Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Ey Peygamber! İnkarcılarla ve ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Peygamber! Kâfirler ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer, ne de kötüdür!
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Ey Peygamber! Küfre sapanlarla ve münafıklarla mücadele et ve onlara karşı sert davran! Varacakları yer cehennemdir onların. Ne kötü dönüş yeridir o!
Süleyman Ateşen ayrışan
Ey Peygamber! kafirlerle ve iki yüzlülerle uğraş, onlara karşı katı davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir o!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.3%
İngilizce
O Prophet, strive against the disbelievers and the hypocrites and be harsh upon them. And their refuge is Hell, and wretched is the destination
Fransızca
O Prophète! Mène la lutte contre les mécréants et les hypocrites et sois rude à leur égard. Leur refuge sera l'Enfer, et quelle mauvaise destination
İspanyolca
¡Profeta! Haz frente a los que rechazaron el Mensaje y a los hipócritas, y sé riguroso con ellos. [Si no se arrepienten ante Dios] tendrán el Infierno por morada. ¡Qué pésimo destino
Rusça
О Пророк! Сражайся с неверующими и лицемерами и будь суров с ними. Их пристанищем будет Геенна. Как же скверно это место прибытия
Endonezce
Wahai Nabi! Perangilah orang-orang kafir dan orang-orang munafik dan bersikap keraslah terhadap mereka. Tempat mereka adalah neraka Jahanam dan itulah seburuk-buruk tempat kembali
Bengalce
হে নবী! কাফের ও মুনাফিকদের বিরুদ্ধে জেহাদ করুন এবং তাদের প্রতি কঠোর হোন। তাদের ঠিকানা জাহান্নাম। সেটা কতই না নিকৃষ্ট স্থান।
Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı kılıç, dil ve had cezaları uygulayarak cihat et ve onlara karşı sert ve çetin ol ki, senden korksunlar. Kıyamet günü onların varacakları yer cehennemdir. Onların varış yeri ne kötü bir varış yeridir.
9- Ey Peygamber! Kâfirlere ve münâfıklara karşı cihâd et ve onlara karşı sert ol! Onların yeri cehennemdir! O, ne kötü bir dönüş yeridir!
9. Yüce Allah, Peygamberine kâfir ve münâfıklara karşı cihad etmeyi ve bu hususta onlara karşı sert davranmayı emretmektedir. Bu cihad, hem onlara karşı delil ortaya koymayı, hem onları güzel öğütlerle davet edip izlemekte oldukları türlü sapıklıkları çürütmeyi, hem de Allah’ın çağrısını kabul etmeyen ve hükmüne boyun eğmeyen kimselere karşı silahla savaşmayı kapsamaktadır. İşte davetten yüz çevirenlere karşı bu şekilde cihad edilir ve onlara sert davranılır. Birinci (davet) aşamasında ise en güzel yol hangisi ise o şekilde davranılır. Kâfir ve münâfıklar için dünyada bir azap vardır. Bu da Allah’ın, Rasûlünü ve taraftarlarını onlara musallat etmesi ve onların da onlarla cihad etmeleridiri. Ahirette de onlar için ateş azabı vardır. Bu ise her bedbaht ve hüsrana uğramış kimsenin varacağı çok kötü bir âkıbettir.
Bunlar Yüce Allah’ın mü’minlere ve kâfirlere verdiği iki örnektir. Böylelikle Yüce Allah, onlara kâfirin mü’min ile ilişkisinin ve ona yakın olmasının, ona hiçbir fayda sağlayamayacağını, mü’minin kâfirle ilişkisinin de -görevlerini yerine getirmesi şartı ile- kendisine herhangi bir zararının olmayacağını açıklamaktadır. Sanki bu buyruklarda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımları isyana yönelmekten sakındırılmakta, onların Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile olan ilişki ve yakınlıklarının -kötülük işlemeleri halinde- kendilerine hiçbir fayda sağlamayacağına işaret edilmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyette yapılması istenen tövbenin nasıllığıyla ilgili olarak kullanılan nasûh kelimesi, “hâlis, katışıksız” mânası taşıdığı gibi “düzeltici, onarıcı” anlamına da gelir; nush kelimesi de bu mânalarla bağlantılı olarak “öğüt vermek, nasihat etmek” demektir. Âyetteki ifade, tövbenin tam mânasıyla pişman olma ve bir daha pişman olduğu o işe dönmeme azmini içermesi gerektiğini göstermektedir (Zemahşerî, IV, 117). Kelimenin bu sözlük anlamları ve tövbede aranan şartlar dikkate alınarak meâlde bu kelime “içtenlikle ve kararlılık içinde” şeklinde çevrilmiştir. Böyle bir içtenlik ve kararlılıkla yapılan tövbeye de İslâmî kaynaklarda tevbe-i nasûh denilmiştir (tövbe hakkında bk. Nisâ 4/17-18; Tevbe 9/117; Furkan 25/70-71; buradaki nûr kelimesi ve “sağ yanlarından” ifadesinin açıklaması için bk. Hadîd 57/12; 9. âyetin açıklaması için bk. Tevbe 9/73).
Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı kılıç, dil ve had cezaları uygulayarak cihat et ve onlara karşı sert ve çetin ol ki, senden korksunlar. Kıyamet günü onların varacakları yer cehennemdir. Onların varış yeri ne kötü bir varış yeridir.