Yâsîn Suresi Meali ve Tefsiri
Ya-Sin
يس
mushafta 36. sureMekki83 ayetnüzulde 41. sure5 rükû11 tematik pasaj
Rükûlar (geleneksel tematik bölümler)
Ayetler
1Ya, Sin
2Hikmetli Kur'an'a andolsun.
3Kuşkusuz sen gönderilmiş elçilerdensin.
4Dosdoğru bir yol üzerinde,
5Yani üstün ve çok esirgeyen Allah'ın indirdiği (Kur'an yolu) üzerindesin.
6Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik).
7And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar
8Boyunlarına, çenelerine kadar varan demir halkalar geçirmişizdir, bunun için başları yukarı kalkıktır
9Önlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık göremezler
10Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar
11Sen ancak, Kuran'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele
12Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biziz; herşeyi, apaçık bir kitabda saymışızdır
13İnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat
14Onlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: "Biz size gönderildik" demişlerdi
15Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman da bir şey indirmemiştir. Sadece yalan söylüyorsunuz" dediler
16(Elçiler) Dediler ki: "Rabbimiz bilir ki biz size gönderilmiş elçileriz."
17Bizim üzerimize düşen, yalnız açıkça duyurmaktır.
18Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmezseniz and olsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunacaktır" dediler
19Elçiler: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz" demişlerdi
20Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam gelmiş ve şöyle demişti: "Ey Milletim! Gönderilen elçilere uyun
21Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar
22Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döneceksiniz
23O'nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar
24Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum
25Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin
26Ona: "Cennete gir" denilince: "Keşke, dedi, kavmim bilseydi.
27Rabbimin beni bağışladığını ve beni ağırlananlardan kıldığını!"
28Ondan sonra biz, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirici de değildik, (buna gerek yoktu).
29Sadece korkunç bir gürültü oldu, hemen sönüverdiler.
30Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı