Önceki ayet· 9:72Sonraki ayet· 9:74

Tevbe Suresi 73. Ayet· 9:73

↗ Tevbe suresi
Medeni
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ جَٰهِدِ ٱلۡكُفَّارَ وَٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱغۡلُظۡ عَلَيۡهِمۡۚ وَمَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş. Onlara karşı katı ol. Onların varacakları yer cehennemdir ve orası ne kötü bir yerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey Peygamber! Küfre sapanlarla, ikiyüzlülerle cihat et! Onlara sert davran! Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!
Süleyman Ateş
Ey peygamber, kafirlerle ve münafıklarla cihadet, onlara sert davran; onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.2%
İngilizce
O Prophet, fight against the disbelievers and the hypocrites and be harsh upon them. And their refuge is Hell, and wretched is the destination
Fransızca
O Prophète, lutte contre les mécréants et les hypocrites, et sois rude avec eux; l'Enfer sera leur refuge, et quelle mauvaise destination
İspanyolca
¡Oh, Profeta! Lucha contra los incrédulos y los hipócritas [que te ataquen], y sé severo con ellos. Su morada será el Infierno. ¡Qué pésimo destino
Rusça
О Пророк! Борись с неверующими и лицемерами и будь суров к ним. Их пристанищем будет Геенна. Как же скверно это место прибытия
Endonezce
Wahai Nabi! Berjihadlah (melawan) orang-orang kafir dan orang-orang munafik, dan bersikap keraslah terhadap mereka. Tempat mereka adalah neraka Jahanam. Dan itulah seburuk-buruk tempat kembali
Bengalce
হে নবী, কাফেরদের সাথে যুদ্ধ করুন এবং মুনাফেকদের সাথে তাদের সাথে কঠোরতা অবলম্বন করুন। তাদের ঠিকানা হল দোযখ এবং তাহল নিকৃষ্ট ঠিকানা।
Çince
先知啊!你当对不信道者和伪信者战斗,并严厉地对待他们,他们的归宿是火狱,那归宿真恶劣!
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Kâfirlere karşı kılıçla savaşarak cihat et. Münafıklara karşı ise söz ve deliller ile cihat et. Bu iki fırkaya karşı sert davran. Onlar sert davranılmaya layık olan kimselerdir. Onların kıyamet günü varacakları yer cehennemdir. Onların varış yeri olan cehennem ne kötü bir varış yeridir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
73- Ey Peygamber! Kâfirlere ve münâfıklara karşı cihâd et ve onlara karşı sert ol! Onların yerleri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir! 74- (O çirkin sözü) söylemediklerine dair Allah’a yemin ederler. Andolsun ki o küfür sözünü söylediler ve İslam’a girdikten sonra kâfir oldular. Onlar başaramadıkları bir işe de yeltendiler. İntikam almaya kalkışmalarının tek sebebi ise Allah’ın ve Peygamberinin onları lütfuyla zengin kılmasından başka bir şey değildir! Eğer tevbe ederlerse bu, onlar için hayırlı olur. Eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da âhirette de can yakıcı bir azaba uğratır. Onların yeryüzünde ne bir dostları vardır, ne de bir yardımcıları. 73. Yüce Allah Peygamberine hitaben şöyle buyurmaktadır:“Ey Peygamber! Kâfirlere ve münâfıklara karşı cihâd et.” Onlara karşı cihadı en ileri dereceye götür “ve” durum onlara karşı sert olmayı gerektirdiğinde de “onlara karşı sert ol!” Bu cihadın kapsamına el ile cihad da dil ve delille cihad da girmektedir. Onlardan savaş açanlara karşı hem el ile, hem dil ile hem de kılıç ve silahla cihad edilir. Ahit veya zimmet akdi gereği İslâmî yönetime boyun eğen kimselere karşı ise sadece delil ve belgeler ile cihad edilir; böylelerine İslâm’ın güzellikleri, şirk ve küfrün de kötülükleri açıklanır. Onlar için dünyada bunlar vardır. Âhirete gelince “onların” içinden asla çıkamayacakları ve devamlı kalacakları “yerleri cehennemdir. O, ne kötü bir dönüş yeridir!” 74. “(O çirkin sözü) söylemediklerine dair Allah’a yemin ederler.” Yani aralarından bazılarının söylediği bir söz olan: “Eğer Medine’ye dönersek elbetteki en şerefli ve güçlü olan, en hakir olanı oradan mutlaka çıkartacaktır.”(el-Münâfıkûn, 63/8) türü bir söz, yine din ile, peygamber ile alay içeren sözleri söyleyip de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in, bu sözlerin bir bölümünü işittiğini haber alınca, hemen onun yanına giderek öyle bir söz söylemediklerine dâir Allah adına yemin ederler. Yüce Allah da onları yalanlayarak şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki o küfür sözünü söylediler ve İslam’a girdikten sonra kâfir oldular.” Önceki müslümanlıkları her ne kadar onları zahiri itibari ile küfür dairesinin dışına çıkartmış görünüyor ise de sonradan söyledikleri bu sözler, müslümanlıklarını iptal edip onları küfre sokmaktadır. “Onlar başaramadıkları bir işe de yeltendiler.” Bu, Tebûk gazvesi esnasında Allah Rasûlü’ne suikastte bulunmak istedikleri sırada olmuştu. Yüce Allah, Peygamberine onların durumunu haber vermiş, bunun üzerine o da bazı kimselere emirler vererek onların maksatlarını gerçekleştirmelerini engellemişti. “İntikam almaya” ve Allah Rasûlünü ayıplamaya “kalkışmalarının tek sebebi” daha önceleri muhtaç ve fakir kimseler iken “Allah’ın ve Peygamberinin onları lütfu ile zengin kılmasından başka bir şey değildir.” Kendilerini karanlıklardan aydınlığa çıkartmaya ve fakirlikten sonra zenginleştirmeye vesile olan bir zatı küçümsemeleri ne kadar da şaşırtıcıdır! Halbuki ona karşı yapaları gereken, onu tazim etmek, ona iman etmek ve onu yüceltmekten başka ne olabilir ki? Zira dini gerekler de insanlığın gerekleri de bir arada bunu gerektirir. Daha sonra Yüce Allah onlara tevbe teklifinde bulunarak şöyle buyurmaktadır:“Eğer tevbe ederlerse bu, onlar için hayırlı olur.” Çünkü tevbe etmek dünya ve âhiret mutluluğunun esasıdır. “Eğer” tevbe etmekten, Allah’ın yoluna dönmekten “yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da âhirette de can yakıcı bir azaba uğratır.” Dünyada maruz kalacakları azap; gam, keder, Allah’ın dinini zafere kavuşturması ve Peygamberini güçlendirmesi sebebi ile üzülmeleri, istediklerini de elde edememeleridir. Âhiretteki azaba gelince onlar için alevli ateşin azabı vardır. “Onların yeryüzünde” işlerini üstlenecek ve isteklerini gerçekleştirmelerini sağlayacak “ne bir dostları vardır, ne de” hoşlarına gitmeyecek şeyleri kendilerinden uzaklaştıracak “bir yardımcıları.” Artık Allah onların dostları olmadığına göre geride onlar için sadece türlü türlü kötülük, hüsran, bedbahtlık ve mahrumiyet vardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Cihad kelimesini sözlük anlamına göre savaşma veya mânevî mücadele metotlarıyla uğraş verme şeklinde yorumlamak mümkündür. Müşriklere karşı ortaya konacak çaba hakkında kullanıldığında bu kelime genellikle “savaş” anlamına göre açıklanmış olmakla beraber, münafıkların da âyette kendileriyle cihad edilecek kimseler arasında sayılmış olması değişik yorumlara yol açmıştır. Bunları sözlü mücadele yöntemleri ve kamu düzenini bozanlara karşı fiilî önlemler alma şeklinde özetlemek mümkündür. Taberî, İbn Mes‘ûd’un bir sözüne dayanarak âyetin bu kısmını “inkârcılığını açığa vuran münafıklarla da müşriklerle olduğu gibi savaş” şeklinde yorumlamıştır. Fakat Taberî de kalplerindeki inkârcılığı korumakla beraber dışa yansıyan söz ve davranışlarıyla mümin izlenimi veren kimselere karşı sıcak savaş açılmasının mümkün olmadığını kabul etmektedir (X, 183-184). Bu itibarla, cihad kelimesini –en azından küfrünü açığa çıkarmayan münafıklar bakımından– var gücüyle İslâmiyet’i anlatıp onların imana karşı dirençlerini kıracak ve müminlere verebilecekleri zararı en aza indirecek bir çaba göstermek şeklinde anlamak uygun olur. Âyetin kâfirlerle savaşılmasını ve onlara sert davranılmasını isteyen ifadesini ise bu sûrenin 123. âyeti ve Kur’an’ın müslüman olmayanlarla ilişkiler konusundaki diğer buyruklarıyla birlikte değerlendirmek gerekir.
Tevbe Suresi 73. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Peygamber!- Kâfirlere karşı kılıçla savaşarak cihat et. Münafıklara karşı ise söz ve deliller ile cihat et. Bu iki fırkaya karşı sert davran. Onlar sert davranılmaya layık olan kimselerdir. Onların kıyamet günü varacakları yer cehennemdir. Onların varış yeri olan cehennem ne kötü bir varış yeridir.