Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa: "Vah bize! Doğrusu biz haksızdık" derler
Meal ihtilafı: 3% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa: "Vah bize! Doğrusu biz haksızdık" derler
Elmalılı Hamdi Yazır
Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa, yemin olsun şöyle diyecekler: "Vay bizlere, biz zalimlermişiz!"
Süleyman Ateşen ayrışan
Andolsun, onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa, "Eyvah bize, biz gerçekten zalimlermişiz," derler.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.4%
İngilizce
And if [as much as] a whiff of the punishment of your Lord should touch them, they would surely say, "O woe to us! Indeed, we have been wrongdoers
Fransızca
Si un souffle du châtiment de ton Seigneur les effleurait, ils diraient alors: «Malheur à nous! Nous étions vraiment injustes»
İspanyolca
Mas cuando los alcance un soplo del castigo de tu Señor, dirán: "¡Ay de nosotros! Fuimos injustos
Rusça
А если их коснется дуновение кары твоего Господа, то они непременно скажут: «О горе нам! Воистину, мы были несправедливы!»
Endonezce
Dan jika mereka ditimpa sedikit saja azab Tuhanmu, pastilah mereka berkata, "Celakalah kami! Sesungguhnya kami termasuk orang yang selalu menzalimi (diri sendiri)
Bengalce
আপনার পালনকর্তার আযাবের কিছুমাত্রও তাদেরকে স্পর্শ করলে তারা বলতে থাকবে, হায় আমাদের দুর্ভাগ্য, আমরা অবশ্যই পাপী ছিলাম।
-Ey Resul- Rabbinin azabından nasibi olan bu aceleci kimselere azap isabet etse o zaman şöyle derler:Yazık bize. Helak ve hüsranımız pek yakındır. Şüphesiz ki biz Allah'a şirk koşarak ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğini yalanlayarak zalimlerden olduk.
45- De ki:“Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum. Ne var ki sağırlar, uyarıldıkları zaman yapılan çağrıyı işitmezler.” 46- Eğer Rabbinin azabından onlara azıcık bir şey dokunacak olsa elbette:“Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten zalimdik” diyeceklerdir.
45. Ey Muhammed! Bütün insanlara de ki:“Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” Yani ben ancak bir Rasûlüm. Ben size kendiliğimden bir şey getirmiyorum. Allah’ın hazineleri de yanımda değildir, gaybı da bilmem. Sizlere melek olduğumu da söylemiyorum. Ben, sizleri ancak Allah’ın bana göndermiş olduğu vahiylerle korkutup uyarıyorum. Eğer benim çağrımı kabul edecek olursanız esasen siz Allah’ın çağrısını kabul etmiş olacaksınız. Bundan dolayı da O, sizi mükâfaatlandıracaktır. Şâyet yüz çevirir ve karşı koyarsanız benim elimde hiçbir şey yoktur. İş bütünü ile Allah’ın elindedir, takdir her şeyiyle O’nundur. “Ne var ki sağırlar uyarıldıkları zaman yapılan çağrıyı işitmezler.” Sağır hiçbir şey işitemez. Çünkü onun işitme duyusu bozulmuş, işlemez hale gelmiştir. İşitmek için sesin varlığı ile birlikte onu işitmeye kabil bir organın da bulunması şarttır. İşte vahiy de kalplerin ve ruhların hayat bulmasına, Allah’tan gelen buyrukların iyice anlaşılmasına bir sebeptir. Ancak kalp hidâyeti işitmeye elverişli değil ise hidâyet ve iman karşısında, seslerin karşısındaki sağır kulağın durumunda olur. İşte bu müşrikler de hidâyete karşı sağırdırlar. Dolayısı ile de -özellikle azabın henüz kendilerine gelmediği, azabın acılarının henüz kendilerine dokunmadığı- bu hallerinde hidâyet bulmamalarının garipsenecek bir tarafı yoktur.
46. “Eğer Rabbinin azabından onlara azıcık bir şey” çok küçük bir bölüm dahi “dokunacak olsa elbette: Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten zalimdik” diyeceklerdir. Yani onlar, kendilerine beddua etmek, ölümün gelmesini isteyip pişmanlık duymak, zulümlerini ve küfürlerini kabul etmek ve o azabı hak ettiklerini itiraf etmek dışında hiçbir şey yapmayacaklardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kur’an’ın ilk muhatapları olan Mekke putperestlerine, içinde bulundukları geçici nimet ve güvenliğe aldanmamaları, Allah resûlüne ve İslâm’a karşı düşmanca tavırlarını sürdürdükleri takdirde bütün bu nimetleri, güvenliklerini ve hâkimiyet alanlarını adım adım kaybedecekleri uyarısında bulunulmaktadır (“yerin etrafının eksiltilmesi” konusunda bilgi için bk. Ra‘d 13/41).
-Ey Resul- Rabbinin azabından nasibi olan bu aceleci kimselere azap isabet etse o zaman şöyle derler:Yazık bize. Helak ve hüsranımız pek yakındır. Şüphesiz ki biz Allah'a şirk koşarak ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğini yalanlayarak zalimlerden olduk.