Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin ise dostları tağuttur. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temelli kalacaklardır
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin ise dostları tağuttur. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temelli kalacaklardır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, iman sahiplerinin Velî'sidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların dostları tâğuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennemin dostlarıdır. Orada uzun süre kalacaklardır onlar.
Süleyman Ateşen ayrışan
Allah, inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. kafirlerin dostları da tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır. Onlar ateş halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.7%
İngilizce
Allah is the ally of those who believe. He brings them out from darknesses into the light. And those who disbelieve - their allies are Taghut. They take them out of the light into darknesses. Those are the companions of the Fire; they will abide eternally therein
Fransızca
Allah est le défenseur de ceux qui ont la foi: Il les fait sortir des ténèbres à la lumière. Quant à ceux qui ne croient pas, ils ont pour défenseurs les Tâghût, qui les font sortir de la lumière aux ténèbres. Voilà les gens du Feu, où ils demeurent éternellement
İspanyolca
Dios es el protector de los creyentes, los saca de las tinieblas hacia la luz. En cambio, los que rechazan la verdad tienen como protector a las falsas divinidades, que los sacan de la luz hacia las tinieblas. Ellos serán los moradores del Fuego, en el que permanecerán eternamente
Rusça
Аллах - Покровитель тех, которые уверовали. Он выводит их из мраков к свету. А покровителями и помощниками неверующих являются тагуты, которые выводят их из света к мракам. Они являются обитателями Огня и пребудут там вечно
Endonezce
Allah pelindung orang yang beriman. Dia mengeluarkan mereka dari kegelapan kepada cahaya (iman). Dan orang-orang yang kafir, pelindung-pelindungnya adalah setan, yang mengeluarkan mereka dari cahaya kepada kegelapan. Mereka adalah penghuni neraka. Mereka kekal di dalamnya
Bengalce
যারা ঈমান এনেছে, আল্লাহ তাদের অভিভাবক। তাদেরকে তিনি বের করে আনেন অন্ধকার থেকে আলোর দিকে। আর যারা কুফরী করে তাদের অভিভাবক হচ্ছে তাগুত। তারা তাদেরকে আলো থেকে বের করে অন্ধকারের দিকে নিয়ে যায়। এরাই হলো দোযখের অধিবাসী, চিরকাল তারা সেখানেই থাকবে।
Allah, kendisine iman edenleri dost edinir, onları başarılı kılar ve onlara yardım eder. Onları küfrün ve cehaletin karanlıklarından imanın ve ilmin nuruna çıkarır. Kâfirlerin dostları, Allah'a ortak koşulan ortaklar ve putlardır. Onlara küfrü süslü göstermişlerdir. Onları imanın ve ilmin nurundan, küfrün ve cehaletin karanlıklarına çıkarırlar. İşte bunlar cehennem ehlidirler ve orada ebedî bir şekilde kalacaklardır.
257- Allah iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan nura çıkarır. Kâfirlerin dostları ise tâğûttur. Onlar da onları (dostlarını) nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar ateş ehlidirler. Onlar orada ebediyen kalacaklardır.
257. Bu âyeti kerime bir önceki âyet-i kerimenin sonucu niteliğindedir. Bir önceki âyet-i kerime esas mesabesinde bu da onun bir meyvesi durumundadır. Yüce Allah, Allah’a iman edip imanın gereklerini yerine getirmek, ona aykırı olan şeyleri terk etmek sureti ile imanlarındaki samimiyetlerini ispat edenlerin velisi olduğunu, özel dostluğu ile onları veli/dost edindiğini haber vermektedir. O nedenle de onları terbiye etmeyi de üzerine alır, onları bilgisizliğin, küfrün, masiyetlerin, gafletin ve haktan yüz çevirmenin karanlıklarından; ilmin, kesin bilginin, imanın, itaatın ve Rablerine tam anlamı ile yönelişin nuruna çıkartır. Kalplerini oralara bıraktığı vahiy ve iman nuru ile aydınlatır. Kolay olana doğru gitmeleri için onlara kolaylık verir ve zor olandan da onları uzaklaştırır. Kâfir olanlara gelince; onlar gerçek dost edinmeleri gereken yüce Rab’den başkasını dost edindiklerinden dolayı, Allah da onları dost edindikleriyle baş başa bırakır. Onları yardımsız bırakır, onları hiçbir fayda ve hiçbir zarara güçleri yetmeyen veli/dost edindikleri kimselerin gözetimine havale eder. Onlar da kendilerini dost edinenleri saptırır, bedbahtlığa sürükler, faydalı ilmin hidâyetinden ve salih amelden onları mahrum eder. Mutluluktan onları yoksun bırakırlar. Cehennem ateşi onların barınakları olacak ve orada ebediyyen kalacaklardır. Allah’ım! Bizleri dost edindiğin kimselerin arasına kat!
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kendi akıl ve iradelerini düzgün kullanarak sahte tanrılar yerine Allah’a imanı tercih edenler O’nun mânevî yakınları (evliya) olurlar. Velâyet iki yoldan oluşur: Akrabalık ve iman. Baba, dede, amca... çocuğun, torunun, yeğenin velisi olduğu gibi mümin kadınlar ve erkekler de birbirlerinin velileridir (Tevbe 9/71). Veli, velâyeti altındaki insanı korur, menfaatini gözetir, yardımcısı olur, tarafını tutar, sahiplenir ve gerektiğinde temsil eder. Bu âyette Allah, imana bağlı velâyet çerçevesine kendisini de dahil etmektedir. Bu müminler için büyük bir şeref, güven kaynağı ve heyecan vesilesidir. Velisi Allah olan bir müminin elbette yolu aydınlık olur, yüce velisi onu karanlıklardan çıkarır, nura ve aydınlığa kavuşturur; kalbi huzurlu ve nurlu, zihni berrak, aklı karışıklıktan uzak olur, yani mümin için tabii hal budur. Bu normal durumu bozan ârızaların giderilmesi için de başta “zikir” olmak üzere (Ra‘d 13/28) çeşitli ibadetler vardır. Sahte tanrıları veli edinenlerin durumu ise müminlerinkinin aksinedir: Nur yerine zulmet, aydınlık yerine karanlık, huzur yerine huzursuzluk, akıl karışıklığı, sapıklık ve anarşi.
Allah, kendisine iman edenleri dost edinir, onları başarılı kılar ve onlara yardım eder. Onları küfrün ve cehaletin karanlıklarından imanın ve ilmin nuruna çıkarır. Kâfirlerin dostları, Allah'a ortak koşulan ortaklar ve putlardır. Onlara küfrü süslü göstermişlerdir. Onları imanın ve ilmin nurundan, küfrün ve cehaletin karanlıklarına çıkarırlar. İşte bunlar cehennem ehlidirler ve orada ebedî bir şekilde kalacaklardır.