Önceki ayet· 2:76Sonraki ayet· 2:78

Bakara Suresi 77. Ayet· 2:77

↗ Bakara suresi
Medeni
أَوَلَا يَعۡلَمُونَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعۡلِنُونَ
Gizlediklerini de, açıkladıklarını da Allah'ın bildiğini bilmiyorlar mı
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Gizlediklerini de, açıkladıklarını da Allah'ın bildiğini bilmiyorlar mı
Elmalılı Hamdi Yazır
Peki bilmezler mi ki, onlar neyi sır olarak saklar ve neyi açıkça söylerlerse Allah hepsini bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bilmezler mi ki, Allah onların sakladıklarını da açıklarını da çok iyi bilmektedir.
Süleyman Ateşen ayrışan
Bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizlediklerini ve açığa vurduklarını biliyor?
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.9%
İngilizce
But do they not know that Allah knows what they conceal and what they declare
Fransızca
Ne savent-ils pas qu'en vérité Allah sait ce qu'ils cachent et ce qu'ils divulguent
İspanyolca
¿Es que no saben que Dios conoce lo que ocultan y lo que hacen público
Rusça
Неужели они не знают, что Аллаху ведомо все, что они скрывают и обнародуют
Endonezce
Dan tidakkah mereka tahu bahwa Allah mengetahui apa yang mereka sembunyikan dan apa yang mereka tampakkan
Bengalce
তারা কি এতটুকুও জানে না যে, আল্লাহ সেসব বিষয়ও পরিজ্ঞাত যা তারা গোপন করে এবং যা প্রকাশ করে
Çince
难道他们不晓得安拉知道他们所隐讳的,和他们所表白的吗?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İşte bunlar yani Yahudiler yüz kızartıcı bu yolu seçtiler ve Allah'ın, onların gizlediği ve açığa vurduğu söz ve fiilleri bildiğinden gafil oldular. Kullarının bu yaptıklarını açığa vuracak ve onları rezil edecektir.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
75- Şimdi bunların size inanacaklarını mı ümit ediyorsunuz? Hâlbuki onlardan bir fırka vardı ki Allah’ın kelâmını işitirlerdi de onu anladıktan sonra bile bile tahrif ederlerdi. 76- İman edenler ile karşılaştıklarında “İman ettik” derler. Birbirleri ile baş başa kaldıklarında, “Allah’ın size açtığını, onu Rabb’inizin huzurunda size karşı delil getirsinler diye mi onlara haber veriyorsunuz, akıl erdiremiyor musunuz?!” derler. 77- Onlar bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını bilmektedir? 78- Onların arasında ümmiler de vardır ki onlar, birtakım kuruntular dışında Kitab’ın ne olduğunu bilmezler ve yalnızca zanna uyarlar. 75. “Şimdi bunların size inanacaklarını mı ümit ediyorsunuz?” Bu buyruk ile kitap ehlinin iman edeceklerinden yana mü’minlerin umutları kesilmektedir. Yani onların iman edeceklerini ummayın, çünkü onların sahip oldukları ahlâk onlardan yana ümitlenmeyi gerektirmemektedir. Çünkü onlar anlayıp öğrendikten sonra bile bile Allah’ın Kelam’ını tahrif ediyorlar ve ona Allah’ın murad etmediği manalar veriyorlardı. Böylelikle insanlara Allah tarafından gelmemiş bu manaların Allah tarafından gönderildiği izlenimi vermeye çalışıyorlardı. Kendileri için bir şeref ve dinlerinin kaynağı olarak gördükleri kitaplarına karşı tutumları bu olduğuna ve bu kitapla insanları Allah’ın yolundan alıkoyduklarına göre, onların size iman edecekleri nasıl umulabilir ki? Bu çok uzak bir ihtimaldir. 76. Daha sonra Yüce Allah Kitap ehlinin münafıklarının halini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“İman edenler ile karşılaştıklarında: “İman ettik” derler” dilleri ile sözlü olarak -kalplerinde olmadığı halde- iman izhar ederler. “Birbirleri ile baş başa kaldıklarında” yanlarında kendi dindaşlarından başka hiçbir kimse olmadığında birbirlerine: “Allah’ın size açtığını, onu Rabb’inizin huzurunda size karşı delil getirsinler diye mi onlara haber veriyorsunuz?” Yani sizler iman izhar ediyor ve onlara sizin de onlar gibi olduğunuzu haber mi veriyorsunuz? Bu onların elinde sizin aleyhinizde bir delil olacaktı. Zira onlar: Ehli kitap bizim üzerinde olduğumuz yolun hak, kendi yollarının ise batıl olduğunu ikrar ettiler, derler ve bunu Rabbiniz katında aleyhinize delil getirirler. “Akıl erdiremiyor musunuz?” Yani siz aklınızı kullanıp aleyhinize delil olabilecek işi yapmaktan vazgeçmiyor musunuz? Bu onların birbirlerine söyledikleri sözlerdir. 77. “Onlar bilmiyorlar mı ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını bilmektedir?” Onlar akidelerini kendi aralarında gizleseler ve bu gizlemeleri sayesinde mü’minler lehine ve kendi aleyhlerine bir delil oluşmayacağını zannetseler de bu onların bir hatası ve büyük cehaletleridir. Çünkü Allah subhanehu onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da çok iyi bilir. Dolayısıyla da onların gerçek durumlarını kullarına açıkça gösterir. 78. “Onların arasında” yani kitab ehlinin içinde “ümmiler de vardır ki” yani ilim ehlinden olmayan avam kimseler de vardır. “onlar birtakım kuruntular dışında Kitab’ın ne olduğunu bilmezler ve yalnızca zanna uyarlar.” Yani onlar, Allah’ın Kitab’ından onu okumanın dışında hiçbir nasibi olmayan ve kendilerinden öncekilerin -ki onlar kendi durumlarını hakkıyla biliyorlardı- yanında bulunanlardan haberleri olmayan kimselerdir. Bunların sahip oldukları, birtakım zanlardan ve aralarındaki ilim ehlini taklit etmekten ibarettir. Yüce Allah bu âyet-i kerimelerde onların ilim adamlarını, avamlarını, münafıklarını ve aralarından münafıklık etmeyen kimseleri de söz konusu etmektedir. Aralarından ilim adamları, üzerinde bulundukları sapıklığa sıkı sıkıya bağlıdırlar. Avam ise onları basiretsiz bir şekilde onları taklit ederler. Buna göre siz -ey müminler- her iki kesimden yana da ümit var olamazsınız.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hz. Peygamber dönemindeki yahudilerin ikiyüzlü tutumlarının anlatıldığı âyetlerde bu karakterdeki bir topluluktan, içtenlikle iman edip müslümanlara katılmalarının beklenemeyeceğine işaret edilmektedir. Tefsirlerdeki çeşitli rivayetlere göre bazı yahudiler müslümanlarla karşılaştıklarında kendilerinin de iman ettiklerini söyler ve Hz. Muhammed’in peygamberliği, atalarının isyanları sebebiyle çektikleri cezalar ve hakaretle anılmaları gibi konulara ilişkin olarak Tevrat’ta yer alan açıklamalar hususunda müslümanlara bilgi verirlerdi. Daha sonra bunlar, bir araya geldikleri diğer yahudiler, özellikle de din adamları tarafından bu tutumları sebebiyle eleştirilirler; bu yaptıklarının akıllıca bir iş olmadığı, çünkü müslümanlara verdikleri bu tür bilgilerin yeri geldiğinde (veya âhirette) kendilerinin aleyhinde kullanılabileceği hatırlatılarak uyarılırlardı. Halbuki Allah onların sakladıklarını da açıkladıklarını da biliyordu ve İsrâiloğulları’nın tarihine ilişkin olarak Kur’an’ın muhtelif sûrelerinde yer alan geniş pasajlardaki bilgilerle müslümanlara da bildiriyordu.
Bakara Suresi 77. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
İşte bunlar yani Yahudiler yüz kızartıcı bu yolu seçtiler ve Allah'ın, onların gizlediği ve açığa vurduğu söz ve fiilleri bildiğinden gafil oldular. Kullarının bu yaptıklarını açığa vuracak ve onları rezil edecektir.