Önceki ayet· 77:36Sonraki ayet· 77:38

Mürselât Suresi 37. Ayet· 77:37

↗ Mürselât suresi
Mekki
وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Yalanlamış olanların o gün vay haline
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Yalanlamış olanların o gün vay haline
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün yalanlayanların vay haline!
Yaşar Nuri Öztürk
Vay haline o gün, yalanlayanların!
Süleyman Ateş
Yalanlayanların vay haline o gün!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.9%
İngilizce
Woe, that Day, to the deniers
Fransızca
Malheur, ce jour-là, à ceux qui criaient au mensonge
İspanyolca
¡Cuán desdichados serán ese día los que negaron la verdad
Rusça
Горе в тот день тем, кто считает истину ложью
Endonezce
Celakalah pada hari itu, bagi mereka yang mendustakan (kebenaran)
Bengalce
সেদিন মিথ্যারোপকারীদের দুর্ভোগ হবে।
Çince
在那日,伤哉否认真理的人们!
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün; helak, azap ve hüsran o gün hakkındaki haberleri yalanlayanların üzerine olsun!
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
35- Bu, onların konuşamayacakları gündür. 36- Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler. 37- O gün yalanlayanların vay haline! 38- İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de topladık. 39- Eğer (azaptan kurtulmak için) bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa haydi durmayın kurun. 40- O gün yalanlayanların vay haline! 35. Yani yalanlayanlara çok çetin gelecek bu pek büyük günde yalanlayıcılar, korku ve aşırı dehşetlerinden dolayı konuşamayacaklardır. 36-37. “Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.” Yani özür dileyecek olsalar dahi özürleri kabul olunmayacaktır: “O zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmez.”(er-Rûm, 30/57) 38. “İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de” aranızda ayırt edici hükmü verelim, bütün mahlukat arasında hükmedelim diye “topladık.” 39-40. “Eğer bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa” benim mülkümün dışına çıkabiliyor ve azabımdan kurtulabiliyor iseniz “haydi durmayın kurun.” Yani sizin buna gücünüz yok, buna imkân bulamazsınız. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerle yerin bucaklarından kaçmaya gücünüz yetiyor ise kaçın. Ama güç ve imkânınız olmadıkça kaçamazsınız!”(er-Rahmân, 55/33) İşte o gün zalimlerin bütün hileleri, çareleri tükenir. Onların kurabilecekleri bütün tuzaklarda, gidebilecekleri bütün yollarda çaresizlikleri ortaya çıkar. Allah’ın azabına teslimiyet göstermekten başka yolları kalmaz ve o gün yalanlayışlarında yanlış yaptıkları açıkça ortaya çıkar. “O gün yalanlayanların vay haline”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bu âyetlerde kıyamet ve mahşer gününde suçluların konuşmalarına ve mazeret göstermelerine izin verilmeyeceği bildirilirken başka âyetlerde onların konuşacakları ve tartışacakları belirtilmiştir (meselâ bk. En‘âm 6/23; Zümer 39/31; Fussılet 41/21). Ancak bunu, âyetler arasında çelişki bulunduğu şeklinde yorumlamamak gerekir. Zira bu farklı âyetlerde âhiretin farklı sahneleri tasvir edilmektedir.
Mürselât Suresi 37. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün; helak, azap ve hüsran o gün hakkındaki haberleri yalanlayanların üzerine olsun!