Önceki ayet· 12:98Sonraki ayet· 12:100

Yûsuf Suresi 99. Ayet· 12:99

↗ Yûsuf suresi
Mekki
فَلَمَّا دَخَلُواْ عَلَىٰ يُوسُفَ ءَاوَىٰٓ إِلَيۡهِ أَبَوَيۡهِ وَقَالَ ٱدۡخُلُواْ مِصۡرَ إِن شَآءَ ٱللَّهُ ءَامِنِينَ
Yusuf'un yanına geldiklerinde, o, anasını babasını bağrına bastı, "Allah'ın dileğince, güven içinde Mısır'da yerleşin" dedi
Meal ihtilafı: 4% — mealler ne kadar farklı okumuş. ihtilaf haritası
Diyanet İşlerien ayrışan
Yusuf'un yanına geldiklerinde, o, anasını babasını bağrına bastı, "Allah'ın dileğince, güven içinde Mısır'da yerleşin" dedi
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne zaman ki, onlar Yusuf'un yanına vardılar, işte o zaman Yusuf anasını ve babasını kucakladı, yanına aldı ve "Buyurun Allah'ın dilemesiyle güven içinde Mısır'a girin" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, Yûsuf'un huzuruna vardıklarında Yûsuf, ana-babasına sarılıp kucakladı. Ve şöyle dedi: "Girin Mısır'a, Allah dilerse emniyet ve güven içinde olacaksınız."
Süleyman Ateş
(Hep beraber Mısır'a hareket ettiler). Nihayet Yusuf'un yanına vardıklarında (Yusuf) ana-babasını kendine çekip kucakladı ve: "Allah'ın dileğiyle güven içinde Mısır'a girin!" dedi.
Diller arası (7 dil)ıraksama 13.5%
İngilizce
And when they entered upon Joseph, he took his parents to himself and said, "Enter Egypt, Allah willing, safe [and secure]
Fransızca
Lorsqu'ils s'introduisirent auprès de Joseph, celui-ci accueillit ses père et mère, et leur dit: «Entrez en Egypte, en toute sécurité, si Allah le veut!»
İspanyolca
Luego [cuando llegaron todos a Egipto y] se presentaron ante José, éste abrazó a sus padres y dijo: "Vivan en Egipto, si Dios quiere estarán seguros aquí
Rusça
Когда они вошли к Йусуфу (Иосифу), он прижал к себе родителей и сказал: «Входите в Египет без опаски, если этого пожелает Аллах»
Endonezce
Maka ketika mereka masuk ke (tempat) Yusuf, dia merangkul (dan menyiapkan tempat untuk) kedua orang tuanya seraya berkata, "Masuklah kamu ke negeri Mesir, insya Allah dalam keadaan aman
Bengalce
অতঃপর যখন তারা ইউসুফের কাছে পৌঁছল, তখন ইউসুফ পিতা-মাতাকে নিজের কাছে জায়গা দিলেন এবং বললেনঃ আল্লাহ চাহেন তো শান্তি চিত্তে মিসরে প্রবেশ করুন।
Çince
当他们进去见优素福的时候,他拥抱自己的双亲,他说:“你们平安地进埃及吧!如果安拉意欲。”
TEFSİR · El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yakup ve ailesi yaşadıkları topraklardan çıkıp Mısır'a Yusuf'un yanına geldiler. Yusuf'un yanına girdiklerinde; Yusuf ana ve babasını kucakladı. Kardeşleri ve ailelerine şöyle dedi: "Allah'ın dilemesi ile güven içinde Mısır'a girin burada size eziyet edilmez."
TEFSİR · Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân (Abdurrahman es-Sa'dî)
99- Onlar Yusuf’un huzuruna vardıklarında o, babasını ve annesini bağrına bastı ve:“Allah’ın iradesi ile hepiniz güven içinde Mısır’a girin” dedi. 100- Babasını ve annesini tahtın üzerine çıkartıp oturttu. Hepsi de onun için secde ettiler. O zaman dedi ki:“Babacığım! İşte bu, önceleri gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu doğru çıkardı. O, bana iyilikte bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan, kardeşlerimle aramı bozmuşken sizi çölden getirdi. Şüphesiz Rabbim, dilediğini lütfeder. Gerçekten O, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.” 99. Yakub, çocukları ve onların aileleri hep birlikte hazırlanıp kendi beldelerinden yola çıkarak Mısır’a Yusuf’un yanına doğru yola koyuldular. Onun yanına ulaşıp da “Yusuf’un huzuruna vardıklarında o, babasını ve annesini bağrına bastı.” Onları kucakladı, onları kendisine yaklaştırdı. Açık bir şekilde onlara iyi davrandı ve en güzel şekilde davrandı. Onları çok ileri derecede tazim etti. Bütün yakınlarına da:“Allah’ın iradesi ile hepiniz güven içinde Mısır’a girin, dedi.” Her türlü hoşlanılmayan ve korkulacak şeylerden yana güvenlik içinde girin. Onlar da bu sevindirici halde girdiler. Artık hayatın zorluğundan ve geçim darlığından kurtulmuş, sevince gark olmuşlardı. 100. “Babasını ve annesini tahtın üzerine” hükümdarlık tahtına ve Aziz’in makamına “çıkartıp oturttu. Hepsi de onun için secde ettiler.” Babası, annesi ve kardeşleri onu tazim, saygı ve ikram olmak üzere secdeye kapandılar. Bu durumu ve onların kendisine secde ettiklerini gören Yusuf “dedi ki: Babacığım, işte bu önceleri gördüğüm rüyanın yorumudur.” Daha önce on bir yıldız ile güneşin ve ayın bana secde ettiklerini görmüştüm. İşte bu rüyanın yorumu ve gerçekleşip ulaştığı nokta budur. “Rabbim onu doğru çıkardı.” Bunu gerçekle ilgisi olmayan karmakarışık rüyalardan biri kılmadı. “O, bana” tam anlamı ile “iyilikte bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan, kardeşlerimle aramı bozmuş iken sizi çölden getirdi.” Bu, Yusuf’un inceliğinin ve güzel hitabının bir göstergesidir. Çünkü o, zindandaki halini söz konusu etmekle birlikte kardeşlerini tam anlamı ile affetmiş olduğundan kuyudaki durumunu ağzına bile almamış ve bu günahı söz konusu dahi etmemiştir. Yine “Sizin çölden gelişiniz, Allah’ın bana bir lütuf ve ihsanıdır.” demiş, bunu bu şekilde ifade etmekle birlikte “O, açlıktan ve yorgunluktan sonra sizi buraya getirdi” demediği gibi “Size iyilikte bulundu” da dememiş, aksine “bana iyilikte bulundu” demiş ve bu iyiliğin kendisine yapılmış olduğunu ifade etmiştir. Rahmeti ile kullarından dilediğine lütuf ve ihsanda bulunan, onlara kendi nezdinden rahmet bağışlayan Allah’ın şanı ne yücedir! Gerçekten O, büyük bağış sahibidir. Diğer taraftan Yusuf:“Şeytan kardeşlerimle aramı bozmuş iken” demiş “şeytan kardeşlerimi saptırmışken” dememiştir. Aksine o günah ve cahilliğin her iki kesimden de sadır olduğunu hissettirecek ilk ifadeyi kullanmış, ve “Şeytanı rezil ve rüsvay ederek uzaklaştıran ve bu zorlu ayrılıktan sonra bizi bir araya getiren Allah’a hamd olsun.” demiştir. “Şüphesiz Rabbim, dilediğini lütfeder.” O, lütuf ve ihsanını kuluna fark edemeyeceği bir şekilde ulaştırır. Yine kulunu hoşuna gitmeyecek yollarla oldukça üstün mevkilere kavuşturur. “O, her şeyi” bütün işlerin açık kısımlarını da gizliliklerini de, kulların gizlediklerini de kalplerindekini de “bilendir”; her şeyi yerli yerine koyması ve işleri onlar için takdir etmiş olduğu vakitlerine götürüp ulaştıran “hikmet sahibidir.”
TEFSİR · Kur'an Yolu Tefsiri (Diyanet İşleri)
Ya‘kūb aleyhisselâm, yakınlarıyla birlikte kendi ülkesinden ayrılarak Mısır’a Hz. Yûsuf’un yanına gitti. Rivayete göre Hz. Yûsuf ile Mısır hükümdarı, kalabalık bir asker topluluğu, devlet adamları ve Mısır halkı ile birlikte Hz. Ya‘kūb’u şehrin dışında karşıladılar. Hz. Yûsuf, ana babasını kucaklayıp bağrına bastıktan sonra onları özel bir konakta dinlendirdi; sonra da güven içinde şehre girmelerini söyledi (Râzî, XVIII, 210-211).
Yûsuf Suresi 99. ayet tefsiri — El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Tefsir Merkezi)
Yakup ve ailesi yaşadıkları topraklardan çıkıp Mısır'a Yusuf'un yanına geldiler. Yusuf'un yanına girdiklerinde; Yusuf ana ve babasını kucakladı. Kardeşleri ve ailelerine şöyle dedi: "Allah'ın dilemesi ile güven içinde Mısır'a girin burada size eziyet edilmez."