Önceki ayet· 28:63Sonraki ayet· 28:65

Kasas Suresi 64. Ayet· 28:64

↗ Kasas suresi
Mekki
وَقِيلَ ٱدۡعُواْ شُرَكَآءَكُمۡ فَدَعَوۡهُمۡ فَلَمۡ يَسۡتَجِيبُواْ لَهُمۡ وَرَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۚ لَوۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ يَهۡتَدُونَ
Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın" denir; onlar da çağırırlar ama, kendilerine cevap veremezler; cehennem azabını görünce doğru yolda olmadıklarına yanarlar
Meal ihtilafı: 7% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın" denir; onlar da çağırırlar ama, kendilerine cevap veremezler; cehennem azabını görünce doğru yolda olmadıklarına yanarlar
Elmalılı Hamdi Yazır
"(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!" denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!
Yaşar Nuri Öztürken ayrışan
Şöyle denilir: "Çağırın ortak koştuklarınızı!" Onlar da çağırırlar. Fakat ötekiler bunlara cevap veremezler; azabı görmüşlerdir. Önceden yola gelselerdi ne olurdu!
Süleyman Ateş
(Allah tarafından) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azabı görürler (sanki çağırdıkları şey, azabın kendisi olmuştur). Ne olurdu (sanki dünyada) yola gelselerdi!
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.0%
İngilizce
And it will be said, "Invoke your 'partners' " and they will invoke them; but they will not respond to them, and they will see the punishment. If only they had followed guidance
Fransızca
Et on [leur] dira: «Appelez vos associés». Ils les appelleront, mais ceux-ci ne leur répondront pas. Quand ils verront le châtiment, ils désireront alors avoir suivi le chemin droit (dans la vie d'ici-bas)
İspanyolca
Se les dirá [a los idólatras]: "Invoquen a quienes Me asociaban [para que los auxilien]". Los invocarán, pero no habrá respuesta, y verán acercarse el castigo. ¡Si tan solo hubieran seguido la guía
Rusça
Им скажут: «Призовите своих сотоварищей!». Они призовут их, но те не ответят им, и тогда они увидят наказание. О, если бы они следовали прямым путем
Endonezce
Dan dikatakan (kepada mereka), "Serulah sekutu-sekutumu," lalu mereka menyerunya, tetapi yang diseru tidak menyambutnya, dan mereka melihat azab. (Mereka itu berkeinginan) sekiranya mereka dahulu menerima petunjuk
Bengalce
বলা হবে, তোমরা তোমাদের শরীকদের আহবান কর। তখন তারা ডাকবে,। অতঃপর তারা তাদের ডাকে সাড়া দিবে না এবং তারা আযাব দেখবে। হায়! তারা যদি সৎপথ প্রাপ্ত হত।
Çince
将有声音召唤他们说:“你们把你们的配主召唤来吧!”他们就召唤他们,但他们不答应,他们自己看见刑罚,就希望他们生前是遵循正道的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlara şöyle denilir: “Haydi şirk koştuklarınızı çağırın da sizi bu içinde bulunduğunuz rezillikten kurtarsınlar!” Onlar da ortak koştuklarına seslenirler, fakat onların çağrılarına karşılık vermezler. Kendileri için hazırlanmış azabı karşılarında görünce, dünyada olup hakka hidayet etmiş olmayı arzu ederler.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
62- O gün onlara seslenecek ve şöyle buyuracak:“Hani (benimle beraber ilah olduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarım nerede?” 63. Aleyhlerinde (azap) sözü hak olanlar diyecekler ki: “Rabbimiz! İşte bunlar azdırdığımız kimselerdir. Biz, kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Biz, sana onlardan uzak olduğumuzu bildiriyoruz. Onlar bize ibadet etmiyorlardı.” 64. Yine onlara:“(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınıza seslenin/yalvarın” denecek. Onlar da onlara seslenecekler/yalvaracaklar, ama onlar kendilerine karşılık vermeyeceklerdir. Üstelik azabı göreceklerdir. Keşke (dünyada) doğru yola girselerdi… 65- O gün onlara seslenip buyuracak ki:“Peygamberlere ne karşılık verdiniz?” 66- O gün söyleyecek söz, verecek cevap bulamayacaklar ve birbirlerine soru da soramayacaklardır. 62. Yüce Allah, bu buyruğu ile kıyamet gününde insanlara neyi soracağını, onları her şeyin esasını teşkil eden Allah’a ibadet ve peygamberlerin çağrısını kabul konusunda sorgulayacağını haber vererek şöyle buyurmaktadır:“O gün onlara” yani kendisine başkalarını ortak koşarak o varlıklara ibadet eden, onların fayda vermelerini ve kendilerine gelecek zararları önlemelerini uman kimselere, bu tapındıkları varlıkların acizliklerini, kendilerinin de sapıklıklarını açıklamak üzere:“seslenecek ve şöyle buyuracak: “Hani (benimle beraber ilah olduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarım nerede?” üce Allah’ın hiçbir ortağı yoktur. Ancak onlar, kendi zanları, delilsiz iddia ve iftiraları sonucu bunu ileri sürmüşlerdir. Bundan dolayı:“iddia ettiğiniz ortaklarım” buyurmaktadır. Hani, bunlar nerede? Bunların faydaları nerede? Sizden zararları önlemeleri nerede? ilindiği gibi böyle bir durumda tapındıkları varlıkların ve onlara bağladıkları umutların boş ve batıl olduğunu, zatları itibari ile gerçek olmadıklarını, umutlarının yersiz olduğunu açıkça görecekler ve kendileri aleyhine sapık ve azgın olduklarını itiraf edeceklerdir. O nedenle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 63. “Aleyhlerinde (azap) sözü hak olanlar” küfürde ve kötülükte baş ve önder olanlar, hem kendilerinin azgınlıklarını, hem de başkalarını azdırdıklarını ikrar ve itiraf ederek “diyecekler ki: Rabbimiz! İşte bunlar” bize uyan “azdırdığımız kimselerdir. Biz, kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık.” Yani hepimiz azgınlıkta ortağız ve hepimize azap sözü hak olmuştur. “Biz, sana onlardan uzak olduğumuzu bildiriyoruz.” Biz, onların ibadetlerinden uzağız. Yani onların amellerinden de kendilerinden de uzağız. “Onlar bize ibadet etmiyorlardı.” Aksine onlar ancak şeytanlara ibadet ediyorlardı. 64. “Yine onlara” kendilerinden dünyada fayda umduğunuz üzere “ortaklarınıza seslenin/yalvarın, denecek.” İbadet eden kimsenin ibadet ettiği kimseye son derece muhtaç olacağı o oldukça zor zamanda onları çağırmaları emrolunacak. “Onlar da onlara” kendilerine fayda sağlamaları yahut da Allah’ın azabından bir miktarını olsun geri savmaları için “seslenecekler/yalvaracaklar, ama onlar kendilerine karşılık vermeyeceklerdir.” Böylelikle kâfirler, yalan söylediklerini ve cezayı hak ettiklerini anlayacaklardır. “Üstelik” daha önceden yalanladıkları ve inkâr ettikleri o azabı kendi gözleri ile “göreceklerdir.”“Keşke (dünyada) doğru yola girselerdi.” Yani o zaman o durum başlarına gelmez ve dünyada hidâyete ulaştıkları gibi ahirette de cennete götüren yola iletilirlerdi. Fakat dünyada hidâyete gelmediklerinden âhirette de cennete hidâyet olunmayacaklardır. 65. “O gün onlara seslenip buyuracak ki: Peygamberlere ne karşılık verdiniz?” Onları doğruladınız mı, onlara uydunuz mu, yoksa onları yalanlayıp muhalefet mi ettiniz? 66. “O gün söyleyecek söz, verecek cevap bulamayacaklar ve birbirlerine soru da soramayacaklardır.” Yani böyle bir soruya doğru cevap veremeyecekler, doğru cevabı verme imkânları da olmayacak. Bilindiği gibi böyle bir konumda hale uygun olan doğru cevabı açıklamaktan başka bir şeyin faydası olmayacaktır ki bu cevap da: Biz iman ederek ve emirlerine bağlanarak onlara karşılık verdik, şeklindedir. Ancak onlar, peygamberleri yalanladıklarını, emirlerine karşı inat ettiklerini bildiklerinden hiçbir şey söyleyemeyeceklerdir. Birbirlerine soru sormalarına, kendi aralarında yalan dahi olsa ne cevap vereceklerine dair görüş alış-verişinde bulunmalarına da imkân olmayacaktır.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Birtakım varlıkları veya kişileri Allah’a ortak koşanlar âhirette hesaba çekildiklerinde Allah onlara, “Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz tanrılar şimdi nerede?” diye soracaktır. Allah’ın yargısının aleyhlerine gerçekleştiğini gören kimseler, özellikle toplumlarına yanlış inanç ve değer ölçüleri empoze eden din ve düşünce önderleri, zorba liderler kendileri nasıl öncekilerin telkin ve teşvikleriyle azmış, doğru yoldan çıkmışlarsa onlardan devraldıkları düşünce ve hayat tarzını sonrakilere telkin ederek onları azdırıp yoldan çıkardıklarını itiraf ederler. Bununla birlikte onların kendilerine değil, arzularına kul olduklarını; bu konuda kendilerinin, herhangi bir günahları bulunmadığını da Allah’a arzederler. Ancak örneklik ve telkinleriyle toplumlarının yanlış yola girmelerine sebep oldukları için bu savunmaları işe yaramayacaktır.
Kasas Suresi 64. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Onlara şöyle denilir: “Haydi şirk koştuklarınızı çağırın da sizi bu içinde bulunduğunuz rezillikten kurtarsınlar!” Onlar da ortak koştuklarına seslenirler, fakat onların çağrılarına karşılık vermezler. Kendileri için hazırlanmış azabı karşılarında görünce, dünyada olup hakka hidayet etmiş olmayı arzu ederler.