-Ey Resul!- Senden önce hiçbir beşere bu hayatta ebedî olarak kalmasına izin vermedik. Şayet senin bu hayatta ecelin gelir de ölürsen, onlar senden sonra kalacaklar mı? Kesinlikle hayır!
34- Senden önce hiçbir beşere ebedilik vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar? 35- Her can ölümü tadacaktır. Biz, bir imtihan olmak üzere sizi şerle de hayırla da deneriz. Sonunda yalnız Bize döndürüleceksiniz.
34. Allah Rasûlünün düşmanları:“Siz bunun ölmesini, felaketlere uğramasını bekleyin” dediklerinden dolayı Allah Teala: Bu, bir kere açılmış ve sürekli işleyen bir yoldur, anlamında onlara cevap olmak üzere şöyle buyurmaktadır:“Senden önce” ey Muhammed, “hiçbir beşere” dünyada “ebedilik vermedik.” Dolayısı ile sen ölürsen senin yolun, senin gibi rasûllerin, peygamberlerin ve Allah dostlarının yoludur. “Şimdi sen ölürsen onlar” senden sonra “ebedi mi kalacaklar?” Öyle bir şey söz konusu ise o halde ebedi kalıştan dolayı onlara ne mutlu! Ancak durum böyle değildir. Yeryüzü üzerinde bulunan herkes fanidir. İşte bundan dolayı bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
35. “Her can ölümü tadacaktır.” Bu bütün canlıları kapsamaktadır. Ölüm içilmesi kaçınılmaz bir kâsedir. İsterse kişi uzun bir ömür sürsün, yıllarca yaşasın... Bununla birlikte Yüce Allah, bu dünyada kullarını yaratıp onlara emir ve yasaklar göndermiş, hayır ve şer ile zenginlik ve fakirlikle, izzet ve zilletle, hayat ve ölüm ile bir imtihan olmak üzere onları denemektedir:“O, hanginizin daha güzel amelde bulunacağını sınamak üzere ölümü ve hayatı yaratandır.”(el-Mülk, 67/2) Bu sınama yerlerinde kimisi fitneye düşer, kimisi de kurtulur. “Sonunda yalnız bize döndürüleceksiniz.” Biz de sizlere amellerinizin karşılığını vereceğiz. Hayırsa hayır, şer ise şer bulacaksınız. “Rabbin kullara asla zulmedici değildir.”(Fussilet, 41/46) u âyet-i kerime, Hızır aleyhisselam’ın hayatta ve ebedi olduğunu söyleyenlerin görüşlerinin batıl olduğuna delildir. Bu, delili olmayan bir iddiadır ve şer’i delillere de aykırıdır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Sûrenin baş kısmında (3-5. âyetler) belirtildiği üzere müşrikler Hz. Peygamber’in yeme, içme, evlenme vb. beşerî özelliklerine bakarak onun peygamber olamayacağını, ancak bir sihirbaz veya bir şair olduğunu iddia ediyor; zamanla bir felâkete uğrayarak yok olacağına veya eceliyle öleceğine, böylece peygamberlik iddiasının da sona ereceğine inanıyorlardı (krş. Tûr 52/30-31). Yüce Allah onların yersiz temennilerine cevap olmak üzere bu âyetleri indirerek peygamber dahi olsa hiçbir insana ölümsüzlük vermediğini, Peygamber’in ölümünü bekleyenler dahil olmak üzere her canlının ölümü tadacağını bildirmektedir. Nitekim başka bir âyette Hz. Peygamber’e hitaben, “Elbette sen öleceksin, onlar da ölecek” (Zümer 39/30) buyurarak bu gerçeği açık bir şekilde ifade etmiş, ölüm ve ölüm ötesi hakkında umursamaz davrananlara bu tutumlarının kendilerini hiçbir şekilde bu gerçeklerden kurtaramayacağını haber vermiştir. 35. âyet, insana ölümlülüğü, hayatın iyi ve kötü yönleriyle bir sınav alanı olduğu, sonunda herkesin Hakk’ın huzuruna varıp hesap vereceği gerçeğinin yalın fakat etkili bir ifadesidir.
-Ey Resul!- Senden önce hiçbir beşere bu hayatta ebedî olarak kalmasına izin vermedik. Şayet senin bu hayatta ecelin gelir de ölürsen, onlar senden sonra kalacaklar mı? Kesinlikle hayır!