Önceki ayet· 19:77Sonraki ayet· 19:79

Meryem Suresi 78. Ayet· 19:78

↗ Meryem suresi
Mekki
أَطَّلَعَ ٱلۡغَيۡبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَٰنِ عَهۡدٗا
O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katından bir söz mü almıştır
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katından bir söz mü almıştır
Elmalılı Hamdi Yazır
O (kâfir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahmân (olan Allah) katından bir söz mü aldı?
Yaşar Nuri Öztürk
Bu adam gaybı mı öğrendi, yoksa Rahman katında bir söz mü aldı?
Süleyman Ateşen ayrışan
Gaybe mi çık(ıp bak)tı, yoksa Rahman'ın huzurunda bir söz mü aldı (Allah ile bir andlaşma mı yaptı)?
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.3%
İngilizce
Has he looked into the unseen, or has he taken from the Most Merciful a promise
Fransızca
Est-il au courant de l'Inconnaissable ou a-t-il pris un engagement avec le Tout Miséricordieux
İspanyolca
¿Acaso tiene conocimiento de lo oculto o tiene un pacto con el Compasivo
Rusça
Разве он знал сокровенное или заключил завет с Милостивым
Endonezce
Adakah dia melihat yang gaib atau dia telah membuat perjanjian di sisi Tuhan Yang Maha Pengasih
Bengalce
সে কি অদৃশ্য বিষয় জেনে ফেলেছে, অথবা দয়াময় আল্লাহর নিকট থেকে কোন প্রতিশ্রুতি প্রাপ্ত হয়েছে
Çince
他曾窥见幽玄呢?还是他曾与至仁主订约呢?
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gaybı bildi de elinde bir kanıt olduğu için mi böyle söyledi? Yoksa Rabbinden kendisini cennete girdireceğine, mal ve evlat verileceğine dair bir söz mü aldı?
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
77- Ayetlerimizi inkar edip de:“Bana (ahirette) kesinlikle mal ve evlât verilecek” diyen kimseyi gördün mü?! 78- Acaba o, gayba mı muttali olmuş yoksa Rahmân’dan bir söz mü almış? 79- Asla! Onun dediğini yazacağız ve azabını da uzattıkça uzatacağız. 80- O söylediklerini de ondan miras alacağız ve o, bize tek başına gelecek. 77. Yani sen, şu Allah’ın âyetlerini inkar eden, sonra da ahirette kendisine mutlaka mal ve evlât verilecektir, yani cennet ehlinden olacaktır diye büyük bir iddiada bulunan kâfirin durumuna hayret etmez misin? Gerçekten bu en hayret edilecek işlerdendir. Eğer o Allah’a iman eden bir kimse olup da böyle bir iddiada bulunmuş olsaydı, iş kolaydı. Bu âyet-i kerime her ne kadar belirli bir kâfir hakkında inmiş ise de aslında hak üzere olduğunu ve cennet ehlinden olacağını ileri süren bütün kâfirleri kapsamına alır. Allah, böyle bir kimseyi azarlamak ve yalanlamak üzere şöyle buyurmaktadır: 78. “Acaba o, gayba mı muttali olmuş?” Yani onun bilgisi gaybı kuşatmış da ileride ne olacağını ve kıyamet gününde kendisine mal ve evlât verileceğini bilecek hale mi gelmiş? “Yoksa” bu söylediklerine nail olacağına dair “Rahmân’dan bir söz mü almış?” ki öyle bir şey yoktur. Böylelikle onun, bu iddiayı kendiliğinden uydurduğu ve bilgi sahibi olmadığı bir şeyi söylediği anlaşılmaktadır. Bu şekilde kısım kısım konunun ele alınması ve tekrar tekrar söz konusu edilmesi, gerçekten en ileri derecede susturucu delilleri ihtiva etmekte ve onlara karşı hakkın delilini ortaya koymaktadır. Şöyle ki ahiret gününde Allah nezdinde bir hayır elde edeceğini iddia eden kimse ya bu sözlerini gelecekteki gaybe dair bilgisine istinaden söylemektedir. Oysa gaybe dair bilginin yalnızca Allah’a ait olduğu bilinen bir husustur. Hiç kimse gelecekteki gaybi hususlara dair bir şey bilemez. Bundan Yüce Allah’ın peygamberlerini muttali kıldığı bazı şeyler müstesnadır. Böyle bir iddiada bulunan kişi, ikinci ihtimal olarak da Allah'tan bu konuda bir söz almış olabilir. Bu da ancak Allah’a imanla ve peygamberlerine tâbi olmakla olabilir. Çünkü Allah, böyle yapan söz sahiplerine ahirette kurtulacaklarını ve umduklarını elde edeceklerini bildirmiş ve taahhüd etmiştir. Bu iki husus da söz konusu olmadığına göre böyle bir iddianın batıl olduğu ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 79. “Asla!” Durum, onun iddia ettiği gibi değildir. Bu iddiada bulunan kimsenin gaybı bilmiş olması söz konusu değildir. Çünkü o, kâfirdir ve peygamberlerin getirdikleri risalet bilgisine kısmen de olsa sahip değildir. Küfrü ve imansızlığı sebebiyle Rahmân olan Allah nezdinden bir söz alma imkanı da yoktur. Aksine o, iddiasının tam zıddını hak etmiştir. Onun bu söylediği sözler de cezalarını görmesi, bunun karşılığını alması için yazılmaktadır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onun dediğini yazacağız ve azabını da uzattıkça uzatacağız.” Yani sapıklığı ve azgınlığı arttığı gibi çeşitli azaplarını da arttırağız. 80. “O söylediklerini de ondan miras alacağız.” Malını da evlâtlarını da miras alacağız, dünyadan ahirete tek başına malsız, evlâtsız, yardımcısız ve ona destek verecek kimsesi olmaksızın intikal edecektir. “Ve o, bize tek başına gelecek.” Ve oldukça vahim bir azap görecektir ki bu, onun gibi zalimlerin cezasıdır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Hadis kaynaklarında bu âyetlerin iniş sebebi olarak şöyle bir olay anlatılmaktadır: Fakir bir müslüman olup Mekke’de demircilikle meşgul olan Habbâb b. Eret’in, yaptığı bir işten dolayı müşriklerin ileri gelenlerinden Âs b. Vâil’de alacağı vardı. Habbâb alacağını isteyince Âs, Hz. Muhammed’i reddetmedikçe borcunu ödemeyeceğini söyledi. Habbâb da “Allah’a yemin ederim ki sen ölüp tekrar dirilinceye kadar onu asla inkâr etmem” dedi. Âs, “Gerçekten ben ölüp tekrar dirilecek miyim?” diye sordu. Habbâb “evet” deyince Âs, “Öyle ise benim orada mutlaka malım ve evlâdım olacaktır; o zaman sana olan borcumu öderim!” dedi (Buhârî, “Tefsîr”, 19).
Meryem Suresi 78. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O gaybı bildi de elinde bir kanıt olduğu için mi böyle söyledi? Yoksa Rabbinden kendisini cennete girdireceğine, mal ve evlat verileceğine dair bir söz mü aldı?