Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakıverin ki babanız size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz
Meal ihtilafı: 6% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşleri
Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakıverin ki babanız size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz
Elmalılı Hamdi Yazıren ayrışan
"Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."
Yaşar Nuri Öztürk
"Yûsuf'u öldürün yahut bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin ve bunun ardından barışcıl ve hayırsever bir topluluk haline gelesiniz."
Süleyman Ateş
Yusuf'u öldürün, ya da onu bir yere bırakın da babanızın yüzü yalnız size kalsın (bundan böyle babanız yalnız sizi görsün ve sevsin)! Ondan sonra da (tevbe eder), iyi bir topluluk olursunuz!
Diller arası (7 dil)ıraksama 12.7%
İngilizce
Kill Joseph or cast him out to [another] land; the countenance of your father will [then] be only for you, and you will be after that a righteous people
Fransızca
Tuez Joseph ou bien éloignez-le dans n'importe quel pays, afin que le visage de votre père se tourne exclusivement vers vous, et que vous soyez après cela des gens de bien»
İspanyolca
[Dijo uno de ellos]: "Maten a José o destiérrenlo para que la atención de nuestro padre sea para nosotros por igual. Luego nos arrepentiremos y podremos ser de los virtuosos nuevamente
Rusça
Убейте Йусуфа (Иосифа) или бросьте его на другой земле. Тогда лицо вашего отца целиком будет обращено к вам, а после этого вы будете праведными людьми»
Endonezce
bunuhlah Yusuf atau buanglah dia ke suatu tempat agar perhatian ayah tercurah kepadamu, dan setelah itu kamu menjadi orang yang baik
Bengalce
হত্যা কর ইউসুফকে কিংবা ফেলে আস তাকে অন্য কোন স্থানে। এতে শুধু তোমাদের প্রতিই তোমাদের পিতার মনোযোগ নিবিষ্ট হবে এবং এরপর তোমরা যোগ্য বিবেচিত হয়ে থাকবে।
Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere atın ki babanızın sevgisi size kalsın ve sizi tam bir sevgiyle sevsin. Onu öldürdükten yahut uzak bir yere attıktan sonra günahınızdan tövbe ettiğiniz zaman salih bir topluluk olursunuz.
7- Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde (durumlarını araştırıp) soranlar için nice ibretler vardır. 8- Hani onlar şöyle demişlerdi:“Doğrusu biz, güçlü bir topluluk olduğumuz halde babamız, Yusuf ile kardeşini bizden daha çok seviyor. Gerçekten babamız apaçık bir hata içindedir. 9- “Yusuf’u öldürün yahut onu bir yere atıverin de babanız yalnız size yönelsin. Bundan sonra da (tevbe edip) salih bir topluluk olursunuz.”
7. “Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde (durumlarını araştırıp) soranlar için” gerek hâl dili ile gerek konuşma dili ile ona dair soru soran herkes için “nice ibretler” pek çok güzel sonuç ve maksatlara ulaştıran ibretli deliller “vardır.” İşte bu delil ve ibretlerden gereği gibi faydalanacaklar, soru soranlardır. Yüz çevirenler, ibretlerden de kıssalardan da apaçık delillerden de yararlanamazlar.
8. “Hani onlar” kendi aralarında “şöyle demişlerdi: Doğrusu biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde babamız, Yusuf ile” onun anne-baba bir “kardeşi” yani Bünyamin’i -çünkü zaten hepsi (anneleri ayrı olsa bile) kardeş idiler- “bizden daha çok seviyor.” Nasıl olur da babamız, bu iki kardeşi sevgi ve şefkati bakımından bize üstün tutabilir? “Gerçekten babamız apaçık bir hata içindedir.” Çünkü o, ikisini de bize üstün tutmaktadır. Halbuki bize göre bunu gerektiren bir neden yoktur ve buna dair herhangi bir gerekçe de tespit edemiyoruz.
9. “Yusuf’u öldürün yahut onu bir yere atıverin” Babasının onu görmesi mümkün olmayacak uzakça bir yere atarak babasından uzaklaştırın. Sizler bu iki işten birisini yapın ki “babanız yalnız size yönelsin.” Yani kendisini yalnız size versin, yalnız size şefkat ve muhabbet ile yönelsin. Çünkü onun kalbi şu anda Yusuf ile size yer ayıramayacak kadar meşguldür. “Bundan” bu işi yaptıktan “sonra da (tevbe edip) salih bir topluluk olursunuz.” İşlemiş olduğunuz bu günahtan sonra Yüce Allah’a tevbe eder ve O’ndan bağışlanma dilersiniz. Onlar, bu işi daha kolay yapabilmek, onun çirkinliğini bertaraf etmek ve birbirlerine teşvikte bulunmak maksadı ile daha bu günahı işlemeden önce tevbe etmeye karar verdiler.
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Kabaran kıskançlık duyguları, kardeşlik şefkat ve merhamet duygularını o derece örtmüştü ki kardeşlerini öldürmek veya başka bir şekilde ortadan kaldırmak için karar almada tereddüt göstermediler. Böylece çarpık bir mantıkla, kardeşlerini ortadan kaldırdıktan sonra tövbe edip iyi kimseler olacaklarını ve babalarının teveccühünün sadece kendilerine kalacağını sanıyorlardı. İçlerinden biri vicdanının sesini bastıramadı ve Yûsuf’un öldürülmemesini istedi; ama onu babasından uzaklaştırmak için mutlaka bir şey yapılacaksa bir kuyunun dibine bırakılmasını tavsiye etti. Kervanlardan birinin Yûsuf’u alıp götüreceğini, böylece onu babasından uzaklaştırmış olacaklarını söyledi. Rivayete göre bu fikri ileri süren, Hz. Ya‘kūb’un en büyük oğlu Rûbîl’dir (Taberî, XII, 155-156; Tevrat’ta Ruben şeklinde geçer). Bu görüş uygun bulundu, uygulamak üzere babalarına geldiler.
Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere atın ki babanızın sevgisi size kalsın ve sizi tam bir sevgiyle sevsin. Onu öldürdükten yahut uzak bir yere attıktan sonra günahınızdan tövbe ettiğiniz zaman salih bir topluluk olursunuz.