Önceki ayet· 41:38Sonraki ayet· 41:40

Fussilet Suresi 39. Ayet· 41:39

↗ Fussilet suresi
Mekki
وَمِنۡ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنَّكَ تَرَى ٱلۡأَرۡضَ خَٰشِعَةٗ فَإِذَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡهَا ٱلۡمَآءَ ٱهۡتَزَّتۡ وَرَبَتۡۚ إِنَّ ٱلَّذِيٓ أَحۡيَاهَا لَمُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰٓۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ
Kupkuru gördüğün yeryüzünün, Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi, kabarması, Allah'ın varlığının belgelerindendir. Ona can veren Allah şüphesiz ölüleri de diriltir. Doğrusu O her şeye kadir'dir
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Kupkuru gördüğün yeryüzünün, Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi, kabarması, Allah'ın varlığının belgelerindendir. Ona can veren Allah şüphesiz ölüleri de diriltir. Doğrusu O her şeye kadir'dir
Elmalılı Hamdi Yazır
Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'ın kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir ve kabarır. Şüphesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ölüleri de diriltir. Doğrusu O'nun her şeye gücü yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen, toprağı huşû halinde boynu bükük görüyorsun ya, işte o da Allah'ın ayetlerindendir. Onun üzerine suyu indirdiğimizde, o titrer ve kabarır. Hiç kuşkusuz, onu dirilten Muhyi ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şey üzerinde güç sahibidir.
Süleyman Ateşen ayrışan
O'nun ayetlerinden biri de (şudur): Sen, toprağı, boynu bükük görürsün. Onun üzerine suyu döktüğümüz zaman titreşir ve kabarır. Onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. O, her şeye kadirdir.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.5%
İngilizce
And of His signs is that you see the earth stilled, but when We send down upon it rain, it quivers and grows. Indeed, He who has given it life is the Giver of Life to the dead. Indeed, He is over all things competent
Fransızca
Et parmi Ses merveilles est que tu vois la terre humiliée (toute nue). Puis aussitôt que Nous faisons descendre l'eau sur elle, elle se soulève et augmente [de volume]. Celui qui lui redonne la vie est certes Celui qui fera revivre les morts, car Il est Omnipotent
İspanyolca
Entre Sus signos está que puedes ver la tierra sin vegetación, pero cuando hace descender el agua sobre ella, vibra y reverdece. Aquel que le da vida es Quien resucitará a los muertos. Él es sobre toda cosa Poderoso
Rusça
Среди Его знамений - то, что ты видишь землю иссохшей, но когда Мы ниспосылаем на нее воду, она приходит в движение и набухает. Воистину, Тот, Кто оживил ее, непременно оживит мертвецов. Он способен на всякую вещь
Endonezce
Dan sebagian dari tanda-tanda (kebesaran)-Nya, engkau melihat bumi itu kering dan tandus, tetapi apabila Kami turunkan hujan di atasnya, niscaya ia bergerak dan subur. Sesungguhnya (Allah) yang menghidupkannya pasti dapat menghidupkan yang mati; sesungguhnya Dia Mahakuasa atas segala sesuatu
Bengalce
তাঁর এক নিদর্শন এই যে, তুমি ভূমিকে দেখবে অনুর্বর পড়ে আছে। অতঃপর আমি যখন তার উপর বৃষ্টি বর্ষণ করি, তখন সে শস্যশ্যামল ও স্ফীত হয়। নিশ্চয় যিনি একে জীবিত করেন, তিনি জীবিত করবেন মৃতদেরকেও। নিশ্চয় তিনি সবকিছু করতে সক্ষম।
Çince
你看大地是干枯的,当我降下雨水的时候,它便活动而膨胀起来,这也是他的迹象。能使大地复活者,必能使死人复活,他对于万事,确是全能的。
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O'nun birliğine ve azametine, yeniden diriltmesine delalet eden ayetlerinden bir tanesi de senin yeryüzünü çorak, ekin bitmez görmendir. Yeryüzüne yağmur suyunu indirdiğimizde içindeki gizlenmiş tohumlar gelişerek harekete geçer ve yükselir. Bu ölü toprağa ekinler ile hayat veren, hesap ve karşılıklarını vermek için ölüleri yeniden dirilterek hayat verendir. Şüphesiz ki O, her şeye kadirdir. Kupkuru toprağa hayat vermekten ve ölülere hayat verip, onları kabirlerinden çıkarıp diriltmekten O'nu aciz bırakamaz.
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
36- Eğer sana şeytan tarafından bir vesvese gelecek olursa, hemen Allah’a sığın. Şüphesiz O, her şeyi işitendir, bilendir. 37- Gece ile gündüz, güneş ve ay O’nun âyetlerindendir. Ne güneşe ne de aya secde etmeyin. Onları yaratan Allah’a secde edin, eğer yalnız O’na ibadet ediyorsanız. 38- Şâyet (yalnızca Allah’a ibadet etmeyip) kibirlenecek olurlarsa (bilsinler ki) Rabbinin katında bulunanlar, gece gündüz O’nu tesbih ederler ve hiç usanmazlar. 39- O’nun âyetlerinden/delillerinden biri de şudur: Sen, yeri basık ve kupkuru bir halde görürsün. Ama Biz, üzerine su indirdiğimizde kıpırdanır ve kabarır. İşte onu dirilten, şüphesiz ölüleri de diriltecektir. Çünkü O, her şeye kadirdir. 36. Yüce Allah, insan türünden olan düşmanlara nasıl karşılık verileceğini -ki bu da kötülüğe iyilikle karşılık vermektir- söz konusu ettikten sonra cin şeytanlarına karşı nasıl savunulacağını söz konusu etmektedir ki bu da onun şerrinden Allah’a sığınmaktır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Eğer sana şeytan tarafından bir vesvese gelecek olursa” herhangi bir vakit sen şeytanın, vesveselerinden bir vesvese verdiğini, kötülüğü sana süslediğini, hayra karşı seni tembelliğe ittiğini, bazı günahları işletmek istediğini ve emrettiği bazı hususlarda kendisine itaate çağırdığını hissedecek olursan “hemen Allah’a sığın.” Yani O’na ihtiyacını arzederek O’ndan seni korumasını ve himayesine almasını iste! “Şüphesiz O, her şeyi işitendir” Senin sözünü ve yakarışını işitir. Senin durumunu, kendisinin korumasına ve himayesine muhtaç olduğunu da çok iyi “bilendir.” 37. Yüce Allah, kudretinin kemaline, irade ve meşîetinin geçerliliğine, egemenliğinin genişliğine, kullarına olan merhametine, hiçbir ortağı olmadığına, kendisinden başka hiçbir hak ilâh da bulunmadığına delil teşkil eden bazı delilleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Gece ile gündüz, güneş ve ay O’nun âyetlerinden/delillerindendir.” Birisi aydınlıktır, kullar onda işlerini görür. Diğeri ise karanlıktır, insanlar onda dinlenir. Güneş ve ay olmaksızın insanların hayatları ve geçimi, bedenleri, hatta hayvanlarının da bedenleri, hayat bulamaz. Ayrıca bunlar vasıtası ile sayılamayacak kadar çok maslahatlar da gerçekleşir. “Ne güneşe ne de aya secde etmeyin.” Çünkü ikisi de yaratılmış, idare edilen ve emir altında bulunan varlıklardır. “Onları yaratan Allah’a secde edin.” Yalnız O’na ibadet edin. Çünkü yüce yaratıcı O’dur. O’nun dışındaki varlıklara ise ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ne kadar faydalı olurlarsa olsunlar asla ibadet etmeyin. Çünkü onların bu özellikleri kendiliklerinden değildir. Bu özellikleri onlara veren, onları yaratan şanı yüce olan Allah’tır. “eğer yalnız O’na ibadet ediyorsanız.” Sadece O’na ibadet edin ve dininizi yalnız O’na halis kılın. 38. “Şâyet” Yüce Allah’a ibadetten yüz çevirip “kibirlenecek” O’na ibadete boyun eğmeyecek “olurlarsa” şüphesiz Allah’a hiçbir zararları olmaz. Çünkü Allah’ın onlara ihtiyacı yoktur. Üstelik O’nun kendisine ibadet eden çok şerefli kulları vardır. Bunlar kendilerine verilen emirlerde Allah’a karşı gelmezler. Emrolundukları ne ise onu yaparlar. Bundan dolayı şöyle buyurmaktadır: “Rabbinin katında bulunanlar” yani mukarreb melekler “gece gündüz O’nu tesbih ederler ve hiç usanmazlar.” Hem güçleri hem de bu işe kendilerini iten oldukça güçlü duyguları sebebi ile O’na ibadetten hiçbir şekilde bıkmazlar. 39. “O’nun” kudretinin kemaline, mülkün yegane sahib ve egemeni olduğuna, işleri kendisinin çekip çevirdiğine ve tek hak ilah olduğuna delil teşkil eden “âyetlerinden/delillerinden biri de şudur: Sen, yeri basık ve kupkuru bir halde” üzerinde hiçbir bitki bulunmadığını “görürsün. Ama Biz üzerine su” yağmur “indirdiğimizde kıpırdanız” bitkiler ile harekete geçer “ve kabarır.” Sonra da göz kamaştırıcı her bir bitki türünden bitirir. Yüce Allah, bu sayede hem kullara, hem de toprağa hayat vermiş olur. “İşte onu” ölümünden ve hareketsizliğinden sonra “dirilten, şüphesiz ölüleri de” amellerinin karşılıklarını kendilerine vermek üzere kabirlerinden kaldırıp “diriltecektir. Çünkü O, her şeye kadirdir.” Yeryüzünü ölümünden sonra diriltmekten aciz olmadığı gibi, ölüleri diriltmekten de aciz değildir.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Müşrik Araplar’ın İslâm karşısındaki temel bir tutumları da herkesin bu dünyada benimsediği inanç ve davranışlarının hesabını vereceği âhiret hayatını, dolayısıyla yeniden dirilmeyi inkâr etmeleriydi. Âyette kuru toprağa can veren gücün insanı yeniden diriltmeye de muktedir olduğu hatırlatılmaktadır. Ancak, âyette Allah’ın ölüleri dirilten gücü mutlak ifade edildiğinden, burada sadece insanların öldükten sonra diriltilmesi kastedilmeyip bunun yanında mutlak olarak canlılık, sağlık, zindelik, verimlilik, üretkenlik, zihin açıklığı, kalp aydınlığı gibi her türlü olumlu yetenek ve aktiviteleri verenin Allah olduğuna işaret edildiği de düşünülebilir.
Fussilet Suresi 39. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
O'nun birliğine ve azametine, yeniden diriltmesine delalet eden ayetlerinden bir tanesi de senin yeryüzünü çorak, ekin bitmez görmendir. Yeryüzüne yağmur suyunu indirdiğimizde içindeki gizlenmiş tohumlar gelişerek harekete geçer ve yükselir. Bu ölü toprağa ekinler ile hayat veren, hesap ve karşılıklarını vermek için ölüleri yeniden dirilterek hayat verendir. Şüphesiz ki O, her şeye kadirdir. Kupkuru toprağa hayat vermekten ve ölülere hayat verip, onları kabirlerinden çıkarıp diriltmekten O'nu aciz bırakamaz.