De ki: "Kuran Allah katından gelmiş olup da siz de onu inkar etmişseniz, söyleyin bana, derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
De ki: "Kuran Allah katından gelmiş olup da siz de onu inkar etmişseniz, söyleyin bana, derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
Ey Muhammed! De ki: "Ne dersiniz? O Kur'ân Allah tarafından gelmiş olup da sonra siz onu inkâr etmişseniz, o takdirde Hak'tan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
De ki: "Söyleyin bakalım, o Kur'an Allah katından ise, siz de onu inkâr ettinizse/onun üstünü örttünüzse, dönüşü olmayan kopukluğa düşenden daha sapık kim vardır?"
Süleyman Ateş
De ki: "Gördünüz mü, ya o (Kur'an) Allah tarafından ise ve siz de onu inkar etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.6%
İngilizce
Say, "Have you considered: if the Qur'an is from Allah and you disbelieved in it, who would be more astray than one who is in extreme dissension
Fransızca
Dis: «Voyez-vous? Si ceci (le Coran) émane d'Allah et qu'ensuite vous le reniez; qui se trouvera plus égaré que celui qui s'éloigne dans la dissidence?»
İspanyolca
Diles: "¿Acaso han considerado qué les pasaría si este es un Libro que proviene de Dios y ustedes se niegan a creer en él?". No existe nadie más desviado que quien persiste obstinado en el error
Rusça
Скажи: «Что вы думаете, а если Коран - от Аллаха, и вы не веруете в него? Кто может быть более заблудшим, чем тот, кто находится в глубоком разладе с истиной?»
Endonezce
Katakanlah, "Bagaimana pendapatmu jika (Alquran) itu datang dari sisi Allah, kemudian kamu mengingkarinya. Siapakah yang lebih sesat daripada orang yang selalu berada dalam penyimpangan yang jauh (dari kebenaran)
Bengalce
বলুন, তোমরা ভেবে দেখেছ কি, যদি এটা আল্লাহর পক্ষ থেকে হয়, অতঃপর তোমরা একে অমান্য কর, তবে যে ব্যক্তি ঘোর বিরোধিতায় লিপ্ত, তার চাইতে অধিক পথভ্রষ্ট আর কে
-Ey Resul!- Bu yalanlayan müşriklere de ki: "Eğer bu Kur'an, Allah tarafından olup da sonra siz de onu inkâr edip,yalanlamışsanız o zaman haliniz nasıl olur? Hakkın ortaya çıkması ve delilinin de apaçık olması ile beraber hakka karşı inat eden kimseden daha sapık kim olabilir?
52- De ki:“Söyleyin bana! Eğer o (Kur'ân), Allah tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz bu durumda (haktan) çok uzak bir ihtilafa düşen (sizlerden) daha sapık kim olabilir?” 53- O (Kur'ân’ın) gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine apaçık belli oluncaya kadar delillerimizi onlara hem dış dünyada hem de kendi nefislerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi? 54- Şunu bilin ki onlar, Rablerine kavuşmaktan yana şüphe içindedirler. Yine bilin ki Allah, her şeyi (ilmiyle) kuşatmıştır.
52. Şu Kur’ân’ı yalanlayan, küfre ve nankörlüğe hızlıca koşan kimselere “de ki: Söyleyin bana! Eğer o” yani bu Kur’ân-ı Kerîm, şüphesiz ve tereddütsüz olarak “Allah tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz bu durumda” Allah’a ve Rasûlüne karşı inatlaşarak “ (haktan) çok uzak bir ihtilafa düşen (sizlerden) daha sapık kim olabilir?” Çünkü siz, hakkı ve doğruyu açıkça öğrendikten sonra haktan yüz çevirdiniz. Batıla ve cahilliğe yöneldiniz. O halde sizler insanların en sapığı ve en zalimisiniz. Şâyet sizlerin bunun doğruluğu ve gerçekliği hususunda herhangi bir şüpheniz varsa veya bunu dile getirecek olursanız hiç şüphesiz Allah, buna dair birtakım âyetlerini size gösterecektir. Bu konuda da Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:
53. “O (Kur'ân’ın)” ve onun ihtiva ettiği hakikatlerin “gerçeğin ta kendisi olduğu kendilerine” göstereceğimiz deliller ve en ufak bir şüpheyi kabul etmeyecek tam bir açıklama ile “apaçık belli oluncaya kadar delillerimizi onlara hem dış dünyada” göklerdeki ve yerdeki delillerle, Yüce Allah’ın meydana getirdiği ve basiretli kimselere hakkı gösteren pek büyük olaylarla bu türden delilleri hem dış dünyalarında “hem de kendi nefislerinde” kendi bedenlerinde bulunan Yüce Allah’ın harikulade delilleri, hayret verici sanatı, göz kamaştırıcı kudretini gösteren deliller ile inkarcıların ibretli cezalara çarptırılarak mü’minlere yardım olunması vb. gibi delilleri “göstereceğiz.” Nitekim Yüce Allah, bunları gerçekleştirmiş, kullarına hakkın kendileri vasıtası ile açıkça ortaya çıkacağı türden deliller göstermiştir. Ancak dilediğini imana muvaffak kılan ve dilediğini bu hususta yardımsız bırakan, Yüce Allah’tır. “Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?” Yani Kur’ân-ı Kerîm’in hak oluşuna, onu getirenin doğru söylediğine Allah’ın şahitliği onlara yetmiyor mu? Çünkü Yüce Allah, peygamberini tasdik ederek lehine şahitlik etmiştir. Şahitlik edenlerin en doğrusu da O’dur. O, onu desteklemiş ve bu hususta şüphe edenler için sözlü şahitliği de ihtiva edecek şekilde ona yardımcı olmuştur.
54. “Şunu bilin ki onlar Rablerine kavuşmaktan yana şüphe içindedirler.” Öldükten sonra diriliş ve Kıyamet günü hakkında şüphe etmektedirler. Onlara göre dünya yurdundan başka gidilecek yer yoktur. Bunun için âhiret için çalışmazlar ve ona iltifat etmezler. “Yine bilin ki O” ilmi, kudreti ve izzeti ile “her şeyi kuşatmıştır.”
Fussilet sûresinin tefsiri -Yüce Allah’ın lütfu ile- burada sona ermektedir.
***
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müfessirlerin ağırlıklı tercihini benimseyerek “bu (Kur’an)” diye çevirdiğimiz zamirle dinin (şer‘) kastedildiği de söylenmiştir (İbn Atıyye, V, 23). “Kesin bir çatışma içine düşen”den maksat, Kur’an karşısında kalplerinin kapalı, kulaklarının tıkalı olduğunu söyleyen (5. âyet), âyetler okunurken insanları gürültü çıkarmaya çağıran (26. âyet) ve böylece Kur’an’ın sesini boğmayı amaçlayan muannit inkârcılardır. Kur’an’ın Allah katından geldiği gerçeğinin, “Hiç düşündünüz mü?” diyerek başlayan soru cümlesiyle ortaya konması, putperestlerin olumsuz yargılarının ve tutumlarının bilgi ve kanıta dayanmadığını göstermektedir. Onların, bu şekilde düşünüp taşınmadan, kanıtsız ve gerekçesiz olarak Kur’an mesajına karşı tavır koymaları âyette “çatışma” ve sapkınlığın en aşırı derecesi olarak değerlendirilmiştir.
-Ey Resul!- Bu yalanlayan müşriklere de ki: "Eğer bu Kur'an, Allah tarafından olup da sonra siz de onu inkâr edip,yalanlamışsanız o zaman haliniz nasıl olur? Hakkın ortaya çıkması ve delilinin de apaçık olması ile beraber hakka karşı inat eden kimseden daha sapık kim olabilir?