Önceki ayet· 77:18Sonraki ayet· 77:20

Mürselât Suresi 19. Ayet· 77:19

↗ Mürselât suresi
Mekki
وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
O gün, yalanlamış olanların vay haline
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
O gün, yalanlamış olanların vay haline
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün yalanlayanların vah haline!
Yaşar Nuri Öztürk
Yalanlayanların o gün vay haline!
Süleyman Ateş
(Hakkı) yalanlayanların vay haline o gün!
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.7%
İngilizce
Woe, that Day, to the deniers
Fransızca
Malheur, ce jour-là, à ceux qui criaient au mensonge
İspanyolca
¡Cuán desdichados serán ese día los que negaron la verdad
Rusça
Горе в тот день тем, кто считает истину ложью
Endonezce
Celakalah pada hari itu, bagi mereka yang mendustakan (kebenaran)
Bengalce
সেদিন মিথ্যারোপকারীদের দুর্ভোগ হবে।
Çince
在那日,伤哉否认真理的人们。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün; helak, azap ve hüsran Yüce Allah’ın günahkârları cezalandırma vaadini yalanlayanların üzerine olsun!
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
16- Biz öncekileri helâk etmedik mi? 17- Sonra arkadan gelenleri de (helakte) onların peşine takarız. 18- İşte Biz günahkârlara böyle yaparız. 19- O gün yalanlayanların vay haline! 16-18. Yani biz öncekilerden yalanlayanları helâk etmedik mi? Daha sonra gelenler arasından yine yalanlayanları helâk ederek bunları öncekilerin peşine katıyoruz. İşte Allah'ın her bir günahkâr hakkında önceden de sonradan da uygulayageldiği sünneti/kanunu budur. Günahkârların cezalandırılması kaçınılmaz bir şeydir. Niçin görüp duyduğunuz şeylerden gereği gibi ibret almıyorsunuz? 19. “O gün” gördükleri bunca âyet ve belgelere, ibretlik ceza örneklerine rağmen “yalanlayanların vay haline!”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Buradaki soru, âyetlerin ilk muhatabı olan Mekke müşriklerinin, Allah’a isyanları yüzünden helâk edilen Âd, Semûd vb. kavimlerin kötü âkıbetlerinden az çok haberdar olduklarını gösterir. Buna rağmen kendileri de peygamberi yalancılıkla itham edip ona isyanda ısrar ederlerse öncekiler gibi cezalandırılacakları hatırlatılmaktadır. Nitekim Hz. Peygamber’e isyanda direnen müşrikler Bedir Savaşı’yla başlayan kesin bir yok oluş sürecinden geçirilerek cezalandırılmışlardır (bk. Râzî, XXX, 272); âhiretteki cezaları da ayrıca verilecektir. 18. âyette “suçlular” diye çevirdiğimiz mücrimîn kelimesi Kur’an’da genellikle müşrikleri ifade eden bir terim olarak kullanılmıştır. Âyetin bağlamından kelimenin burada da aynı anlamda kullanıldığı anlaşılmakta; bu âyette hangi dönemde olursa olsun bütün “mücrimler”in, müşriklerin, inkârcı ve isyankârların aynı şekilde cezalandırılmalarının, yüce Allah’ın bir yasası olduğu hatırlatılmaktadır.
Mürselât Suresi 19. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gün; helak, azap ve hüsran Yüce Allah’ın günahkârları cezalandırma vaadini yalanlayanların üzerine olsun!