi bilgi, kin ve kibri de erdem zannederlerdi (XXVII, 79-80). İşte o dönemde Mekke toplumunun çoğunluğunu oluşturan inkârcıların, geleceği kesin olan kıyamete inanmamaları da böyle bir zihin ve ahlâk bozukluğunun sonucuydu.
Mü'min Suresi 58. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Gören ile görmeyen hiçbir zaman eşit değildir. Yüce Allah'a iman edip resullerini tasdik eden ve güzel (salih) amel işleyenler, fasit bir itikatla ve günahlarla amellerini kötüleştiren kimselerle denk değildir. Çok az düşünüyorsunuz. Eğer düşünseydiniz, iki grup arasındaki farkı bilir ve Yüce Allah'ın rızasını umarak iman edip salih ameller işleyenlerden olmak için çaba sarf ederdiniz.