Önceki ayet· 36:51Sonraki ayet· 36:53

Yâsîn Suresi 52. Ayet· 36:52

↗ Yâsîn suresi
Mekki
قَالُواْ يَٰوَيۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜۗ هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡمُرۡسَلُونَ
Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan? Rahman'ın vaat ettiği işte bu! Peygamberler doğru söylemişler."
Süleyman Ateş
Dediler: "Vah bize, bizi yattığımız yerden kim kaldırdı? İşte Rahman'ın va'dettiği şey budur. Demek peygamberler doğru söylemiş!"
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.4%
İngilizce
They will say, "O woe to us! Who has raised us up from our sleeping place?" [The reply will be], "This is what the Most Merciful had promised, and the messengers told the truth
Fransızca
en disant: «Malheur à nous! Qui nous a ressuscités de là où nous dormions?» C'est ce que le Tout Miséricordieux avait promis; et les Messagers avaient dit vrai
İspanyolca
Dirán: "¡Ay de nosotros! ¿Qué nos hizo surgir de nuestro lecho?" [Se les dirá:] "Eso fue lo que les prometió el Misericordioso, los Mensajeros les decían la verdad
Rusça
Они скажут: «О горе нам! Кто поднял нас с места, где мы спали?». Это - то, что обещал Милостивый, и посланники говорили правду»
Endonezce
Mereka berkata, "Celakalah kami! Siapakah yang membangkitkan kami dari tempat tidur kami (kubur)?" Inilah yang dijanjikan (Allah) Yang Maha Pengasih dan benarlah rasul-rasul(-Nya)
Bengalce
তারা বলবে, হায় আমাদের দুর্ভোগ! কে আমাদেরকে নিদ্রাস্থল থেকে উখিত করল? রহমান আল্লাহ তো এরই ওয়াদা দিয়েছিলেন এবং রসূলগণ সত্য বলেছিলেন।
Çince
他们将说:“伤哉我们!谁将我们从我们的卧处唤醒?这是至仁主所应许我们的,使者们已说实话了。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bu kâfirler buna pişman olarak: "Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı?" derler. Bu sorularına şöyle cevap alırlar: "İşte bu muhakkak gerçekleşecek olan Allah'ın size vaadidir. Rasûller de Rablerinden tebliğ ettiklerinde doğru söylemiştir."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
51- Sûr’a (ikinci defa) üfürüldüğünde derhal kabirlerinden kalkıp süratle Rablerine doğru gideceklerdir. 52- Diyecekler ki:“Vay başımıza gelen! Yattığımız yerden kim kaldırdı bizi?”(Denecek ki:)“Bu, Rahman’ın vaat ettiği (diriliş günüdür). Peygamberler de doğru söylemişlerdir.” 53- O, tek bir çığlıktan ibarettir. Bir de bakmışsın ki hepsi huzurumuzda toplanmışlar bile! 54- “Bu gün hiç kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacaktır ve sizler ancak işlediklerinizin karşılığını göreceksiniz.” 51. Sûr’a birinci defa üfürüleceğinde herkes dehşete kapılıp ölecektir. Burada sözü edilen üfürüş ise öldükten sonra diriliş ve kabirlerden kalkış üfürüşüdür. Sûr’a bu ikinci defa üfürüleceği vakit insanlar kabirlerinden çıkarak O’nun huzurunda toplanmak üzere Rablerine doğru hızlıca gideceklerdir. Gecikme ya da ağırdan alma imkânı bulamayacaklardır. İşte bu durumda yalanlayanlar kederlenecek ve pişmanlıklarını açığa vurarak şöyle diyeceklerdir: 52. “Vay başımıza gelen! Yattığımız yerden” kabirlerdeki uykumuzdan “kim kaldırdı bizi?” Bazı hadislerde belirtildiği gibi Sûr’a üfürülmeden bir süre önce kabirdekilerin kısa bir uykuları olacaktır.[13] Onlara cevap olmak üzere şöyle denecektir: “Bu, Rahman’ın vaat ettiği (diriliş günüdür). Peygamberler de doğru söylemişlerdir.” Yani bu, hem Allah’ın hem de peygamberlerin size vaat ettiğidir. Böylelikle onların doğru söyledikleri, gözle görülen bir gerçek olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır. Burada “Rahman”ın anılışının, yalnızca O’nun vaadini haber vermek için olduğu zannedilmesin. Aynı zamanda bu pek büyük günde bile onların, ilâhî rahmetinin hiçbir kimsenin zannetmediği, hiçbir kimsenin tahmin etmediği şekilde tecellilerini göreceklerine dair de bir haberdir. Yüce Allah’ın: “Mülk, o gün hak olan Rahman’ındır.”(el-Furkân, 25/26); “Sesler Rahman olanın huzurunda kısılmış olacaktır”(Tâ-Hâ, 20/28) vb. gibi Rahman adının zikredildiği diğer buyruklar da böyledir. 53. “O, tek bir çığlıktan ibarettir.” Yani kabirlerden diriliş sadece İsrafil’in Sûr’a üfürmesi ile gerçekleşecektir. Üfürmesinin hemen akabinde bedenler canlanıverecektir. “Bir de bakmışsın ki hepsi” öncekiler de sonrakiler de insanlar da cinler de amellerinin hesabı görülmek üzere “huzurumuzda toplanmışlar bile!” 54. “Bu gün hiç kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacaktır.” İyilikleri eksiltilmez, kötülüklerine de ilave yapılmaz. “Sizler ancak” hayır ya da şer türünden “işlediklerinizin karşılığını göreceksiniz.” O bakımdan kim hayırla karşılaşırsa bundan dolayı Yüce Allah’a hamdetsin, kim de hayırdan başka şeylerle karşılaşırsa kendisinden başkasını kınamasın.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sûra üflenip insanlar yeniden canlandığında ve hızla mahşer yerine doğru giderlerken dünyada bu gerçeği inkâr edenlerin önce neye uğradıklarını bilemez bir halde birbirlerine olup biten hakkında soru sormaya çalışacakları, hemen ardından da durumu anlayıp derin bir pişmanlık içinde Allah’ın vaadinin ve peygamberlerin bildirdiklerinin doğru çıktığını itiraf edecekleri canlı bir anlatımla tasvir edilmekte; böylece öldükten sonra dirilmeye inanma çağrısı soyut bir iman esası düzeyinde bırakılmayıp aklı eren herkesin durum muhasebesi yapmasına ve konu üzerinde daha bir ilgiyle düşünmesine imkân verilmektedir. Ayrıca, öldükten sonra dirilmenin sırf geleceğe dönük bir korku motifi olarak algılanmaması için insanın fıtratındaki adalet duygusuna hitap edilmekte, haşir gününün temel özelliği olarak herkesin yüce Allah’ın şaşmaz adaletinin güvencesi altında bulunduğu, hiç kimsenin en küçük bir haksızlığa uğratılmadan sadece yaptıklarının karşılığını göreceği belirtilmekte, dolayısıyla muhataplar dünya hayatından sonra böyle bir hesaba çekilmenin zaten gerekli ve hayata anlam kazandırıcı bir safha olacağını düşünmeye yönlendirilmektedir. 52. âyette geçen inkârcılara ait sözün –buradaki bir gramer özelliği dolayısıyla– “Vay başımıza gelenlere! Bizi yattığımız bu yerden kim diriltip kaldırdı? Rahmânın vaad ettiği (hakikatmiş), peygamberler de gerçekten doğru söylemişler” şeklinde anlaşılması da mümkündür (Râzî, XXVI, 89-90). Öte yandan, sadece soru kısmının inkârcılara ait, rahmânın vaadinin bu olduğuna ve peygamberlerin sözlerinin doğru çıktığına dair ifadenin ise melekler veya müminler tarafından onlara verilmiş cevap olması da muhtemeldir; Taberî, müminlerin sözü olması ihtimalini daha kuvvetli bulur (Taberî, XXIII,16-17; Şevkânî, IV, 428-429). “Yattığımız yer” mânasına gelen tamlamadan hareketle bazı müfessirler herkesin kendi öldüğü yerden, kabrinden kaldırılacağı yorumunu yapmışlarsa da, İbn Atıyye burada bir edebî sanat (istiâre ve teşbih) bulunduğunu, yoksa gerçek anlamıyla kabirlerin kastedilmediğini belirtir (IV, 458). 53. âyette “olup biten yalnızca bir ses” diye çevrilen cümledeki sayha, bu bağlamda kıyametin kopup hayatın sona ermesinden bir süre sonra, –yeniden dirilmeyi sağlayacak biçimde– sûrun ikinci defa üflenmesini ifade etmektedir (Râzî, XXVI, 88; ayrıca bk. 49. âyetin tefsiri).
Yâsîn Suresi 52. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bu kâfirler buna pişman olarak: "Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı?" derler. Bu sorularına şöyle cevap alırlar: "İşte bu muhakkak gerçekleşecek olan Allah'ın size vaadidir. Rasûller de Rablerinden tebliğ ettiklerinde doğru söylemiştir."