Önceki ayet· 2:153Sonraki ayet· 2:155

Bakara Suresi 154. Ayet· 2:154

↗ Bakara suresi
Medeni
وَلَا تَقُولُواْ لِمَن يُقۡتَلُ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمۡوَٰتُۢۚ بَلۡ أَحۡيَآءٞ وَلَٰكِن لَّا تَشۡعُرُونَ
Allah yolunda öldürülenlere "Ölüler" demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Allah yolunda öldürülenlere "Ölüler" demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz sezemezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.
Süleyman Ateşen ayrışan
Allah yolunda öldürülenlere, "ölüler" demeyin; hayır, onlar diridirler, ama siz farkında olmazsınız.
Diller arası (7 dil)ıraksama 11.7%
İngilizce
And do not say about those who are killed in the way of Allah, "They are dead." Rather, they are alive, but you perceive [it] not
Fransızca
Et ne dites pas de ceux qui sont tués dans le sentier d'Allah qu'ils sont morts. Au contraire ils sont vivants, mais vous en êtes inconscients
İspanyolca
Y no digan que quienes cayeron por la causa de Dios "están muertos", sino que están vivos pero ustedes no lo perciben
Rusça
Не говорите о тех, кто погиб на пути Аллаха: «Мертвецы!». Напротив, они живы, но вы не ощущаете этого
Endonezce
Dan janganlah kamu mengatakan orang-orang yang terbunuh di jalan Allah (mereka) telah mati. Sebenarnya (mereka) hidup, 51) tetapi kamu tidak menyadarinya
Bengalce
আর যারা আল্লাহর রাস্তায় নিহত হয়, তাদের মৃত বলো না। বরং তারা জীবিত, কিন্তু তোমরা তা বুঝ না।
Çince
为主道而被戕害的人,你们不要说他们是死的;其实,他们是活的,但你们不知觉。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Müminler! Allah yolunda cihat ederken öldürülen kimseler hakkında "Muhakkak onlar da başkalarının öldüğü gibi ölmüş kimselerdir" demeyin. Bilakis onlar, Rablerinin katında diridirler, fakat sizler onların yaşamını idrak edemiyorsunuz. Çünkü onların hayatı, Allah Teâlâ’dan gelecek bir vahyin dışında anlaşılmasının herhangi bir yolu olmayan, özel bir yaşamdır.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
154- Allah yolunda öldürülenler için “Ölüler” demeyin. Aksine onlar diridirler fakat siz anlayamazsınız. 154. Yüce Allah bütün konularda sabır ile kendisinden yardım dilemeyi emrettikten sonra, kendisine karşı sabır ile yardım isteyeceğimiz örnek bir ameli söz konusu etmektedir ki bu da Allah yolunda cihaddır. Allah yolunda cihad bedeni ibadetlerin en faziletlisi, nefislere de en ağır gelenidir. Çünkü cihad bizatihi zordur. Öldürülmeye götüren, hayatın son bulmasına sebep teşkil eden bir yoldur. Oysa bu dünya hayatını arzu edenler, sadece hayatta kalmayı ve bunu sağlayacak şeyleri isterler. Böylelerinin yaptığı her bir iş, hayat için çalışmadan ve hayata zıt şeyleri önleme için gayretten ibarettir. Bilindiği gibi aklı başında bir kimse sevdiği bir şeyi ancak ondan daha üstün ve daha büyük bir şey için feda edebilir. Bu buyruğu ile Yüce Allah -başka herhangi bir maksat için değil sırf- Allah yolunda Allah’ın adı en üstün, dini en yüce olsun diye çarpışmak sureti ile Kendi yolunda öldürülen kimsenin o çok sevilen hayatı elden kaçırmamış olacağını, aksine insanların zan ve tahmin ettiğinden daha üstün ve daha mükemmel bir hayatı elde etmiş olacağını bildirmektedir. Çünkü şehitler:“Rableri katında diridirler, rızıklanırlar. Allah’ın lütfundan kendilerine verdikleri ile hepsi de sevinç içindedirler ve arkalarından henüz kendilerine katılamayanları; ‘Onlar için hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir’ diye müjdelemek isterler. Onlara Allah’tan bir nimet, bir lütuf ve Allah’ın mü’minlerin ecrini kaybetmeyeceği müjdesini de vermek isterler.”(Ali İmran, 3/169-171) Yüce Allah’a yakın olma, son derece lezzetli yiyecekler ve içeceklerden oluşan bedeni rızıkların yanı sıra sevinç ve müjde ile her türlü korku ve üzüntünün ortadan kalkması gibi ruhi rızıklar ihtiva eden böyle bir hayattan daha üstün ne olabilir?! Berzahtaki bu hayat, dünya hayatından daha mükemmeldir. Dahası Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şehitlerin ruhlarının Cennetin nehirlerine giden, Cennet meyvelerinden yiyen ve Arş’a asılı kandillere tüneyen kuşların kursaklarında olduğunu haber vermektedir. Bu âyet-i kerime’de Allah yolunda cihada ve cihadda sabır ve metanet göstermeye çok büyük bir teşvik vardır. Eğer kullar Allah yolunda öldürülenlerin alacakları mükâfatın farkına gereği gibi varacak olurlarsa, hiçbir kimse cihaddan geri kalmaz. Ne var ki bu konudaki tam ve yakîni bilginin yokluğu, insanların azimlerini kırmakta, uyuyanların uykusunu derinleştirmekte, pek büyük ecir ve ganimetlerden mahrum kalmalarına sebep olmaktadır. Yüce Allah:“Mü’minlerden canlarını ve mallarını onlara Cenneti vermek karşılığında satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşır, öldürür ve öldürülürler.”(et-Tevbe, 9/111) buyurduğuna göre bunun başka bir sebebi olabilir mi? Allah’a yemin ederim ki eğer insanın bin tane canı olsa ve bunları Allah yolunda teker teker feda edecek olsa bu yaptığı, bu büyük mükâfat yanında az kalır. Bundan dolayı şehitler Allah’ın mükâfatını ve güzel ecirlerini gördükten sonra dünyaya geri döndürülüp ardı ardına defalarca Allah yolunda öldürülmek dışında bir şey istemezler. Bu ayet-i kerimede ayrıca -bu konudaki diğer pek çok nasta da belirtildiği gibi- berzah/kabir alemindeki nimet ve azap hakkında delil vardır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Allah yolunda ölmek yani şehid olmak sıradan bir ölüm gibi değildir. Bu sebeple şehidlere “ölüler” demek, yani onların ölüp yok olduklarını düşünmek yanlıştır; aksine onlar diridirler; fakat insanlar bunu fark edemez, onların canlı olduğunu hissedemezler. Taberî âyeti şöyle yorumluyor: “Çünkü ölü, hayatı bitmiş, duyuları yok olmuş insandır; bu sebeple de hiçbir şekilde hiçbir şeyden lezzet alamaz, hiçbir nimeti algılayamaz. Halbuki sizden veya diğer kullarımdan biri benim yolumda katledilmişse böyleleri benim nezdimde diridirler; onlar, bol nimetler, geniş rızıklar içinde mutlu bir hayat yaşamaktadırlar...” (II, 38). Fahreddin er-Râzî’nin tefsiri de şöyledir: “Sabır gösterip namaz kılarak dinimi yaşatma konusunda benden yardım isteyin. Bu hususta düşmanlarıma karşı mallarınızla, bedenlerinizle savaşmanız gerekir de bunu yaparken canlarınız telef olursa zannetmeyin ki kendinizi zayi ettiniz! Aksine iyi bilin ki ölenleriniz benim nezdimde diridirler” (IV, 145). Bazı Mu‘tezile bilginleri buradaki ölüm kelimesini “yoldan sapma”, diriliği de “doğru yolda olma” anlamında yorumlayarak âyeti, “Allah yolunda can verenlerin yoldan sapmış, yanlış yolda ölmüş kimseler olduğunu düşünmeyin; onlar doğru yolda ölmüşlerdir” şeklinde açıklamışlardır. Aynı şekilde âyetin şehidler hakkında “ölüler” diyerek uluorta konuşmanın doğru olmadığını, onlardan saygıyla söz edilmesi gerektiğini belirten mecazi bir anlam taşıdığı da ileri sürülmüştür. Fakat gerek Râzî gerekse –onun da işaret ettiği gibi– müfessirlerin çoğu bu âyeti, ruhun ölümsüzlüğü inancıyla açıklamışlardır. Buna göre esasen ölüm olayı, ruhun bedenden ayrılmasından ibaret olup ölen ruh değil bedendir. Ölümle ruh bedeni terkeder, beden canlılık fonksiyonunu tamamen kaybeder ve zamanla çürür gider (her canlının ölümü tadacağı ve bunun ne anlama geldiği hususunda bk. Âl-i İmrân 3/185); ruh ise varlığını sürdürür. Ölümden sonra iyilerin ruhları âhiretteki güzel makamlarını görerek onunla mutlu olurlar; kötülerin ruhları da cehennemdeki yerlerini görerek bundan elem duyarlar. Şehidler ise, yalnız yüksek makamlarını görmekle kalmayıp cennet nimetlerinden de faydalandırılırlar (Taberî, II, 39-40; İbn Atıyye, I, 227; Râzî, IV, 145-146; genişbilgi için bk. Ateş, I, 264-269).
Bakara Suresi 154. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Ey Müminler! Allah yolunda cihat ederken öldürülen kimseler hakkında "Muhakkak onlar da başkalarının öldüğü gibi ölmüş kimselerdir" demeyin. Bilakis onlar, Rablerinin katında diridirler, fakat sizler onların yaşamını idrak edemiyorsunuz. Çünkü onların hayatı, Allah Teâlâ’dan gelecek bir vahyin dışında anlaşılmasının herhangi bir yolu olmayan, özel bir yaşamdır.