Önceki ayet· 16:90Sonraki ayet· 16:92

Nahl Suresi 91. Ayet· 16:91

↗ Nahl suresi
Mekki
وَأَوۡفُواْ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمۡ وَلَا تَنقُضُواْ ٱلۡأَيۡمَٰنَ بَعۡدَ تَوۡكِيدِهَا وَقَدۡ جَعَلۡتُمُ ٱللَّهَ عَلَيۡكُمۡ كَفِيلًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا تَفۡعَلُونَ
Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de anlaşma yaptığınızda Allah'ın ahdini yerine getirin ve pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın. Allah'ı üzerinize şahid tuttuğunuz halde, nasıl olur da bozarsınız! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızı bilir.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Antlaşma yaptığınızda, Allah'a verdiğiniz söze vefa gösterin. Bağlayıp pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Çünkü, kendinize Allah'ı kefil yapmış durumdasınız. Allah, yaptıklarınızı biliyor.
Süleyman Ateş
Andlaşma yaptığınız zaman Allah'ın ahdini tam yerine getirin (verdiğiniz sözü tutun), pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın. Çünkü Allah'ı üzerinize kefil (şahid) yaptınız. Allah yaptıklarınızı bilir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.2%
İngilizce
And fulfill the covenant of Allah when you have taken it, [O believers], and do not break oaths after their confirmation while you have made Allah, over you, a witness. Indeed, Allah knows what you do
Fransızca
Soyez fidèles au pacte d'Allah après l'avoir contracté et ne violez pas vos serments après les avoir solennellement prêtés et avoir pris Allah comme garant [de votre bonne foi]. Vraiment Allah sait ce que vous faites
İspanyolca
Cumplan su compromiso con Dios. No quebranten los juramentos después de haberlos realizado, habiendo puesto a Dios como testigo. Dios sabe bien cuanto hacen
Rusça
Будьте верны завету с Аллахом, который вы заключили; не нарушайте клятв после того, как вы их скрепите, ведь вы сделали Аллаха своим Поручителем. Воистину, Аллах ведает о том, что вы совершаете
Endonezce
Dan tepatilah janji dengan Allah apabila kamu berjanji dan janganlah kamu melanggar sumpah setelah diikrarkan, sedang kamu telah menjadikan Allah sebagai saksimu (terhadap sumpah itu). Sesungguhnya Allah mengetahui apa yang kamu perbuat
Bengalce
আল্লাহর নামে অঙ্গীকার করার পর সে অঙ্গীকার পূর্ণ কর এবং পাকাপাকি কসম করার পর তা ভঙ্গ করো না, অথচ তোমরা আল্লাহকে জামিন করেছ। তোমরা যা কর আল্লাহ তা জানেন।
Çince
当你们缔结盟约的时候,你们应当履行。你们既以安拉为你们的保证者,则缔结盟约之后就不要违背誓言。安拉的确知道你们的行为。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah’a ve insanlara verdiğiniz bütün sözlerinizi yerine getirin ve Allah adına yemin ederek pekiştirmenizin ardından yeminlerinizi sakın bozmayın. Sizler, verdiğiniz söze vefa göstereceğinize dair Allah’ı kendinize şahit kıldınız. Şüphesiz Allah, sizin yaptığınız her şeyi bilir ve bunların hiçbiri O'na gizli kalmaz. Bütün bunların karşılığını verecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
91- Ahitleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini eksiksiz yerine getirin. Pekiştirdikten ve Allah’ı üzerinize kefil kıldıktan sonra yeminleri bozmayın! Şüphe yok ki Allah yaptıklarınızı bilir. 92- Bir grup diğer bir gruptan daha çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat aracı edinip de ipliğini sağlamca eğirdikten sonra bozup dağıtan kadın gibi olmayın! Allah, bu şekilde sizi ancak imtihan eder. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri O, kıyamet gününde elbette size açıklayacaktır. 91. “Ahitleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini eksiksiz yerine getirin.” Bu buyruklar, kulun Rabbi ile ahdi olan ibadetleri, adakları ve eğer iyilik ihtiva ediyor ise yaptığı yeminleri tümüyle kapsar. Aynı şekilde kulun başkası ile akdetmiş olduğu taraflar arasındaki ahitleri, başkasına verdiği ve kendisine yükümlülük olmak üzere üstlenip pekiştirdiği sözleri de kapsar. İşte kulun, güç yetirebildiği takdirde bütün bunlara eksiksiz bağlı kalması ve bunları tamamlaması görevidir. Bundan dolayı Yüce Allah, bu gibi ahidleri bozmayı yasaklayarak: Yüce Allah’ın adı ile akdetmek suretiyle “Pekiştirdikten ve Allah’ı üzerinize kefil kıldıktan sonra” ey akidlerde bulunanlar! “yeminleri bozmayın!” Yüce Allah’ı üzerinize kefil kıldığınız ahitlerinizi sağlamca yerine getirmemek, size helâl değildir. Çünkü bunları yerine getirmeyecek olursanız Yüce Allah’ı ta’zim etmeyi terketmiş ve O’na karşı saygısızca davranmış olursunuz. Diğer taraftan karşıdaki şahıs, sizin yemin vermenize ve bu hususta Allah’ı kefil kılarak yemininizi pekiştirmenize razı olmuştur. O bakımdan karşı taraf size güvenip hakkınızda hüsn-ü zan beslediğine göre sizin de söylediğinizi ve yemin ile pekiştirdiğiniz yükümlülüğünüzü eksiksiz yerine getirmeniz gerekir. “Şüphe yok ki Allah yaptıklarınızı bilir.” Herkese, niyet ve maksadına uygun olarak ortaya koymuş olduğu ameline göre karşılık verir. 92. Ahidlerinizi bozma hususunda “ipliğini sağlamca eğirdikten sonra” eğirdiği bu iplik muhkem bir şekilde örüldükten ve istenen noktaya getldikten sonra onu “bozup dağıtan kadın gibi olmayın.” Böylelikle ahitleri bozmanız, verdiğiniz söz ve vaatlerde durmamanızla, çok kötü ve çirkin olan böyle bir örneğe benzemeyin. Çünkü bu örnekteki kadın, ipliğini sağlamca eğirip bu uğurda yorulduktan sonra yaptığını çözüp bozar ve bu işinden zarar, yorgunluk, akılsızlık ve kıt görüşlülükten başka hiçbir şey ele geçiremez. İşte verdiği sözleri yerine getirmeyip, ahidlerinde durmayan kimseler de dini ve mertliği eksik, zalim, cahil ve akılsız bir kimse demektir. “Bir grup diğer bir gruptan daha çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat aracı edinip…” Yani sizin böyle bir tutum takınmamanız gerekir. Önce sağlamlaştırılmış ahitlerde bulunup sonra da onları bozmak için fırsat beklemeyin. Şöyle ki eğer ahitte bulunan kişi zayıf ve karşı tarafa güç yetiremeyen bir kimse ise ahdini eksiksiz yerine getirir. Ama bunu akit ve yemini ta’zim ettiği için değil de acizliğinden dolayı yapar. Şâyet güçlü olup da dünyevi menfaatinin o ahdini bozmasını gerektirdiğini görürse, Allah adına verdiği ahit ve yemine aldırmadan onu bozar. Bu şekildeki davranışlar, nefislerin hevaları doğrultusunda hareket etmek ve bu hevaları Allah’ın yapmanızı istediklerinin, mertliğin ve güzel ahlâkın önüne geçirmekt demektir. Böyle bir şey genelde bir topluluğun sayıca diğerinden daha çok ve daha güçlü olması dolayısıyla yapılır. “Allah, bu şekilde sizi ancak imtihan eder.” Yüce Allah kimin doğru ve ahdine bağlı olduğunu, kimin de sözünde durmayan ve bedbaht bir kimse olduğunu ortaya çıkartmak için kulları kendileri ile sınadığı çeşitli imtihan sebeplerini ortaya koyar. “Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri O, kıyamet gününde elbette size açıklayacaktır.” Ve herkese amelinin karşılığını vereceği gibi ahdinde durmayanı da cezalandıracaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bir önceki âyette başta adalet olmak üzere temel buyruk ve yasakların ortaya konmasından sonra, adaletin bir gereği olan ahde vefâ ve yeminlere sadakat gösterilmesi emredilmektedir. “Allah’a verdiğiniz söz” konusunda “ashabın Hz. Peygamber’le yaptıkları biat, cihad, malî ibadetler, Allah adına yapılan yemin” gibi açıklamalar yapılmışsa da bunun her türlü meşrû vaadi kapsadığı yolundaki görüş en mâkul olanıdır. Bu vaadlerin, “Allah’a söz verme” şeklinde ifade edilmesi bunların ahlâk ve hukuk bakımından olduğu kadar dinî bakımdan da bağlayıcı olduğunu ve Allah katında sorumluluğu gerektirdiğini gösterir. Aynı şekilde yeminlerin bağlayıcılığı da önemle vurgulanmakta olup âyetin son cümlesi insanlara bu konulardaki sorumluluğu hatırlatan önemli bir uyarı anlamı taşımaktadır (Ayrıca bk. Mâide 5/89).
Nahl Suresi 91. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Allah’a ve insanlara verdiğiniz bütün sözlerinizi yerine getirin ve Allah adına yemin ederek pekiştirmenizin ardından yeminlerinizi sakın bozmayın. Sizler, verdiğiniz söze vefa göstereceğinize dair Allah’ı kendinize şahit kıldınız. Şüphesiz Allah, sizin yaptığınız her şeyi bilir ve bunların hiçbiri O'na gizli kalmaz. Bütün bunların karşılığını verecektir.