Allah Teâlâ'ya iman etmede kafir olup, resulüne indirdiği ayetleri yalanlayanlara gelince, Allah'ın cehennemde onları zelil kıldığı alçaltıcı bir azap vardır.
55- Kıyamet kendilerine ansızın gelinceye dek yahut da kısır bir günün azabı kendilerine gelinceye kadar kâfirler, o (Kur'ân’dan) yana şüphe içinde olmaya devam edeceklerdir. 56- O gün hükümranlık Allah’ındır. O, onların aralarında (şöyle) hükmeder: İman edip salih ameller işleyenler Naîm cennetlerindedirler. 57- Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.
55. Yüce Allah, kâfirlerin durumunu, onların inatlarını ve yüz çevirmelerini haber vermektedir: Ey Muhammed, kendilerine getirdiğin kitap hakkında şüphe içerisinde kalmaya devam edecekler ve bu hallerini “kıyamet kendilerine ansızın gelinceye dek yahut da kısır bir günün azabı kendilerine gelinceye kadar” sürdüreceklerdir ki o kısır günde kendileri hakkında hiçbir hayır olmayacaktır. Kıyamet günü yahut o kısır gün, kendilerine geleceği vakit kâfirler yalan söylediklerini bilecekler ve pişmanlığın kendilerine fayda sağlayamayacağı bir vakitte pişmanlık duyacaklardır. Her türlü hayırdan yana ümitlerini kesmiş olacaklar, peygambere iman etselerdi ve onunla birlikte yol tutmuş olsalardı diye arzu edeceklerdir. O nedenle bu buyruklarda şüphelerini ve iftiralarını sürdürmeye devam etmekten sakındırılmaktadırlar.
56. “O gün” yani kıyamet gününde “hükümranlık Allah’ındır.” O’ndan başkasının hiçbir hükümranlığı olmayacaktır. “O, onların aralarında” adaletli hükmü ile haklıyı haksızdan ayırt edici yargısı ile “(şöyle) hükmeder:” Allah’a, peygamberlerine ve onların getirdiklerine “iman edip” bu imanlarını tasdik etmek üzere “salih ameller işleyenler Naîm cennetlerindedirler.” Hiçbir kimsenin nitelendiremeyeceği, akılların idrak edemeyeceği türden kalbi, ruhi ve bedeni nimetler içerisinde olacaklardır. Allah’a ve peygamberlere karşı “kâfir olup âyetlerimizi” hakka ve doğruya ileten belgelerimizi “yalanlayanlara” onlardan yüz çeviren veya onlara karşı inatlaşanlara “gelince onlar için de” aşırı şiddetinden, acısından ve kalplere kadar ulaşmasından dolayı “alçaltıcı bir azap vardır.” Allah’ın peygamberlerini ve âyetlerini hakir gördükleri için Yüce Allah da azap ile onları hakir kılacaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Dünyada geçici güç, itibar ve servetle başkaları üzerinde hâkimiyet kurmuş olanların burada ulaştıkları yargıların ve buna göre yaptıkları uygulamanın gerçek bir değere sahip olmadığı, asıl kıymet ifade eden yargının mahşer günü Allah tarafından verileceği; daha önce sınav ortamının gereği olarak yine O’nun iradesiyle elde edilmiş olan sınırlı egemenliklerin o gün tamamen sona ereceği ve mutlak hükümranlığın yalnız Allah’a ait olduğunu herkesin anlayacağı bildirilmekte; ardından da Cenâb-ı Allah’ın vereceği hüküm ve bunun sonuçları hakkında hatırlatmalar yapılmaktadır. Buna göre Allah’a iman edip bu inanca yaraşır iyi işler yapanlar nimetlerle dolu cennetlere konacak, inkârcılıkta direnenler aşağılayıcı cezalara çarptırılacaktır. Bu genel tasniften sonra Allah yolunda hicreti göze alıp yollara düşen ve bu uğurda canlarını feda edenlere özel mükâfatlar bulunduğu ayrıca belirtilmektedir.
Allah Teâlâ'ya iman etmede kafir olup, resulüne indirdiği ayetleri yalanlayanlara gelince, Allah'ın cehennemde onları zelil kıldığı alçaltıcı bir azap vardır.