Önceki ayet· 39:45Sonraki ayet· 39:47

Zümer Suresi 46. Ayet· 39:46

↗ Zümer suresi
Mekki
قُلِ ٱللَّهُمَّ فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ عَٰلِمَ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ أَنتَ تَحۡكُمُ بَيۡنَ عِبَادِكَ فِي مَا كَانُواْ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
De ki: "Ey göklerin, yerin yaratanı, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'ım! Kullarının ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında Sen hükmedeceksin
Meal ihtilafı: 2% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
De ki: "Ey göklerin, yerin yaratanı, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'ım! Kullarının ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında Sen hükmedeceksin
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ey Allahım! Ey gökleri ve yeri yaratan, ey görülmeyeni ve görüleni bilen! Sen hüküm vereceksin kulların arasında, ihtilaf ettikleri şeyleri hakkında."
Süleyman Ateş
De ki: "Allah'ım, ey gökleri ve yeri yoktan var eden, görülmeyeni ve görüleni bilen! Ancak Sen, ayrılığa düştükleri şeylerde kullarının arasında hükmedersin."
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.5%
İngilizce
Say, "O Allah, Creator of the heavens and the earth, Knower of the unseen and the witnessed, You will judge between your servants concerning that over which they used to differ
Fransızca
Dis: «O Allah, Créateur des cieux et de la terre, Connaisseur de tout ce que le monde ignore comme de ce qu'il perçoit, c'est Toi qui jugeras entre Tes serviteurs ce sur quoi ils divergeaient»
İspanyolca
Di: "¡Oh, Dios! Tú eres el Creador de los cielos y de la Tierra, el conocedor de lo oculto y lo manifiesto; Tú juzgarás entre Tus siervos sobre lo que solían discutir [sobre sus creencias]
Rusça
Скажи: «О Аллах, Творец небес и земли, Ведающий сокровенное и явное! Ты рассудишь Своих рабов в том, в чем они расходились во мнениях»
Endonezce
Katakanlah, "Ya Allah, Pencipta langit dan bumi, yang mengetahui segala yang gaib dan yang nyata, Engkaulah yang memutuskan di antara hamba-hamba-Mu tentang apa yang selalu mereka perselisihkan
Bengalce
বলুন, হে আল্লাহ আসমান ও যমীনের স্রষ্টা, দৃশ্য ও অদৃশ্যের জ্ঞানী, আপনিই আপনার বান্দাদের মধ্যে ফয়সালা করবেন, যে বিষয়ে তারা মত বিরোধ করত।
Çince
你说:“安拉啊!天地的创造者啊!全知幽明者啊!你将为你的众仆而判决他们所争论的是非。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul- De ki: "Geçmiş bir benzeri olmadan gökleri ve yeri yaratan, gaybı da görünen alemi de bilen Allah'ım! Bunlardan hiçbir şey sana gizli kalmaz. Kıyamet günü kullarının dünyada kendi aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda yalnızca Sen hükmedeceksin. Haklı ile haksız, mutlu ve behbaht olanlar birbirinden ayrılacaktır."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
45- Allah tek başına anıldığında âhirete inanmayanların kalpleri nefretle dolar. O’nun dışındakiler anıldığında ise hemen yüzleri güler. 46- De ki:“Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi ve açığı bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında Sen hüküm vereceksin.” 45. Yüce Allah, müşriklerin durumlarını ve şirklerinin gereği olan davranışlarını söz konusu etmekte ve onların “Allah tek başına anıldığında” tevhid edildiğinde, din yalnızca O’na halis kılmak sureti ile amelde bulunulup O’nun dışında tapındıkları varlıklar terk edildiğinde “âhirete inanmayanların kalpleri nefretle dolar.” Bu işten alabildiğine nefret eder ve hiçbir şekilde hoşlanmazlar. Buna karşılık “O’nun dışındakiler” putlar ve O’na eş koşulan ortaklar “anıldığında” ve bir kimse onlara ibadet etmeye çağırıp onları övdüğünde “hemen” mabudlarının anılmasına sevinirler ve şirk konusunda kendi hevâ ve arzularına uygun düştüğünden dolayı “yüzleri güler.” Bu durum karşı karşıya kalınabilecek hallerin en kötüsü, en çirkinidir. Ama onların cezalandırılması için vaadolunan gün, ceza/kıyamet günüdür. Orada onların haksızlıkları cezalandırılacaktır ve o vakit Allah’tan başka tapındıkları uydurma ilâhlarının kendilerine en ufak bir faydalarının olmadığı görülecektir. İşte bundan dolayı devamla şöyle buyrulmaktadır: 46. “De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan” ve onları düzenleyen, işlerini çekip çeviren, bizim göremediğimiz ve bilemediğimiz “gizliyi ve” görüp tanık olduğumuz “açığı bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında Sen hüküm vereceksin.” İhtilafın söz konusu olduğu en büyük husus ise ihlâs sahibi muvahhidler ile Senin dışında birtakım putları, heykelleri ve Sana eş koşulan varlıkları ilâh edinen müşrikler arasındaki ihtilaftır. İhlaslı muvahhidler izledikleri yolun hak olduğunu, âhirette güzel mükâfatların yalnızca kendilerinin olduğunu söylerler. Müşrikler ise ilâh diye edindikleri ve hiçbir değeri bulunmayan put ve heykelleri sana ortak tutarlar. Şanına yakışmayan ve senin için kusur olacak şeyleri sana nispet ederler. Uydurma ilâhları anıldığı vakit sevinir, Sen anıldığın vakit nefret duyarlar. Bununla birlikte kendilerinin hak üzere olduklarını, başkalarının ise batıl yolda olduğunu, güzel mükâfatların da kendilerinin olacağını ileri sürerler. Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“İman edenler, yahudiler, sâbiîler, hristiyanlar, Mecusiler/ateşperestler ve müşrikler (var ya); muhakkak Allah Kıyamet gününde aralarında hükmedecektir. Muhakkak Allah her şeye şahittir.”(el-Hac, 22/17) Bundan sonraki âyeti kerimelerde Yüce Allah, onlar arasında hükmünü şöyle haber vermektedir:“Bunlar Rableri hakkında davalaşan iki hasımdırlar. Kâfir olanlar için ateşten elbiseler biçilir. Başları üzerinden kaynar su dökülür. Onunla karınlarında ne varsa eritilir, derileri de. Ve onlar için demirden topuzlar da vardır.”(el-Hac, 19/21) Ve nihâyet bu açıklamaları şu buyruklara kadar devam eder: “Muhakkak Allah mü’min olup salih amel işleyenleri altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar orada altın bileziklerle ve incilerle bezenirler. Orada giyecekleri de ipektir.”(el-Hacc, 22/23) Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlara gelince, işte onlaradır güven ve onlardır hidâyete ermiş olanlar.”(el-En’âm, 6/82)“Gerçek şu ki, kim Allah’a ortak koşarsa, hiç şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır. Onun varacağı yer ise ateştir.”(el-Mâide, 5/72) Bu âyet-i kerimede Yüce Allah’ın yaratmasının kapsamı, ilminin kuşatıcılığı ve bütün kulları arasındaki hükmünün umumiliği dile getirilmektedir. Mahlukatın ortaya çıkmasını sağlayan kudreti, O’nun her şeyi kuşatan ilmi, kulları arasında hüküm vereceğine, onları ölümlerinden sonra dirilteceğine, hayrı ile şerri ile amellerini, bu amellerinin karşılıklarını bildiğine, ayrıca yaratmasının da ilmine delil olduğuna delâlet etmektedir:“Yaratan bilmez mi hiç?”(el-Mülk, 67/14)
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Bâtıl da olsa geleneksel inançlardan, alışkanlıklardan kurtulmak zordur: Müşrik Araplar da atalarından gelen putperestlikle, çeşitli bâtıl inanç ve geleneklerle bütünleştikleri, bunları âdeta kişiliklerinin birer parçası olarak algıladıkları için kendi putlarının göz ardı edilerek yalnız Allah’ın isminin anılmasından nefret ediyor; Allah’ın ismiyle birlikte olsun veya olmasın, sözde tanrılarının anılmasından ise büyük bir sevinç duyuyorlardı. 45. âyette onların bu inkârcı tutumları hatırlatıldıktan sonra 46. âyette Hz. Peygamber’in şahsında müslümanlara, kendi doğru inançlarını nasıl dile getirecekleri öğretilmektedir. Bu ifadede Allah’ın özellikle yaratıcı kudretinin üstünlüğüne ve bilgisinin sınırsızlığına dikkat çekilmiştir. Çünkü yaratma kudreti olmayan veya –farzımuhal– böyle bir kudreti olsa bile neyi yaratacağını bilmeyen bir varlık için tanrılıktan söz edilemez. Hatta bazı İslâm bilginleri asıl ulûhiyyet sıfatlarının kudret ve ilimden ibaret olduğunu savunarak Allah’ın diğer sıfatlarını bu ikisi içinde değerlendirmişlerdir.
Zümer Suresi 46. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
-Ey Resul- De ki: "Geçmiş bir benzeri olmadan gökleri ve yeri yaratan, gaybı da görünen alemi de bilen Allah'ım! Bunlardan hiçbir şey sana gizli kalmaz. Kıyamet günü kullarının dünyada kendi aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda yalnızca Sen hükmedeceksin. Haklı ile haksız, mutlu ve behbaht olanlar birbirinden ayrılacaktır."